Geçen hafta (23 Mart) Cuma hutbesinde tüm insanlığı ilgilendiren kumar, içki, sigara ve uyuşturucu maddelerin zararları hakkında cemaat bilgilendirildi. Ayrıca kumar illetinin de ne denli zararlı bir hastalık olduğu izah edildi. Bu hutbede, Dünya...

Geçen hafta (23 Mart) Cuma hutbesinde tüm insanlığı ilgilendiren kumar, içki, sigara ve uyuşturucu maddelerin zararları hakkında cemaat bilgilendirildi. Ayrıca kumar illetinin de ne denli zararlı bir hastalık olduğu izah edildi. Bu hutbede, Dünya Sağlık Örgütü'nün Türkiye dahil 30 ülkede yaptığı araştırma sonuçları hakkında bilgi verildi. "Dünyada işlenen cinayetlerin yüzde 85'i, boşanmaların yüzde 80'i, aile içi şiddet olaylarının yüzde 70'i, mala yönelik suçların yüzde 77'si, tecavüz suçlarının yüzde 90'ı, trafik kazalarının yüzde 70'i alkolden, beyin kanamalarının yüzde 85'i, damar tıkanıklığının yüzde 90'ı, gırtlak kanserinin yüzde 99'u da sigaradan ileri geldiği ve ülkemizde bir yılda 117 bin kişinin sigaradan öldüğü" de açıklandı. Bu konunun camilerde anlatılması muhakkak çok kişinin bu illetlerden kurtulmasına vesile olacağı şüphesizdir. Diyanet İşleri Başkanlığını tebrik ediyorum.Kur'an-ı Kerim'de Maide Suresi 90, 91. ayetlerinde: "Ey iman edenler içki, kumar ancak şeytanın amelinden birer murdardır… Sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoyar” diye kumarın da zararlı bir bağımlılık olduğunu dikkatimize sunuyor. Kumarın ne denli bir illet olduğunu, bir kasabada yaşanmış bir olayı ibretinize sunacağım. Çok iyi bir kişi olarak tanınan ve herkes tarafından sevilen Ç.M. meğer kumar hastası imiş. Maaşını alır almaz, kumar müptelası kişileri bulur, cebindeki parası bitinceye veya karşılarındakiler pes edinceye kadar kumar masasında sabahlarmış. Yine böyle bir kumar gecesinde cebindeki parası bitmiş, yüzüğünü satmış, yetmemiş fakat illa verdiklerini alırım ümidiyle rakibinden borç almış, karşılığında o zaman 16 yaşındaki çok güzel ve lise öğrencisi kızını rehin vermiş. Sabah olmuş, bizim ki zarar üstüne zarar etmiş, alacaklı kişi o kasabanın aynı zaman da kabadayısı imiş. Haydi, eve gidelim, kızını bana teslim et, yoksa gerisini sen düşün demiş. Zavallı demeyeceğim, o haysiyetsiz, kişiliksiz adam, çarnaçar, o kabadayı ile evine gelmiş. Evde, hiçbir şeyden habersiz, eşi, kızları, oğulları yanında o kişiyi görünce, muhakkak bir şeyler oldu ama ne diye düşünedursunlar, kızına, haydi kızım hazırlan, seni bu K'ya sattım, demiş. Kız ve annesi bu sözden sonra ağlamağa, çırpınmaya ve bu iş olmaz diye feryada başlamışlar ama ne fayda. Öteden beri bu kızda gözü olan K. bu fırsatı kaçırır mı hiç, kızı yakaladığı gibi arabasına zorla bindirmiş, herkesin feryadı figanına aldırış etmeden evine götürmüş. İvedilikle mahkemeden, yaşı büyütülerek hemen nikahı kıyılmış, bir süre sonra babasının çalışmakta olduğu Almanya’ya gitmişler. Orada bu zoraki evlilikten 2 kız, 2 oğulları olmuş ama soğuk hava bir türlü ısınmamış ve Almanya’da boşanmışlar. Çocuklar, babasında kalmış, çünkü kızın onları geçindirecek bir geliri yokmuş. Dahası, çocukların iki halası ne kızları, nede oğullarını, analarına vermemek için her türlü baskı, şiddet ve tehdidi yapmışlar, sonuçta çocuklar analarından nefret etmeye başlamışlar. Zavallı, ana iki gözü, iki çeşme çocuklarının hasreti ile hâlâ yanıp tutuşmaktadır. Neticede hayat devam etmektedir, o da Almanya’da birisi ile evlenmiş ve Türkiye’ye kesin dönüş yapmışlar. Şu anda Anadolu’nun bir vilayetin de çocuklarına hasret yaşam mücadelesi veriyor. İlk kocası öldüğü için, ondan gelecek kötülüklerden de emin bulunuyor ama ne fayda ne kızlarını ne de oğullarını görebiliyor?Bu anlattığım bir hikaye değil, yaşanmış bir olaydır. İşte kumar illeti insanı böyle hiç olmaması gereken, çirkin, ayıp ve namusundan dahi feragat edecek bir işe mecbur ediyor. O kişi uzun zaman evinden çıkamadı ve bir süre sonra gelen ölüm onu sevabı ile günahı ile aldı götürdü ve onu bu hazin durumdan kurtardı. İşte bu anekdotun kumara karşı aşırı duygusu olanların kulağına küpe olmasını ve bu kötü illetten kurtulmalarını temenni ederim.