Yeni Parti’nin adı etrafındaki tartışma, Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın isim benzerliği gerekçesiyle yaptığı başvurunun ardından yeni bir boyut kazandı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in aktardığı kulis bilgisine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti’ye mevcut adın kullanılmasının hukuki sorun doğurabileceği yönünde bildirimde bulundu. Ancak kamuoyuna açık resmi kayıtlarda Yeni Parti ile Yenilik Partisi halen ayrı siyasi partiler olarak yer alıyor. Bu nedenle gündeme gelen “ismi kullanamazsınız” ifadesinin, kesinleşmiş bir kapatma kararı olarak değil devam eden isim uyuşmazlığının parçası olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti sicilinde Yenilik Partisi’nin daha önce kurulmuş bir siyasi parti olduğu görülürken, Yeni Parti de Özgür Özel genel başkanlığında ayrı bir kayıt altında bulunuyor. Tartışmanın merkezini ise iki adın seçmen ve kamuoyu nezdinde birbirine karıştırılacak ölçüde benzer olup olmadığı oluşturuyor. Fatih Atik’in aktardığı bilgiye göre Öztürk Yılmaz’ın başvurusu sonrasında konu yeniden incelemeye alındı.

Çarpıcı Mansur Yavaş anketi: Oranı ikiye katladı!
Çarpıcı Mansur Yavaş anketi: Oranı ikiye katladı!
İçeriği Görüntüle

HUKUKİ SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Siyasi parti isimleri konusunda temel düzenleme 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda yer alıyor. Kanunun 96’ncı maddesine göre siyasi parti siciline daha önce kaydedilmiş bir partinin adı, amblemi, rumuzu, rozeti ve benzeri işaretleri başka bir siyasi parti tarafından aynen veya karışıklığa yol açacak şekilde kullanılamıyor. Dolayısıyla hukuki değerlendirmede yalnızca iki isimde ortak kelimelerin bulunması değil, isimlerin bütün olarak seçmende veya kamuoyunda başka bir parti izlenimi yaratıp yaratmadığı önem taşıyor.

Kanunun 104’üncü maddesi ise böyle bir uyuşmazlık ortaya çıktığında izlenecek yolu düzenliyor. Buna göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kendiliğinden Anayasa Mahkemesine başvurabileceği gibi, isim veya amblem hakkının ihlal edildiğini savunan siyasi parti de doğrudan başvuru yapabiliyor. Anayasa Mahkemesi incelemede siyasi parti siciline kayıt önceliğini ve isimler arasındaki benzerliğin karışıklığa yol açıp açmadığını değerlendiriyor. Aykırılık tespit edilmesi halinde sorunlu isim, amblem veya rumuzun hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkinine karar verilebiliyor.

BU SÜREÇ PARTİNİN KAPATILMASI ANLAMINA GELMİYOR

İsim uyuşmazlığına ilişkin süreç ile bir siyasi partinin kapatılması hukuken aynı şey değil. Siyasi Partiler Kanunu, parti adları ve amblemlerine ilişkin uyuşmazlıklar için ayrı; siyasi partilerin kapatılması için ise farklı şart ve prosedürler öngörüyor. Bu nedenle isim konusunda Yeni Parti aleyhine bir karar çıkması halinde bunun doğrudan “partinin kapatılması” şeklinde yorumlanması doğru olmayacak. Böyle bir durumda öncelikli mesele, hukuka uygun ve daha önceki siyasi parti kayıtlarıyla karışıklık yaratmayacak yeni bir ad belirlenmesi ve parti kayıtlarının buna göre düzenlenmesi olacak.

EMSAL KARARLARDA ÖLÇÜT KARIŞIKLIK

Anayasa Mahkemesinin geçmiş kararları, isim tartışmalarında nasıl bir ölçüt uygulandığını da gösteriyor. Mahkeme daha önce siyasi parti sicilinde bulunan bir adla karıştırılabilecek derecede benzer isimlerin kullanılmasına ilişkin uyuşmazlıkları inceledi. Kararlarda, bir siyasi partinin adında kullanılan herhangi bir kelimenin başka bir parti tarafından kullanılmasının tek başına yasak olmadığı; asıl ölçütün seçmende yanlış anlama veya başka bir siyasi partiyle karıştırılma ihtimali olduğu vurgulandı. Nitekim geçmişte yalnızca ek bir ifade kullanılarak yapılan isim değişikliğinin iki partiyi yeterince ayırt etmediği sonucuna varılan örnekler de bulunuyor.

SİYASİ VE ÖRGÜTSEL SONUÇLARI OLABİLİR

İsim konusunda alınabilecek olası bir değişiklik kararı yalnızca hukuki sicille sınırlı kalmayabilir. Siyasi partilerin adı; teşkilat tabelalarından üyelik çalışmalarına, kurumsal kimlikten propaganda materyallerine ve dijital iletişim kanallarına kadar geniş bir alanda kullanılıyor. Bu nedenle isim değişikliği gerekmesi halinde partinin yeni adı tüzük ve ilgili resmi kayıtlara işlenirken teşkilat yapılanmasının ve kamuoyuna yönelik iletişiminin de yeni kimliğe göre uyarlanması gerekebilir. Bununla birlikte bu sonuçlardan söz edilebilmesi için isim uyuşmazlığının resmi süreçte nasıl sonuçlanacağının görülmesi gerekiyor.

GÖZLER RESMİ SÜREÇTE

Gelinen aşamada kamuoyundaki tartışmanın dayanağını Fatih Atik’in aktardığı kulis bilgileri ve Yenilik Partisi’nin itirazı oluşturuyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kamuya açık siyasi parti kayıtlarında Yeni Parti adı halen yer alıyor. Dolayısıyla kesin bir isim değişikliğinden veya partinin kapanmasından söz edebilmek için resmi hukuki sürecin sonucunun beklenmesi gerekiyor. Sürecin Anayasa Mahkemesine taşınması halinde belirleyici unsur, iki parti isminin Siyasi Partiler Kanunu’ndaki “iltibasa mahal verme”, yani kamuoyunda karışıklık yaratma ölçütü bakımından nasıl değerlendirileceği olacak.

Kaynak: Haber Merkezi