Nepal cehennemi yaşıyor! Can kaybı 150'nin üstünde
Nepal cehennemi yaşıyor! Can kaybı 150'nin üstünde
İçeriği Görüntüle

ABD’de 11 Eylül 2001 saldırılarının planlayıcısı olmakla suçlanan Halid Şeyh Muhammed’in yıllardır sonuçlandırılamayan yargı sürecinde yeni bir takvim belirlendi. ABD askeri mahkemesi, Muhammed ve beraberindeki sanıkların yargılanmasının Haziran 2028’de başlamasını planlıyor. Ancak davanın önündeki delil ve usul tartışmaları nedeniyle belirlenen takvimin değişme ihtimali bulunuyor.

Halid Şeyh Muhammed, Mart 2003’te Pakistan’da yakalandı. Bir süre CIA tarafından işletilen gizli gözaltı merkezlerinde tutulan Muhammed, Eylül 2006’da Küba’daki ABD deniz üssünde bulunan Guantanamo’ya nakledildi. O tarihten bu yana burada tutulan Muhammed hakkındaki dava, ABD’nin 11 Eylül saldırılarının ardından oluşturduğu askeri yargılama sisteminin en uzun ve en tartışmalı dosyalarından birine dönüştü.

YARGILAMA NEDEN YILLARDIR BAŞLAYAMIYOR?

Davanın bu kadar uzun sürmesinin temel nedenlerinden biri, sanıkların CIA gözetiminde tutuldukları dönemde yapılan sorgulamaların hukuki sonuçları. Muhammed’in Guantanamo’ya getirilmeden önce ağır sorgulama yöntemlerine ve işkenceye maruz kaldığına ilişkin bilgiler daha sonra kamuoyuna yansıyan resmi incelemeler ve raporlarla gündeme geldi. Savunma ile savcılık arasındaki en önemli anlaşmazlıklardan biri de bu süreçte elde edilen ifadelerin ve bunlarla bağlantılı delillerin mahkemede kullanılıp kullanılamayacağı.

ABD’deki askeri komisyon sistemi, olağan federal ceza mahkemelerinden farklı kurallarla işliyor. Guantanamo’daki bu sistem özellikle savaş ve terör suçlamalarıyla bağlantılı dosyaların görülmesi amacıyla kullanılıyor. Davada duruşma aşamasına geçilmeden önce hangi delillerin kabul edileceği, gizli bilgilerin nasıl ele alınacağı ve sanıkların geçmişteki sorgulamalarının dosyaya ne ölçüde yansıyacağı gibi çok sayıda ön sorun hakkında karar verilmesi gerekiyor.

2028 TARİHİ DE KESİN DEĞİL

Askeri yargıç tarafından belirlenen takvim, davanın Haziran 2028’de başlamasını öngörse de bunun kesin bir başlangıç tarihi olmadığı belirtiliyor. Yargılama öncesindeki hukuki itirazların ve delillere ilişkin incelemelerin öngörülen sürede tamamlanamaması halinde yeni bir erteleme gündeme gelebilir. Dosyada daha önce de duruşma takvimleri oluşturulmasına rağmen çeşitli hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle yargılama esas aşamasına geçememişti.

Askeri komisyon önündeki yargılamanın başlaması halinde süreç yalnızca sanıkların mahkeme salonuna çıkarılmasıyla sınırlı olmayacak. Öncelikle askeri personelden oluşan bir heyetin belirlenmesi, ardından iddia ve savunma makamlarının delillerini sunması bekleniyor. Suçluluk konusunda karar verilmesi durumunda ise dava ayrıca cezanın belirleneceği aşamaya geçecek. Bu nedenle yıllardır biriken hukuki sorunlar dikkate alındığında yargılamanın başlamasının ardından da uzun bir süreç yaşanabileceği değerlendiriliyor.

İDAM CEZASINI KALDIRACAK ANLAŞMA İPTAL EDİLDİ

Dosyanın sonuçlandırılması için daha önce sanıkların suçlamaları kabul etmesine dayanan bir anlaşma seçeneği de gündeme geldi. Muhammed ile birlikte bazı tutukluların suçlarını kabul etmeleri karşılığında idam cezası ihtimalinden kurtulmalarını öngören süreç, ABD yönetimi ve mahkemeler arasındaki hukuki mücadeleye dönüştü. Temmuz 2025’te verilen temyiz kararıyla anlaşmanın önü kapandı ve tam kapsamlı yargılama ihtimali yeniden güçlendi.

Bu gelişme aynı zamanda 11 Eylül dosyasındaki temel ikilemi yeniden ortaya çıkardı. Bir tarafta saldırılardan sorumlu tutulan isimlerin mahkeme önünde yargılanması talebi bulunurken, diğer tarafta CIA dönemindeki sorgulama yöntemlerinin hukuka uygunluğu ve bu yöntemlerle bağlantılı delillerin kullanılabilirliği tartışılıyor. Benzer nitelikteki terör davalarında da delilin hangi koşullarda elde edildiği, yalnızca savunmanın değil yargılamanın meşruiyetinin de temel başlıklarından biri kabul ediliyor.

GUANTANAMO TARTIŞMASI SÜRÜYOR

Halid Şeyh Muhammed’in tutulduğu Guantanamo gözaltı merkezi, 11 Eylül saldırılarının ardından dönemin ABD Başkanı George W. Bush yönetiminde oluşturuldu. Küba’da ABD’nin kontrolündeki deniz üssünde faaliyet gösteren merkezde yıllar içerisinde terör bağlantısı suçlamalarıyla yüzlerce kişi tutuldu. Guantanamo, ABD’nin 11 Eylül sonrasında yürüttüğü küresel terörle mücadele politikasının en tartışmalı sembollerinden biri haline geldi.

İnsan hakları kuruluşları ve hukuk çevreleri uzun yıllardır Guantanamo’daki süresiz gözaltılar, tutukluların hukuki statüsü, sorgulama yöntemleri ve olağan mahkemeler yerine askeri komisyonların kullanılmasını eleştiriyor. Merkezin kapatılması yönünde farklı dönemlerde siyasi girişimler gündeme gelmesine rağmen tesis tamamen kapatılmadı. Tutuklu sayısı geçmiş yıllardaki seviyelerin çok altına inse de özellikle 11 Eylül dosyaları nedeniyle Guantanamo hukuki ve siyasi önemini koruyor.

11 EYLÜL DOSYASINDA 27 YILI AŞAN SÜREÇ

Haziran 2028 takviminin uygulanması halinde dava, 11 Eylül 2001 saldırılarından yaklaşık 27 yıl sonra esas yargılama aşamasına ulaşmış olacak. Bu olağanüstü uzun süre; terör davalarında ulusal güvenlik, gizli istihbarat bilgileri, sanık hakları, işkence yasağı ve delillerin hukuka uygunluğu gibi başlıkların aynı dosyada birleşmesinin yargı sisteminde yaratabileceği güçlüklerin önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Önümüzdeki dönemde davanın seyrini belirleyecek temel konu, askeri mahkemenin yargılama öncesindeki hukuki uyuşmazlıkları belirlenen takvim içerisinde çözüp çözemeyeceği olacak. Delillerin kabulüne ilişkin itirazların tamamlanması ve diğer usul aşamalarının sonuçlandırılması durumunda 2028’de uzun süredir beklenen esas yargılamaya geçilebilecek. Aksi durumda 11 Eylül saldırılarıyla bağlantılı en önemli ceza dosyalarından birinin takvimi bir kez daha değişebilir.

Kaynak: Haber Merkezi