Kemal Kılıçdaroğlu sürpriz bir biçimde CHP Genel Başkanı olmuştu. Merak edilen konu, lider olup olamayacağıydı. Büyük bir sürpriz olmazsa artık lider. Son zamanlardaki çıkışlarıyla da, liderliğini perçinleyerek, uzun bir süre partinin...
Kemal Kılıçdaroğlu sürpriz bir biçimde CHP Genel Başkanı olmuştu.
Merak edilen konu, lider olup olamayacağıydı.
Büyük bir sürpriz olmazsa artık lider.
Son zamanlardaki çıkışlarıyla da, liderliğini perçinleyerek, uzun bir süre partinin başında kalacağının sinyallerini vermekte.
Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin, Baykal döneminden çok daha ileri gideceği kesin gibi görünse de, iktidara gelip gelmeyeceği, AK Parti’yi geçip geçemeyeceği henüz belli değil.
Tabii ki, CHP’nin geleceğini büyük ölçüde, AK Parti’nin bundan sonraki performansı belirleyecek.
Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olup olmayacağı, üç dönem sonrasında Milletvekili olmayacağına göre, partinin başında kalıp kalmayacağı, Erdoğan sonrasında AK Parti’nin başına kimin geleceği, aynı başarının gösterilip gösterilemeyeceği de CHP’yi yakından ilgilendirmekte.
Tüm bunlara rağmen CHP’nin Kılıçdaroğlu ile nasıl bir çizgi izleyeceği çok önemli.
CHP, tribüne oynayan, mecliste olmayacak çıkışlar yapan, siyaseti geren, parlamentoda milletvekiline yakışmayacak davranışlar sergileyen şovmenleri ekranlara çıkartmaktan vazgeçip, çok daha oturaklı, devlet adamlığına yakışır, söylem ve davranışlar sergileyebilecek siyasetçileri öne çıkartmalıdır.
CHP, Atatürk’ün tasfiye ettiği ittihatçı çizgiden bir an önce uzaklaşmalı, bürokratik oligarşinin tutsağı olmaktan kurtulup, salt Cumhuriyet söylemine odaklanma yerine, laik, demokratik, hukuk devletine dayalı çok daha kapsamlı ve anlamlı Cumhuriyeti savunmalı.
Sokak eylemlerine dayalı muhalefet anlayışı ve her icraata karşı çıkma komikliği yerine, çok daha gerçekçi ve inandırıcı muhalefet anlayışıyla, Türkiye’nin önünü açabilecek, toplumun refah seviyesini yükseltecek somut projeler üretme gayreti içinde olmalı.
CHP bundan 70-80 yıl öncesinin soyut kavram ve sloganlarıyla değil, bugünün somut gerçeklerine uygun düşünsel açılımlarına ve arayışlarına odaklanırsa, hem CHP hem de Türkiye, çok daha ileriye gider.