Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada, dijital veriler ve DNA incelemeleri dosyanın en kritik başlıkları arasında yer almaya devam ediyor. Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, Rojin’in telefonunda kaybolduğu gün saat 19.04 ile 20.03 arasında veri akışı ve hareketlilik görülmediğini, olayın bu zaman aralığında gerçekleşmiş olabileceğini düşündüklerini söyledi. Karabulut ayrıca 20.03’ten ertesi sabah 09.00’a kadar telefona ait internet bağlantısının devam ettiğini belirterek, bu trafiğin failler tarafından oluşturulmuş olabileceği yönündeki kanaatlerini dile getirdi. Ancak bu değerlendirme, soruşturma makamlarınca kesinleşmiş bir olgu değil, aile avukatının dosyadaki veriler üzerinden ortaya koyduğu bir şüphe ve senaryo niteliği taşıyor.

TELEFONDAKİ KAYIP ZAMAN DİLİMİ MERCEK ALTINDA

Karabulut’un aktardığına göre Rojin, kaybolduğu noktaya ulaşıncaya kadar telefon üzerinden kesintisiz şekilde görüşme yaptı. Görüşmelerin WhatsApp veya Instagram gibi internet tabanlı uygulamalar üzerinden gerçekleşmiş olabileceği değerlendiriliyor. Buna karşılık 19.04 ile 20.03 arasındaki yaklaşık bir saatlik bölümde veri akışının kesilmesi soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi. Cep telefonunun kendisine erişilebilmesi halinde cihaz kayıtları, uygulama verileri, bağlantı geçmişi ve silinmiş olabilecek dijital izler olayın zaman çizelgesinin daha ayrıntılı kurulmasına yardımcı olabilir. Adli bilişim incelemelerinde yalnızca telefonun içindeki içerikler değil; baz istasyonu kayıtları, internet bağlantıları, uygulama sunucularında bulunabilecek kayıtlar ve diğer dijital sistemlerden elde edilen veriler de birlikte değerlendirilerek kişinin hareketlerinin ve iletişim ağının mümkün olduğunca doğrulanması amaçlanıyor.

ŞİFRESİ ÇÖZÜLEMEYEN TELEFON DOSYANIN KİLİT DELİLLERİNDEN

Rojin’in telefonunun teknik incelemesi soruşturmanın en önemli aşamalarından biri olarak görülüyor. Cihazın şifresinin çözülebilmesi amacıyla yurt dışında teknik incelemeye gönderildiği, ancak henüz telefondaki verilere tam erişim sağlanamadığı belirtiliyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre telefon İspanya’daki incelemenin ardından daha kapsamlı teknik çalışma amacıyla Çin’e gönderildi. Modern akıllı telefonlarda donanımsal şifreleme ve güvenlik mekanizmaları nedeniyle ekran kilidinin aşılamaması, cihazın fiziksel olarak elde bulunmasına rağmen verilere erişilememesine yol açabiliyor. Bu nedenle soruşturmalarda cihazın kendisinin yanı sıra bulut yedekleri, uygulama hesapları ve telekomünikasyon kayıtları gibi bağımsız dijital kaynakların korunması ve birbirleriyle karşılaştırılması da önem taşıyor.

İKİ ERKEĞE AİT DNA BULGUSU SORUŞTURMANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

Dosyanın diğer kritik ayağını biyolojik deliller oluşturuyor. Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesinin 10 Ekim 2025 tarihli raporunda iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin Rojin’in göğüs ve vajina iç bölgesinden alınan örneklerde bulunduğu bildirildi. Daha önceki adli değerlendirmelerde ölümün suda boğulma sonucu gerçekleştiği belirtilirken boğulmanın intihar, kaza ya da başka bir kişinin etkisiyle meydana gelip gelmediğinin tıbben kesin biçimde ayırt edilemediği açıklanmıştı. Dolayısıyla DNA bulgularının varlığı tek başına ölümün nasıl meydana geldiğini veya DNA’nın sahiplerinin suçla bağlantısını kanıtlamıyor. Adli genetik açısından belirleyici aşama; profillerin kimlere ait olduğunun belirlenmesi, olası bulaşma ihtimalinin araştırılması ve DNA sonuçlarının diğer maddi delillerle birlikte değerlendirilmesi.

