5 Mart 2023'te İzmir Büyükşehir Belediyesi "İzmir 2. Yüzyıl İktisat Kongresi " adlı etkinlik yaptı. Kongreye "tarihin sonu geldi" diyen ulus devletleri topa tutan, neoliberal politikaları destekleyen Fukuyama davet edilmişti. Ayrıca üreten bir ekonomi modelini terk edip bugün yaşadığımız ekonomik sorunların altında imzası bulunan siyasetçiler de kongreye çağrılmışlardı. Atatürk'ün “ekonomik bağımsızlıktan” ne kastettiğini anlamayanlar kongrenin konuşmacılarıydı. I. İzmir İktisat Kongresi’nin yapılma amacını idrak edemeyenler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu kongresi İzmir İktisat Kongresi'ne gönderme yaparak İzmir İktisat Kongresi düzenlemişlerdi.
Türk İstiklal Savaşı’nın sıcak savaş dönemi bitmiş fakat Türkiye Devleti'nin varlığının uluslararası onayı olan Lozan Barış Antlaşması henüz imzalanmamıştı. Lozan görüşmeleri çok sert geçiyordu. Türk tarafı kapitülasyonların kaldırılması için çaba sarf ediyordu. Çünkü gerçek anlamda egemen olmak iktisadi yapıda köklü değişiklikleri gerektiriyordu. Ülke ekonomisini yapılandırmak, çağdaş bir iktisadi yapının oluşturulması için ülke içindeki çeşitli grupların ekonomik görüşlerini, önerilerini saptamak ve hükümetin izleyeceği ekonomik tutuma bir yol göstermek amacı ile İzmir’de bir İktisat Kongresi toplanması kararlaştırılmıştı.
17 Şubat ile 4 Mart 1923 tarihleri arasında dönemin İktisat Vekili Mahmut Esat Bey’in koordine ettiği kongreye 1135 temsilci katıldı. Temsilciler işçi, çiftçi, ticaret ve sanayi grupları gibi farklı sosyal toplulukları ve meslek gruplarını temsil ediyordu. Kongre yeri olarak İzmir seçilmişti. İzmir, hem İstiklal Savaşı'nın simge kentiydi hem de taşıdığı ekonomik ve sosyal potansiyel nedeniyle önemli bir kentti.
Birinci İzmir İktisat Kongresi Atatürk’ün kurmak istediği tam bağımsız devlet olma mücadelesinin önemli bir basamağıydı. Ekonomik bağımsızlık olmazsa bir devletin tam bağımsız olamayacağını bilen Atatürk, her işte olduğu gibi burada da ekonomik kararları bizzat milletin saptamasını istemekteydi. Sovyet Büyükelçisi Aralov ile Azerbaycan Büyükelçisi İbrahim Ebilov’un özel çağrılı olarak katıldıkları İzmir İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasını Atatürk yapmıştı.
Atatürk, yarı sömürge toplum düzeninden kurtulmanın yolunun nasıl olacağını gösteren muhteşem bir konuşma yaptı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunda önemli bir dönemeç olan İzmir İktisat Kongresi’nde Atatürk; ayrıcalık taşıyan yabancı şirketlerin millileştirilmesi üzerinde durmuş, gayri meşru rekabeti besleyen kapitülasyonlara son verilmesinin gerektiğini belirterek, ulusalcı yaklaşımları iktisat politikalarına temel yapmanın zorunluluğunu vurgulamıştı. Atatürk’ün kongrede dile getirdiği bu düşünceler sadece kongrenin ruhunu yansıtmakla sınırlı kalmamış, Lozan’da yapılan görüşmeler için mesaj olmuştu.
‘Ekonomi demek her şey demektir; yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için gerekli olanların hepsi demektir’ diyerek ekonominin önemini vurgulayan Atatürk, şöyle devam ediyordu: "Yeni Türkiye'mizi layık olduğumuz düzeye eriştirebilmemiz için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Çünkü zamanımız tamamen bir ekonomi devresinden başka bir şey değildir. Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmamışlarsa, meydana gelen zaferler devamlı olamaz.”
1923 Şubat’ında toplanan Türkiye İktisat Kongresi ülke ekonomisi için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Birinci İzmir İktisat Kongresi, iki haftalık bir çalışmadan sonra oy birliği ile yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin yol haritasının temel iktisadi ilkelerini belirledi:
Ham maddesi yurt içinde olan sanayilere öncelik verilmelidir.
Yatırımcılara kredi sağlamak için bankalar kurulmalıdır.
Sanayinin teşviki için yasalar çıkarılmalıdır.
Özel girişimciler desteklenmelidir.
Küçük imalattan büyük işletmelere geçilmelidir.
Özel girişimcilerce gerçekleştirilemeyen yatırımlar devletçe ele alınmalıdır.
Teknik eğitim geliştirilmelidir.
Yabancıların elindeki önemli kuruluşlar millileştirilmelidir.
Günlük tüketim maddelerinin üretimine öncelik verilmelidir.
Gümrük tarifeleri milli sanayinin kalkınma ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir.
Yabancı tekelleşmelere ve imtiyazlara son verilmelidir.
Demiryollarının yapımı bir programla yürütülmelidir.
Yerli malları karada ve denizde ucuz tarife ile taşınmalıdır.
İşçilerin durumu düzeltilmelidir.
Aşar vergisi kaldırılmalıdır.
Türk İstiklal Savaşı’nın daha dumanı tüterken, Türk Milletinin iktisadi geleceğinin belirlendiği İzmir İktisat Kongresi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının temel taşlarındandır. Misak-ı Milli ile İstiklal Savaşı’nı başlatan Türk Milleti, Misak-ı İktisadiye ile milletin ve memleketin gerçek kurtuluşuna yardımcı olacak temel esasları ortaya koymuştur. İzmir İktisat Kongresi'nin Atatürk tarafından Türk Milleti’ne verilen mesajı açık ve nettir:
"Milletimiz mazisinden değil artık istikbalinden sorumludur."