İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin dosyada 2 Eylül 2025 tarihli ara kararla uygulanan ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına hükmetti. Böylece söz konusu tedbir kapsamında CHP İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Gürsel Tekin ve beraberindeki geçici kurul açısından mahkeme kaynaklı görevlendirme sona ermiş oldu. Kararın bir örneğinin İstanbul İl Seçim Kuruluna, Sarıyer 1. İlçe Seçim Kuruluna ve İstanbul Valiliğine gönderilmesine karar verildi. Kongrenin iptaline ilişkin esas dava ise bu ara kararla sonuçlanmış değil.

İHTİYATİ TEDBİR ESAS DAVADAN FARKLI

Hukuk yargılamasında ihtiyati tedbir, uyuşmazlık hakkında nihai hüküm verilmeden önce mevcut durumun veya tartışmalı hakkın geçici olarak korunmasını sağlayan bir hukuki koruma mekanizması olarak uygulanıyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 396’ncı maddesi, tedbirin dayandığı durum ve koşulların değişmesi halinde mahkemenin talep üzerine tedbiri değiştirebilmesine veya kaldırabilmesine imkan tanıyor. Bu nedenle bir ihtiyati tedbirin kaldırılması, tek başına davanın esasındaki iddiaların kabul edildiği ya da reddedildiği anlamına gelmiyor.

CHP İstanbul örgütüne ilişkin süreçte de mahkemenin son kararı, geçici hukuki koruma kapsamında oluşturulan yönetim düzenini ortadan kaldırırken kongreye ilişkin temel uyuşmazlığı ayrı bir başlık olarak bırakıyor. Bundan sonraki resmi süreçte mahkeme kararının ilgili kurumlara bildirilmesi, seçim ve parti kayıtlarının karar doğrultusunda değerlendirilmesi ve parti içindeki görev durumunun CHP’nin yetkili organları ile parti mevzuatı çerçevesinde netleştirilmesi önem taşıyor.

Emniyette 69 isimlik rotasyon: 24 il müdürü merkezde
Emniyette 69 isimlik rotasyon: 24 il müdürü merkezde
İçeriği Görüntüle

TEKİN: ATANMIŞ SIFATIYLA GÖREVİM DEVAM EDİYOR

Mahkeme kararının ardından açıklama yapan Gürsel Tekin ise tedbir kapsamında üstlendiği görevin sona erdiğini kabul etmekle birlikte İstanbul İl Başkanlığı görevinin tamamen sona ermediğini savundu. Tekin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha sonraki süreçte kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, bu nedenle görevini “atanmış” sıfatıyla sürdürdüğünü ifade etti. Tekin’in açıklaması, mahkeme tarafından verilen geçici görevlendirme ile parti yönetiminin kendi iç işleyişi kapsamında yaptığı görevlendirmenin birbirinden ayrı hukuki ve örgütsel dayanaklara sahip olduğu yönündeki tartışmayı gündeme taşıdı.

CHP’nin resmi internet sitesinde Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan olarak gösterilirken, İstanbul İl Başkanları bölümünde Gürsel Tekin’in de İstanbul İl Başkanı olarak listelendiği görülüyor. Bu kayıt, Tekin’in mahkeme tedbirinden bağımsız bir parti içi görevlendirmeye dayandığı yönündeki açıklamasını destekleyen kurumsal bir unsur olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte mahkeme kararının parti kayıtlarına ve ilgili kurumların işlemlerine nasıl yansıyacağı, resmi bildirimler ve CHP’nin yetkili organlarının uygulamalarıyla kesinlik kazanacak.

PARTİ İÇİ GÖREVLENDİRME AYRI BİR SÜREÇ

Siyasi partilerde il ve ilçe örgütlerinin oluşturulması, görev boşalmaları ve geçici yönetimlerin belirlenmesi yalnızca mahkeme kararlarıyla değil, siyasi partilerin kendi tüzük ve yönetmelikleriyle de düzenleniyor. CHP’nin örgüt yönetimine ilişkin düzenlemelerinde belirli durumlarda merkez yönetiminin geçici kurullar veya yeni yöneticiler görevlendirebilmesine ilişkin mekanizmalar bulunuyor. Bu nedenle mahkemenin daha önce verdiği tedbir kararını kaldırması ile parti genel merkezinin kendi örgütsel yetkileri çerçevesinde verdiği bir görevlendirme kararı hukuken aynı işlem niteliğinde değerlendirilmiyor.

İSTANBUL ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ ÖNEMİ

İstanbul İl Başkanlığına ilişkin tartışmanın siyasi açıdan yakından izlenmesinin temel nedenlerinden biri de kentin CHP örgütlenmesi içindeki ağırlığı. Türkiye’nin en büyük nüfus ve ekonomik faaliyet merkezlerinden biri olan İstanbul’da il örgütü; ilçeler arasındaki koordinasyondan saha çalışmalarına, üye ilişkilerinden seçim dönemlerindeki organizasyona kadar geniş bir alanda görev yapıyor. Bu nedenle il yönetiminin kim tarafından ve hangi hukuki veya parti içi yetkiye dayanılarak temsil edildiğinin net olması, yalnızca parti yönetimi açısından değil seçim kurulları ve diğer resmi kurumlarla yürütülen işlemler bakımından da önem taşıyor.

ESAS DAVA DEVAM EDİYOR

Son kararla birlikte 2 Eylül 2025’te kurulan geçici hukuki düzen sona ermiş olsa da CHP İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin yargılama başlığı kapanmış değil. Hukuki süreçte bundan sonraki aşamada esas davadaki iddia ve savunmaların değerlendirilmesi devam edecek. Gürsel Tekin’in İstanbul İl Başkanlığı görevini parti içi atama nedeniyle sürdürdüğü yönündeki açıklamasının uygulamadaki karşılığı ise mahkeme kararından ayrı olarak CHP’nin yetkili organlarının kararları, parti tüzüğü, resmi kayıtlar ve ilgili kurumlara yapılacak bildirimlerle şekillenecek.

Kaynak: Haber Merkezi