Emekli ve memur maaşlarına Ocak 2027'de yapılacak artış için hesaplamalar, yılın ikinci yarısındaki enflasyon görünümünün belirginleşmeye başlamasıyla yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükseltmesi ve Piyasa Katılımcıları Anketi'nde beklentinin yüzde 29,43'e çıkması, maaş artışlarına ilişkin iki ayrı senaryonun öne çıkmasına neden oldu. Mevcut tahminler üzerinden yapılan hesaplamalar, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin artış oranının memur ve memur emeklilerinden bir miktar daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.
ZAM ORANLARI NASIL BELİRLENİYOR?
Türkiye'de emekli ve kamu çalışanlarının aylıklarının artırılmasında aynı yöntem uygulanmıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranında altı aylık tüketici enflasyonu doğrudan belirleyici olurken, memurlar ile memur emeklilerinde toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkından oluşan iki aşamalı bir sistem bulunuyor. Bu nedenle aynı enflasyon ortamında dahi iki grubun ocak ve temmuz dönemlerinde aldığı artış oranları birbirinden farklılaşabiliyor. Geçmiş dönemlerde de hesaplama yönteminden kaynaklanan bu farkın kimi zaman memurların, kimi zaman da işçi ve esnaf emeklilerinin lehine sonuç verdiği görüldü.
Ocak 2027 hesabında memur ve memur emeklileri için yüzde 5'lik toplu sözleşme artışı dikkate alınırken, yılın ikinci yarısındaki enflasyonun önceki toplu sözleşme artışını aşan bölümü de enflasyon farkı olarak hesaba katılıyor. Mevcut tahminler doğrultusunda bu farkın senaryoya göre 1,59 veya 2,72 puan düzeyinde oluşabileceği hesaplanıyor. Ancak burada kullanılan rakamlar henüz kesinleşmiş zam oranları değil; nihai sonuç, yılın ikinci yarısına ilişkin resmi enflasyon verilerinin tamamlanmasıyla ortaya çıkacak.
İKİ AYRI ENFLASYON SENARYOSU ÖNE ÇIKIYOR
TCMB'nin Ağustos 2026 Enflasyon Raporu'nda 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28'e yükseltildi. Banka, güncellemede TL cinsi ithalat fiyatlarına ilişkin varsayımlar, gıda enflasyonu görünümü ve yönetilen-yönlendirilen fiyatlardaki gelişmeler gibi unsurların etkisine öne çıktı. Buna karşılık Piyasa Katılımcıları Anketi'nde finans ve reel sektör temsilcilerinin 2026 yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 29,43 olarak gerçekleşti. Böylece resmi tahmin ile piyasa beklentileri arasında sınırlı da olsa bir fark oluştu.
Bu iki beklenti maaş hesabına uyarlandığında, yılın ikinci yarısındaki altı aylık enflasyonun yüzde 28'lik yıl sonu senaryosunda yüzde 8,7, yüzde 29,43'lük senaryoda ise yüzde 9,91 civarında oluşabileceği hesaplanıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylık artışları doğrudan bu altı aylık enflasyon üzerinden belirlendiğinden, mevcut tahminlerin gerçekleşmesi halinde bu grubun ocak artışının memur ve memur emeklilerinden yaklaşık 2 puan daha yüksek olması bekleniyor.
EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞI İÇİN 75 BİN TL'NİN ÜZERİ HESAPLANIYOR
Temmuz döneminde 61 bin 890 liradan 70 bin 224 liraya yükselen en düşük memur maaşı üzerinden yapılan hesaplamada, Ocak 2027 artışının yüzde 7,86 olması durumunda aylığın 75 bin 744 liraya çıkabileceği öngörülüyor. Aynı senaryoda 31 bin 527 lira 77 kuruş seviyesindeki en düşük memur emeklisi aylığının da yaklaşık 34 bin 5 liraya ulaşması bekleniyor. Bu tutarlar mevcut enflasyon tahminleri üzerinden oluşturulan projeksiyon niteliğinde olduğu için kesin maaş tablosu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
KESİN ZAM İÇİN GERÇEKLEŞEN ENFLASYON BEKLENECEK
Maaş artışlarının kesinleşmesi açısından tahminlerden çok gerçekleşen TÜFE verileri önem taşıyor. Yılın ikinci yarısındaki aylık enflasyon verileri birikimli olarak altı aylık oranı oluşturacak ve SSK ile Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı bu gerçekleşmeye göre belirlenecek. Memur ve memur emeklilerinde ise aynı enflasyon gerçekleşmesi, toplu sözleşme hükümleriyle birlikte hesaba katılacak. Dolayısıyla yıl sonu enflasyonu mevcut tahminlerin altında veya üzerinde gerçekleşirse ocak ayında uygulanacak oranlar da buna paralel biçimde değişecek.
TAHMİN İLE KESİNLEŞMİŞ ZAM ARASINDAKİ FARKA DİKKAT
TCMB'nin enflasyon tahmini ile Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları, doğrudan maaş zammını belirleyen hukuki oranlar değil, ekonomik görünümü değerlendirmeye yarayan göstergeler niteliğinde. Piyasa Katılımcıları Anketi finansal ve reel sektördeki karar alıcı ve uzmanların beklentilerini toplulaştırırken, Merkez Bankası'nın enflasyon tahminleri para politikası ve ekonomik görünüm çerçevesinde hazırlanıyor. Bu nedenle söz konusu oranlardan hareketle yapılan maaş hesaplarının “beklenti” veya “senaryo” olarak okunması gerekiyor.
EMEKLİLER İÇİN TABAN AYLIK AYRI BİR BAŞLIK
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde açıklanacak yüzdelik zam ile emeklinin hesabına yatırılan en düşük ödeme tutarı aynı kavramı ifade etmiyor. Kök aylık, ek ödeme ve varsa taban aylığa ilişkin düzenlemeler nedeniyle yüzdelik artışın kişilerin hesabına yansıması farklılaşabiliyor. Bu nedenle emeklilerin yalnızca açıklanan zam yüzdesine değil, kendi kök aylıklarına ve yeni dönemde taban aylığa ilişkin ayrıca bir düzenleme yapılıp yapılmayacağına da bakması gerekiyor. Böyle bir değişiklik gerektiğinde yasal düzenleme süreci ayrıca işletiliyor.
ENFLASYONDAKİ SEYİR MAAŞLARIN ALIM GÜCÜNÜ DE BELİRLEYECEK
Ocak ayında yapılacak artış yalnızca bordrolardaki nominal maaşı değil, milyonlarca emekli ve kamu çalışanının alım gücünü de yakından ilgilendiriyor. Gıda, enerji, kira, ulaşım ve diğer temel harcama kalemlerindeki fiyat hareketleri, yapılan ücret artışının reel etkisinin ne kadar korunacağını belirleyen başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Merkez Bankası ise sıkı para politikası duruşu, iç talepteki dengelenme ve beklentilerdeki iyileşmeyle dezenflasyon sürecinin devam edeceğini öngörüyor. Bu nedenle Ocak 2027 maaş tablosunda son sözü, yılın kalan bölümünde açıklanacak resmi enflasyon gerçekleşmeleri söyleyecek.




