11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile devlet memurlarının zam ve tazminat esaslarında değişikliğe gidildi. Düzenleme sonucunda, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde idari kadrolarda görev yapan personelin özel hizmet tazminat hakları yeniden belirlendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yürürlüğe giren yeni karar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 152'nci maddesi dayanak alınarak hazırlandı. Bu yasal çerçevede, 17 Nisan 2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı eski Bakanlar Kurulu Kararı'nın ekinde bulunan tazminat cetveline yeni ve güncel hükümler ilave edildiği bildirildi.
YÖNETİCİLER ÖĞRETMEN KADROSUNDA SAYILACAK
Yapılan mevzuat değişikliğine göre, memurların özel hizmet tazminatı cetvelinin Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı bölümü kapsamlı şekilde güncellendi. Yeni düzenlemeyle birlikte il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri, şube müdürleri ve Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında yönetici olarak görevlendirilenler, tazminat hesaplamaları bakımından doğrudan öğretmen kadrolarında görev yapanlar arasında değerlendirilecek.
Resmî Gazete'de yayımlanan metne göre, öğretmen kadro ve pozisyonlarındaki personelin toplam hizmet süresi de tazminat oranlarının belirlenmesinde ana kriter olacak. İlgili maddede belirtilen esaslar doğrultusunda, toplam hizmet süresi en az 50 yıl olan öğretmenler ile toplam hizmet süresi en az 25 yıl olan öğretmenlerin özel hizmet tazminatından nasıl yararlanacağı yasal bir zemine kavuşturuldu.
DÜZENLEME EĞİTİMCİLER İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
İdari görevlerde bulunan eğitimcilerin uzun süredir beklediği bu bürokratik değişiklik, yöneticilik yapan personelin mali haklarının fiilen derse giren öğretmenlerle eşitlenmesini sağlıyor. Özel hizmet tazminatı oranlarının idari unvan yerine standart öğretmen kadrosu üzerinden hesaplanması, yöneticilerin aylık gelirlerinde doğrudan yansıma bulacak pratik bir kazanım oluşturuyor.
Kararın ikinci maddesi uyarınca, belirlenen yeni tazminat esasları Resmî Gazete'deki yayım tarihi itibarıyla herhangi bir geçiş süreci olmaksızın yürürlüğe girdi. Değişikliğe ait tüm hükümlerin yürütme işleminin ise doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirileceği karara bağlandı.




