Nepal ile Çin'in Tibet bölgesi arasındaki Himalaya kuşağında meydana gelen sel ve heyelan felaketinde bilanço ağırlaşmaya devam ediyor. Bölgeden gelen son bilgilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 475'e yükselirken, çok sayıda kişiden hâlâ haber alınamıyor. Dağlık bölgelerde yolların, köprülerin ve iletişim altyapısının zarar görmesi arama kurtarma faaliyetlerini güçleştirirken, yetkililer yeni taşkın ihtimaline karşı riskli bölgelerde yaşayanları yüksek kesimlere yönlendiriyor.
BUZUL ÇÖKMESİ DEV SEL DALGASINI TETİKLEDİ
İlk incelemeler, felaketin Himalayalar'daki bir buzul kütlesinin çökmesiyle başlayan zincirleme süreç sonucunda meydana geldiğine işaret ediyor. Buz, su, kaya ve çamurdan oluşan büyük kütlenin vadi boyunca ilerlemesi nehirlerde çok hızlı seviye artışına yol açtı. Bu tür olaylarda suyun taşıdığı kaya, ağaç ve toprak nedeniyle selin yıkıcı gücü normal nehir taşkınlarından çok daha yüksek olabiliyor. Dik vadiler de akışın hızlanmasına neden olarak yerleşimlerin tahliye edilmesi için kalan süreyi ciddi biçimde azaltıyor.
SELİN ORTASINDA KALAN EV FELAKETİN BOYUTUNU GÖSTERDİ

Bölgeden kaydedilen görüntülerden biri yaşanan can pazarını gözler önüne serdi. Şiddetli akıntının ortasında kalan iki katlı müstakil bir evde insanların çatı ve pencerelere çıkarak yardım beklediği görüldü. Çamurlu sel sularının kısa sürede yükselerek yapıyı çevrelemesi, taşkının ne kadar hızlı geliştiğini ortaya koydu. Benzer ani sellerde uzmanların en önemli uyarılarından biri, akıntıya yaklaşılmaması ve tahliye çağrısı yapılması halinde nehir yatağından uzaklaşılarak mümkün olan en yüksek ve güvenli noktaya çıkılması yönünde.
YENİ TAŞKIN RİSKİ ARAMA KURTARMAYI DURDURDU
Felaketin ardından sınırın Tibet tarafında su, çamur ve enkazın doğal bir set oluşturmasıyla meydana gelen göl yeni bir tehlike yarattı. Biriken suyun doğal engeli aşması veya setin aniden çökmesi halinde aşağı havzada ikinci bir sel dalgası oluşabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle bazı noktalardaki arama kurtarma faaliyetlerine güvenlik gerekçesiyle geçici olarak ara verilirken, nehir boyunca bulunan yerleşimlerde tahliye önlemleri artırıldı. Bu tip doğal set gölleri, önceden tasarlanmış barajlardan farklı olarak gevşek kaya ve toprak tarafından tutulduğu için ani boşalma riski taşıyor.

13 BİNDEN FAZLA PERSONEL SAHADA
Nepal Başbakanı Balendra Şah'ın açıkladığı verilere göre arama kurtarma çalışmalarına 13 binden fazla güvenlik personeli katılıyor. Nepal ordusu, polis ve silahlı polis birliklerinin görev yaptığı operasyonlarda helikopterler kritik rol üstleniyor. Şah, hava operasyonlarıyla 573 kişinin tahliye edildiğini duyururken, afetzedelere gıda, içme suyu, battaniye, yatak ve diğer temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılması için geçici yardım merkezleri oluşturuldu. Ağır yaralıların da hava yoluyla sağlık merkezlerine taşınmasına öncelik veriliyor.
YOLLAR VE KÖPRÜLERİN YIKILMASI YARDIMI ZORLAŞTIRIYOR

Nepal'in Himalaya coğrafyası afet müdahalesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor. Derin vadiler arasında uzanan sınırlı sayıdaki kara yolunun veya köprünün kullanılamaz hale gelmesi, bazı yerleşimlere karadan ulaşımı tamamen kesebiliyor. Elektrik ve haberleşme hatlarının zarar görmesi de hangi bölgelerde kaç kişinin yardıma ihtiyaç duyduğunun belirlenmesini güçleştiriyor. Bu nedenle kara bağlantısı kesilen noktalarda helikopterlerle keşif, tahliye ve yardım malzemesi sevkiyatı yapılması gerekiyor.
HİMALAYALARDA BUZUL KAYNAKLI AFET TEHLİKESİ
Nepal, dünyanın en yüksek dağlarının bulunduğu Himalaya kuşağında yer alması nedeniyle sel, heyelan, çığ ve buzul kaynaklı taşkınlara karşı yüksek risk taşıyan ülkeler arasında bulunuyor. Yüksek rakımlarda buzulların gerilemesiyle oluşan göller, doğal kaya ve buz setlerinin dayanıklılığını kaybetmesi durumunda aşağı vadilere çok büyük miktarda su gönderebiliyor. Bilim insanları Himalayalar'daki sıcaklık değişimleri ve buzulların istikrarsızlaşmasını uzun süredir takip ederken, tek bir afetin iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantısının kurulabilmesi için ayrıntılı bilimsel inceleme yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

İLK HEDEF CAN KURTARMA, ARDINDAN ALTYAPININ ONARILMASI
Büyük ölçekli afetlerde resmi müdahale süreci öncelikle mahsur kalanların kurtarılması, yaralıların tedavi edilmesi ve riskli bölgelerin tahliye edilmesine odaklanıyor. Sonraki aşamada temiz su, gıda, geçici barınma ve sağlık hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Nepal'deki felakette de kısa vadeli çalışmaların ardından yıkılan yolların, köprülerin, enerji ve haberleşme hatlarının yeniden işler hale getirilmesi önem taşıyacak. Dağlık bölgelerdeki altyapının yeniden kurulmasının uzun sürebilmesi ise felaketin ekonomik ve sosyal etkilerinin sel suları çekildikten sonra da devam edebileceğini gösteriyor.





