Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe’de gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin tartışmalara yanıt verirken, temasın merkezinde Ankara’nın yatırım ve finansman ihtiyaçlarının bulunduğunu belirtti. Yavaş, merkezi yönetimle yapılan görüşmelerin siyasi yakınlaşma şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini, belediyenin kent adına sonuç almak için ilgili kamu kurumlarıyla temas kurmasının görevin doğal bir parçası olduğunu ifade etti.

METRO VE YATIRIMLAR İÇİN FİNANSMAN SÜRECİ

Yavaş’ın açıklamasına göre Ankara’nın ulaşım yatırımları açısından önemli büyüklükte finansman ihtiyacı bulunuyor. Metro projeleri kapsamında yaklaşık 1,3 milyar dolarlık, diğer yatırımlar için ise yaklaşık 800 milyon avroluk finansman ve Hazine onayı bekleyen süreçlere işaret eden Yavaş, bu nedenle merkezi yönetimle görüşmenin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Büyük ölçekli raylı sistem, altyapı ve çevre yatırımları uzun vadeli finansman gerektirdiği için belediyeler yalnızca kendi yıllık gelirleriyle değil, kredi ve dış finansman kaynaklarıyla da proje geliştirebiliyor.

BELEDİYELERDE DIŞ FİNANSMAN NASIL İŞLİYOR?

Türkiye’de belediyelerin borçlanması ve dış kaynak kullanımı mevzuatta belirlenen aşamalara bağlı yürütülüyor. Dış finansmanın özellikle yatırım programında yer alan projelerde kullanılması, belediye meclisi kararlarının alınması ve projenin niteliğine göre merkezi idarenin ilgili kurumlarının değerlendirme süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Büyük tutarlı ve dış kaynak gerektiren altyapı yatırımlarında Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere merkezi kurumların görüş ve onay süreçleri, kredinin kullanılabilir hale gelmesinde belirleyici olabiliyor.

Bu nedenle uluslararası finans kuruluşuyla kredi konusunda anlaşmaya varılması tek başına yatırımın başlayabileceği anlamına gelmiyor. Finansman sözleşmelerinin yanı sıra borçlanma limitleri, geri ödeme kapasitesi, yatırım programı, gerekli idari izinler ve ihale süreçlerinin de tamamlanması gerekiyor. Belediyenin mali yapısının sürdürülebilirliği ve kredinin hangi yatırım için kullanılacağı da değerlendirmede önem taşıyor.

ANKARA’DA BENZER FİNANSMAN MODELİ DAHA ÖNCE DE KULLANILDI

Ankara’nın raylı sistem yatırımlarında uluslararası finansman kullanılması yeni bir yöntem değil. Başkentte metro yatırımları için uluslararası kalkınma ve finans kuruluşlarıyla daha önce de kredi anlaşmaları yapıldı. Benzer şekilde İstanbul ve diğer büyükşehirlerde metro, tramvay, içme suyu, kanalizasyon ve çevre yatırımlarının önemli bölümünde uzun vadeli dış finansman modellerinden yararlanılıyor. Bu model özellikle ilk yatırım maliyeti yüksek, ancak ekonomik ömrü onlarca yıla yayılan altyapı projelerinde belediyelerin yatırım yükünü zamana yaymasına imkan sağlıyor.

ANKARA İÇİN ULAŞIM YATIRIMLARININ ÖNEMİ

Başkent Ankara; kamu kurumları, üniversiteler, sanayi ve hizmet sektörünün oluşturduğu yoğun günlük hareketlilik nedeniyle güçlü bir toplu taşıma sistemine ihtiyaç duyuyor. Kentin farklı yönlerde büyümesi, merkez ile çevre ilçeler arasındaki ulaşım talebini de artırıyor. Bu nedenle metro ve diğer raylı sistem projeleri yalnızca trafik yoğunluğunu azaltacak ulaşım yatırımları olarak değil, yakıt tüketimi, zaman kaybı ve çevresel etkilerin azaltılması açısından da uzun vadeli kent politikalarının parçası olarak görülüyor.

“GÖRÜŞMEYECEKSEK NASIL HİZMET EDECEĞİZ?”

Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından ortaya çıkan siyasi yorumlara da değinen Yavaş, belediye yönetimiyle merkezi hükümet arasındaki iletişimin hizmet üretiminin gereği olduğunu vurguladı. “Bu ülkeyi yönetenlerle görüşmeyeceksek nasıl hizmet edeceğiz?” yaklaşımını dile getiren Yavaş, siyasi görüş ayrılıklarının Ankara’nın ihtiyaçlarının önüne geçirilmemesi gerektiğini savundu.

İstanbul kiralık sosyal konut projesi şartları belli oldu
İstanbul kiralık sosyal konut projesi şartları belli oldu
İçeriği Görüntüle

Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de mümkün olduğunca uzlaşma temelinde hareket etmeye çalıştıklarını, özellikle farklı siyasi grupların desteğiyle oy birliğiyle alınan kararları önemsediklerini belirtti. Belediye hizmetlerinin parti ayrımı yapılmadan kentte yaşayan herkese ulaşması gerektiğini ifade eden Yavaş, yerel yönetimlerde siyasi rekabetin günlük hizmetlerin yürütülmesini engellememesi gerektiği mesajını verdi.

MERKEZİ YÖNETİM VE BELEDİYE İŞ BİRLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR

Büyükşehirlerde metro, ana ulaşım projeleri, çevre yatırımları ve yüksek maliyetli altyapı çalışmalarının hayata geçirilmesi belediye ile merkezi yönetimin farklı aşamalarda birlikte hareket etmesini gerektirebiliyor. Finansman izinlerinden yatırım programlarına ve bazı idari onaylara kadar uzanan süreçlerde kurumlar arasındaki koordinasyon, projelerin gecikmeden ilerlemesi açısından önem taşıyor. Bu nedenle benzer temaslar, siyasi partileri farklı olsa da merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında kamu yönetiminin olağan işleyişinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Yavaş da açıklamasında belediye başkanlarının siyasi kimliklerinin yanında bütün kente karşı sorumluluk taşıdığını vurguladı. Ankara’da farklı siyasi görüşlere sahip milyonlarca kişinin birlikte yaşadığını hatırlatan Yavaş, belediyecilikte temel yaklaşımın ayrım yapmadan hizmet üretmek olması gerektiğini belirterek, “Herkesin belediye başkanı olmak zorundasınız” mesajını verdi.

Kaynak: Haber Merkezi