Tekstil atölyesinden 100 ruhsatsız tabanca çıktı
Tekstil atölyesinden 100 ruhsatsız tabanca çıktı
İçeriği Görüntüle

DNA TARAMASININ GENİŞLETİLMESİ İSTENİYOR

Aile avukatının açıklamasına göre şimdiye kadar yaklaşık 600 kişiden alınan DNA örneği karşılaştırıldı ancak iki erkek profiliyle eşleşme sağlanamadı. Savcılığın inceleme kapsamını 2 bin 500’ün üzerinde kişiye genişletmeyi hedeflediğini belirten Karabulut, dosyanın emniyetten alınarak Jandarma Suç Araştırma Timine (JASAT) verilmesini de talep ettiklerini söyledi. Geniş çaplı DNA karşılaştırmalarında amaç yalnızca bir eşleşme bulmak değil; arama-kurtarma, taşıma, sağlık ve otopsi gibi süreçlerde bedenle temas etmiş olabilecek kişileri de dışlayarak biyolojik izin kaynağını mümkün olduğunca daraltmak. Bu tür soruşturmalarda DNA’nın bulunduğu bölge, miktarı ve niteliği kadar örneklerin alınması, saklanması ve laboratuvara ulaştırılmasına ilişkin delil zincirinin eksiksiz kayıt altına alınması da sonucun güvenilirliği açısından kritik önem taşıyor.

VAN GÖLÜ VE DENİZ ARAÇLARI İHTİMALİ

Ailenin avukatları, Rojin’in canlıyken ya da öldürüldükten sonra bir kara aracıyla başka bir noktaya götürülmüş ve ardından Van Gölü’ne bırakılmış olabileceği ihtimalinin de araştırılmasını istiyor. Bu kapsamda olay günü bölgede bulunan deniz araçlarının incelenmesi talep edildi. Van Gölü’nün geniş yüzölçümü, kıyı yapısı, akıntı ve rüzgâr gibi değişkenler, bir bedenin suda izleyebileceği güzergâhın belirlenmesini teknik bir mesele haline getiriyor. Benzer şüpheli ölüm dosyalarında adli tıp değerlendirmesinin yanı sıra su hareketleri, meteorolojik koşullar, kıyı coğrafyası ve bulunma noktası gibi unsurların uzmanlar tarafından birlikte modellenmesi, kişinin suya nereden ve hangi koşullarda girmiş olabileceğine ilişkin olasılıkların sınanmasına yardımcı olabiliyor.

DİJİTAL VE FİZİKİ DELİLLERİN AYNI ZAMAN ÇİZELGESİNDE BULUŞTURULMASI GEREKİYOR

Soruşturmanın aydınlatılması açısından en önemli yöntemlerden biri, farklı kaynaklardan gelen bütün verilerin tek bir kronoloji üzerinde birleştirilmesi. Telefon ve baz istasyonu kayıtları, kamera görüntüleri, tanık anlatımları, araç hareketleri, DNA sonuçları ve adli tıp bulguları birbirinden bağımsız değil, birbirini doğrulayan veya çürüten parçalar olarak ele alınıyor. Özellikle telefon verilerindeki 19.04-20.03 arasındaki boşluğun anlam kazanabilmesi için aynı zaman dilimindeki diğer kayıtlarla karşılaştırılması gerekiyor. Bir telefonun internet trafiğinin devam etmesi de tek başına cihazın sahibi tarafından aktif biçimde kullanıldığı anlamına gelmeyebilir; arka planda çalışan uygulamalar ve otomatik bağlantılar da veri üretebildiğinden, trafiğin niteliğinin teknik olarak ayrıştırılması önem taşıyor.

RESMİ SÜREÇTE KESİN HÜKÜM İÇİN DELİLLERİN BÜTÜNLÜĞÜ ESAS

Ceza soruşturmalarında savcılık, ölümün meydana geliş biçimini ortaya çıkarmak ve varsa sorumluları belirlemek amacıyla kolluk birimlerinden araştırma yapılmasını isteyebiliyor, bilirkişi ve adli tıp raporları aldırabiliyor, dijital materyaller üzerinde inceleme yaptırabiliyor ve gerekli görülen kişilerin ifadelerine başvurabiliyor. Rojin Kabaiş dosyasında da DNA profillerinin kimliklendirilmesi ile telefonun çözümlenmesi, birbirinden bağımsız fakat birbirini tamamlayabilecek iki önemli delil hattı oluşturuyor. Bununla birlikte soruşturma tamamlanmadan herhangi bir kişinin fail olarak nitelendirilmemesi ve aile avukatlarının ortaya koyduğu ihtimallerle adli makamların kesin tespitlerinin birbirinden ayrılması gerekiyor. Dosyada yanıt bekleyen temel sorular; Rojin’in kaybolduğu saatlerde tam olarak ne yaşandığı, telefondaki veri kesintisinin neden oluştuğu, sonraki internet trafiğinin niteliği, tespit edilen erkek DNA profillerinin kimlere ait olduğu ve genç kadının Van Gölü’ne hangi koşullarda ulaştığı üzerinde yoğunlaşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi