Dünlerin değerlerine öykünmek, geleceği öngörememenin ve yeni değerler üretememenin bir sonucudur. CHP'nin 1940 yılında kurduğu Köy Enstitüleri, o günün koşullarında Türkiye için çok önemli ve de başarılı bir eğitim anlayışıydı....

Dünlerin değerlerine öykünmek, geleceği öngörememenin ve yeni değerler üretememenin bir sonucudur. CHP’nin 1940 yılında kurduğu Köy Enstitüleri, o günün koşullarında Türkiye için çok önemli ve de başarılı bir eğitim anlayışıydı. Okuma yazma bilmeyenlerin yüzde seksen doksanlara vardığı, nüfusun da aynı ölçülerde köylerde yaşadığı bir toplumda, okuma yazmanın yaygınlaşması, köylünün belli ölçülerde de olsa aydınlatılması, aynı zamanda, köyde her gün işe yarayabilecek belli zanaatların köylüye ulaşması için enstitüde belli mesleklerin öğrencilere öğretilmesi, çok olumlu ve yararlı bir uygulamaydı. Çocuklar köyden alınıyor, kentlerin dışında bir yerlerde kurulmuş Köy Enstitülerine yerleştiriliyordu. Köylü çocuklar, kent yaşamının bir fiil içinde değillerdi. Yani, okula köylü çocuk olarak gelip, eğitimini tamamladıktan sonra, köylü öğretmen bir genç olarak yine köyüne dönüyordu. Köy Enstitüsü mezunu gençler, tarımdan marangozluğa bir çok dalda temel bilgiler edinmiş hatta okulun belli sahalarında bu mesleğin uygulamalarını da yaparak köyüne dönüp, edindiği bu bilgilerini köylüye aktarırken, köyün gençlerini de eğitiyorlardı. Tabii ki, Türkiye’nin o günkü sosyoekonomik ve kültürel yapısı içinde bu uygulamayı ele aldığımızda, çok verimli olduğunu iddia etmek bir yana, bu sistemi üretenleri de taktir etmemiz gerekir. Köy Enstitülerini ideolojik açıdan ele alıp, bu yönüyle tartışmanın, pek gerçekçi bir yaklaşım olmadığı kanısındayım. CHP hiçbir dönemde, içinde kimi Marksistleri barındırsa da, Komünizme dönük bir arayış içine girmemiştir. Belli dönemlerde özellikle de, Ecevit’in liderliğinde sol söyleme ağırlık verilmesi, o tarihlerde, dünya ve Türkiye koşullarının bir sonucu olarak, toplum dinamiklerinin özellikle de gençliğin, sola ilgi duyması nedeniyle, bir anlamda, Komünizme karşı “Demokratik Sol” kavramıyla bir çıkış yapılmıştır. Köy Enstitülerinin Komünizmle bir ilgisinin olduğuna şahsen ben inanmıyorum. Köy Enstitüleri CHP döneminde açılmış, yine CHP döneminde kapatılmıştır. Aslında Köy Enstitüleri işlevini büyük ölçüde tamamlamıştı. Belli bir süre daha eğitime devam ettirilebilir miydi? Ettirilebilirdi. Yararları da olurdu. Ama bugün için, Köy Enstitülerini yeniden hayata geçirmeye kalkmak, pulluk yerine kara sabanı, otomobil yerine at arabasını savunmaya benzer!