Servet Koçak'ın 10 Mayıs'ta 89 yaşında hayatını kaybetmesiyle başlayan sosyetik ailedeki kriz, hukuki bir boyuta ulaştı. Sabah gazetesinden Bülent Cankurt'un aktardığı bilgilere göre, vefat öncesinde kardeşler tarafından Naciye Koçak'a vasi atanması talebiyle dava açıldığı ortaya çıktı.
Dava dilekçesinde, Naciye Koçak'ın akıl sağlığı sorunları yaşadığı ve aşırı savurgan davranışlar sergilediği öne sürüldü. Uzun süredir devam eden aile içi anlaşmazlıkların temelini oluşturan bu dosyada, aileye ait yalının icra aşamasına gelmesinden de doğrudan Naciye Koçak'ın sorumlu tutulduğu belirtildi.
VEFAT SÜRECİ GİZLENDİ Mİ?
Hukuki dosyaya giren en dikkat çekici iddialardan biri ise Servet Koçak'ın ölüm sürecine dair oldu. Merhumun vefatının ailenin diğer üyelerinden saklandığı ve defin işlemlerinin kısıtlı bir katılımla, gizlilik içinde yürütüldüğü iddia edildi. Süreç boyunca aile fertlerine farklı ve çelişkili açıklamalar yapıldığı da iddialar arasında yer aldı.
HUKUKEN VASİ ATAMASI NASIL İŞLİYOR?
Türk Medeni Kanunu'na göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen ya da savurganlık, kötü yönetim gibi nedenlerle kendisini veya ailesini darlığa düşürme tehlikesi yaratan ergin kişilere mahkeme kararıyla vasi atanabiliyor. Yargı süreci, iddiaların kanıtlanması için genellikle detaylı tam teşekküllü sağlık kurulu raporları ve kapsamlı mali incelemeler gerektiriyor.
Koçak ailesi içindeki bu derin çatışmanın ve yalıya yönelik icra süreçlerinin, mahkemenin vereceği kararla nasıl bir yön bulacağı kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.




