Hurda teşviki ve emekliye ÖTV teklifinde son durum
Hurda teşviki ve emekliye ÖTV teklifinde son durum
İçeriği Görüntüle

Matriks Haber'in derlemesine göre, 21 Ağustos-22 Eylül 2026 döneminde 14 uluslararası kurumun altın fiyatlarına yönelik beklentileri belli oldu. Karşılaştırılabilir verilere göre yıl sonu beklentilerinde medyan 4.825 dolar olarak hesaplanırken, dördüncü çeyrek için bu rakam 4.450 dolar seviyesinde gerçekleşti.

Yayımlanan raporlarda yıl sonu beklentilerinin 4.360 dolar ile 5.000 dolar aralığında değiştiği görüldü. Dördüncü çeyrek tahminlerinin ortalaması 4.416,67 dolar, yıl sonu tahminlerinin ortalaması ise 4.752,50 dolar olarak kayıtlara geçti. Daha uzun vadeli projeksiyonlarda ise kurumların 5.000 ile 5.400 dolar bandına odaklandığı dikkat çekti.

KURUMLARIN ÇEYREKLİK VE YIL SONU BEKLENTİLERİ

Yılın son çeyreği için ING 4.150 dolar, Morgan Stanley 4.450 dolar, Standard Chartered ise 4.650 dolar öngörüsünde bulundu. 2026 yıl sonu hedeflerinde ise OCBC 4.360 dolar, Goldman Sachs 4.650 dolar, Amundi ve Natixis 5.000 dolar tahminini paylaştı. Goldman Sachs yıl sonu adil değer hedefini 4.900 dolardan 4.650 dolara çekerken, 2027 için 5.400 dolarlık hedefini korudu. Natixis ise yıl sonu beklentisini 4.600 dolardan 5.000 dolara yükseltti.

Orta ve uzun vadeli tahminlerde Citi 0-3 ay için 4.800 dolar, 6-12 ay için 5.000 dolar; Deutsche Bank ise 12 ay için 5.000 dolar hedef belirledi. RBC Capital Markets altının ağırlıklı olarak 4.500-5.000 dolar bandında kalmasını beklerken, 4.929 dolarlık 2026 ve 5.296 dolarlık 2027 yüksek senaryolarını da vurguladı. World Gold Council verilerine göre, ağustos ayında küresel altın ETF'lerine 18 milyar dolar net giriş yaşandı ve toplam varlıklar 121 ton artışla 4.189 tona ulaştı. TD Securities, fiyatların 4.367 doların altına inmesi halinde CTA satışlarının, 4.300 doların altına sarkması durumunda ise sistematik satışların devreye girebileceğini bildirdi.

ALTIN FİYATLARINDAKİ YÖNÜ HANGİ FAKTÖRLER BELİRLİYOR?

Raporların genel çerçevesi incelendiğinde, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı faiz politikaları ve güçlü doların altın üzerinde kısa vadeli bir baskı unsuru oluşturduğu görülüyor. Ancak merkez bankalarının artan fiziki alımları, küresel jeopolitik riskler ve dolardan uzaklaşma eğilimi, altın ile reel faizler arasındaki geleneksel negatif bağı zayıflatıyor. Bu yapısal değişim, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen uluslararası kurumların orta ve uzun vadeli yükseliş beklentilerini güçlü tutmalarına temel oluşturuyor.

Kaynak: Haber Merkezi