GÜNÜMÜZDE bilgi öylesine çeşitlendi ve zenginleşti ki, çoğumuz bu okyanuslarda kulaç atma gerçekçiliği yerine, bilgisizliğin kolaycılığında, kıyılardaki kumsallara uzanıp güneşleyerek ahkam kesme uyanıklığı ve tembelliği içindeyiz....

GÜNÜMÜZDE

bilgi öylesine çeşitlendi ve zenginleşti ki, çoğumuz bu okyanuslarda kulaç atma gerçekçiliği yerine, bilgisizliğin kolaycılığında, kıyılardaki kumsallara uzanıp güneşleyerek ahkam kesme uyanıklığı ve tembelliği içindeyiz.
Olaya ister ideolojik, ister dinsel ve mezhepsel bakın. Tüm bu tür inançlarımız, salt bize özgü bizim tercih ettiğimiz ve de derinliğine inceleyip bilerek benimsediğimiz inançlar da değil. Çoğumuz tuttuğumuz partinin ve de bu partinin ideolojisini hatta temel ilkelerini ve de felsefesini bile tam anlamıyla bilmemekte. Dinsel ve mezhepsel yönelişlerimizde de farklı bir durum yok. Ne dinimizi, ne de mezhebimizi tam olarak biliyoruz.
Çok daha ilginci ise, diğer inançların ne olduğundan bile haberimiz olmadığı halde, hepsini bir genelleme içinde inançsızlıkla suçlarken, farklı ideolojileri savunanları da vatan haini olarak değerlendirebiliyoruz.
Halbuki, tüm dinsel ve mezhepsel yönelişlerin amacı Yaradan’a dönük. Amaç, Yaradan’a yönelmek. Dinler ve mezhepler ise, bir araç. Yani herkes Tanrı’ya inanmakta. Ateistler Tanrı’ya inanmasalar bile onların da bir inancı olduğunu bir türlü kabullenemiyor ya da anlamıyoruz.
Son yıllarda İsrail düşmanlığı tavan yapmaya başladı. Sanırım mevcut iktidarın önde gelen aktörlerinin, din temelli bir siyasete yönelmiş olmaları nedeniyle, iktidar yanlıları da, uluslararası ilişkilerimizin karşılıklı çıkara göre şekillenmesi yerine, inançlara bağlı bir duygusallık içinde gelişmesini tercih eder oldular.
Tarih boyunca İsrail ve Yahudiler'le ciddi bir sorunumuz olmamasına hatta birçok konuda Musevi lobisi bizi desteklediği halde, salt Filistin yüzünden İsrail ile papaz olduk. Hz. Davut, Hz. Musa ve Hz. Süleyman’ın da İsrail Oğullarının kralı ve peygamberi olduğunun çoğumuz farkında bile değiliz!
CHP’nin temel ilkesi olan 6 okuna bakın. Cumhuriyetçilik, Halkçılık ve Milliyetçilik yani üç temel ilkesi aynı şey ama farklı sözcüklerle ifade edilmiş. Devletçilik ise günümüzde geçerliliğini ve işlevselliğini tamamen yitirmiş durumda. Bugün için anlamlı olmaya devam eden iki ilkeden söz edebiliriz. Bunlar, İnkılapçılık (Devrimcilik) ve de bana göre en anlamlısı ve önemlisi Laiklik ilkesi. MHP’nin 9 Işık'taki kavramlarına ve içeriğine ise, sizin bakıp derinliğine incelemenizi öneririm. Özellikle 52. sayfadaki emek seferberliğini tekrar tekrar okuyun. Bugün için MHP’nin 9 Işık ve Necdet Sevinç’in 'Ülkücüye Notlar' kitaplarındaki öğretilerle, bugünkü Ülkücü gençlerin ve de MHP’li yöneticilerin en azından pratikte hiç bir ilgilerinin olmadığını söyleyebiliriz. Aynı şekilde, Atatürk ve İnönü dönemindeki CHP ile Ecevit, Baykal ve Kılıçdaroğlu dönemlerinin de çok farklı olduğunu söyleyebiliriz. Ama tabanda parti sempatizanlarıyla fanatikleri aynı güzergahlarda yol alındığının saçmalığı ve aymazlığı içinde yollarına devam edip, duruyorlar!
Toplum olarak biz, soyut kavramların ve sloganların, zaman zaman da şiirsel söylemlerin, süslü ve de sert nutukların cazibesine kapılıp belli maceralara sürüklenip duruyoruz!
Çok daha ilginci ise, yıllar boyu kurgulanan “Hayaller” ve “Efsaneler” nedeniyle oluşan toplumsal hafızanın olası tepkisinden duyulan kaygıyla belli “Gerçekler” ortaya konamıyor.