Antalya'da jandarma jandarmaya operasyon yaparak suçluları yargıya teslim etti. Medyaya yansıdığı kadarıyla haber şöyle: 'Antalya'da Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şubesinin 4 Ağustos'ta düzenlediği operasyonda Astsubay...

Antalya’da jandarma jandarmaya operasyon yaparak suçluları yargıya teslim etti.Medyaya yansıdığı kadarıyla haber şöyle: “Antalya’da Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şubesinin 4 Ağustos’ta düzenlediği operasyonda Astsubay Çavuş M.A, Uzman Çavuş E.G, erler H.Ö. ve İ.B. ile sivil T.A. gözaltına alındı. Uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonun ardından ele geçirdikleri uyuşturucu maddenin bir kısmını tutanak dışı bırakarak, zehir tacirlerine satan şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı."

İlk bakışta bu haber fazla bir anlam ifade etmiyormuş gibi gözüküp, sıradan kanıksanan bir olay gibi algılansa da, özünde bir gerçeği net bir biçimde ortaya koyuyor. Küçük rütbeli üç beş operasyon elemanının, parasal olarak da fazla bir getirisi olmayan bu tür bir çirkinliğe tenezzül ettiklerine göre, çok daha büyük getirisi olabilecek olaylarda nelerin yapılabileceğini de düşünmemizde yarar var!

Doğu ve Güneydoğu’daki söylentileri ya da bazı iddiaları bir türlü kabullenemesek de, böylesine tehlikeli bir ortamda, her şeyin olabileceğini de hesaba katmak zorundayız!

Toplum olarak her alanda, giderek yozlaşıyor, bozulup kokuşuyoruz.

Terörden soyguna, vurguna, sahtekarlığa, cinayete, her tür rezilliğe imza atar hale geldik.

Sahte içkiyle insanlar ölüyor. Ete su şırınga ediliyor. Yediğimiz ve içtiğimiz hiçbir şeyden emin değiliz.

Bu rezillik curcunası, her alana hızla yayılan ahlaki erozyondan başka bir şey değil.

Bu yozlaşmanın, bozulmanın ve kokuşmanın, her kurum ve kuruluşa virüs gibi girdiğini, toplumun önemli bir kesimine de hakim olduğunu görüyoruz.

Bu rezillikten şu ya da bu kurumu, meslek grubunu, toplum kesimini ayrı tutmanın pek doğru olmadığı ve her kurum ve kuruluş ne kadar önemli ve de yüce olursa olsun, o kurum içinde bir sürü yanlışlıklara imza atacakların çıkabileceğini de kabul etmek zorundayız.Bir çuval incirin içinden nasıl birkaç çürük çıkabilecekse, her kurumda görev yapan insanlardan bazılarının ortaya koyduğu rezilliklerden dolayı, kurumları genelleyerek suçlamak nasıl yanlışsa, bu yanlışlıkları yapanları, kurumlar yıpranmasın diyerek, bu tür rezillikleri görmezden gelmek, üstünü örtmek hatta bunları yargılanırlarken savunmaya kalkmak da o kadar yanlış.

Bence Antalya Jandarması, kendi arkadaşlarının suçunu ortaya çıkartmakla, kuruma büyük bir prestij kazandırmışlardır.

Bence Türk ordusu, siyasetten ne kadar uzaklaşır, asli göverine odaklaşıp şeffaflaşırsa, çok daha başarılı olur ve toplumun da o kadar sevgi ve saygısını kazanır.

****

ANTENİMİZE ÇARPANLARİslami bisiklet

Gazetenin birindeki habere göre, isimlerinin önünde 'Prof' yazan bir grup öğretim üyesi, büyük bir uğraştan sonra İslami bisiklet üretme noktasına gelmişler.

Sanırım çok kısa bir süre sonra, bu büyük mucitler, İslami motosiklet, otomobil, uçak, beyaz eşya ve silah üretimine de başlarlarsa hiç şaşmam!