Ferzande Turan…

1980’li yılların ilk yarısında Konya Gazi Lisesi’nden öğretmenim olur…

Hayatını eğitime adamış, çok sayıda gencin elinden tutmuş, yol göstermiş, destek olmuş bir eğitim neferi…

Vatanını, milletini seven, milliyetçi çizgisinden ödün vermeyen, her şeyden önemlisi insani duygularını hep ön planda tutan, okuyan, araştıran, sorgulayan, hayata asla at gözlüğü ile bakmayan harika bir insan…

Sadece öğretmenlik değil, ağabeylik de yaptı bizim kuşağa…

Yeri geldi kulağımızı çekti, yeri geldi başımızı okşadı ama hep “önce insan olmayı” öğretti bize…

Uzun yıllar sonra yolumuz Alanya’da kesişti…

Sevgili yengemiz Ayşe Ünsal Turan ile birlikte Alanya’nın Avsallar Mahallesi’ndeki evine özellikle yaz aylarında çok sık gelir…

Her gelişinde de arar sağ olsun…

Muhabbet ederiz, sohbet esnasında memleketi kurtarırız filan…

Çevre ve hayvanlar konusunda da çok duyarlıdır Ferzande Hocam…

Tam bir hayvan dostudur…

Dün yine aradı…

Biraz kırgın, biraz üzgün, biraz sinirliydi ses tonu…

Konuşmanın sonunda anladım ki, kırgınlığı Alanya Belediyesi’ne…

Anlatayım…

Avsallar’ın Karaçaltı mevkiinde yaşayan, daha doğrusu yaşamaya çalışan kedi ve köpekler varmış…

Başta Ferzande Hocam olmak üzere, mahalledeki üç beş kişi tarafından beslenen bu hayvanlarla ilgili Alanya Belediyesi’nin Çözüm Masası’na defalarca müracaat etmişler…

İstedikleri şey öyle atla deve filan değil, çok basit…

Kedi ve köpekler için üç beş noktaya mama koyabilecekleri sabit yerler yapılsın istiyorlar…

“Plastik kaplar alıp koyuyoruz ancak birileri bu kapları yok ediyor, defalarca yaşadık bunu, dün koyduğumuz kaplar bugün yine kayboldu anlamak mümkün değil” diyor…

Alanya Belediyesi Çözüm Masası’ndan her defasında “size döneceğiz” yanıtı verilmiş ancak dönen filan olmamış…

Bu nedenle kırgın…

“Kocaman Alanya Belediyesi için çok mu zor bunu yapmak” diye bana sordu…

Ben de sizlere sorayım bari…

Öte yandan…

Mahallede yaşamaya çalışan kedi ve köpekleri istemeyen, iyi davranmayan, mama kaplarını yok eden insanlar olduğu için üzgün…

Hayvanlara işkence yapan, vuran, canını acıtan vicdansızlar olduğu için de sinirli…

Hayvanlara işkence yapan, eziyet eden hatta canını alan bu vicdansızları anlamak mümkün değil…

Nasıl bir ruh halidir, nasıl bir kafadır, bunları anlayamıyorum…

Ama seni çok iyi anlıyorum Ferzande Hocam…

Hayvanlar için verdiğin bu mücadele ve duyarlılığın için de teşekkür ediyorum…

Keşke herkes senin gibi olabilse…

Ellerinden öperim…

Nokta…