Değerli okurlar, gerçekçi olmakla, objektif olmak çok farklı şeylerdir. Gerçeğin ne olduğunu, her yönüyle ele alıp değerlendirebilmek, hem de ileriye dönük öngörebilmek çok zordur. Zevklerin ve renklerin tartışılmadığı gibi, bir olayı...
Değerli okurlar, gerçekçi olmakla, objektif olmak çok farklı şeylerdir. Gerçeğin ne olduğunu, her yönüyle ele alıp değerlendirebilmek, hem de ileriye dönük öngörebilmek çok zordur. Zevklerin ve renklerin tartışılmadığı gibi, bir olayı ya da gelişmeyi değerlendirirken, her bir birey olayı farklı açılardan ele alıp bir yorum yapar. Dolayısıyla, herkesin gerçeği farklı bir çizgide gelişir! Genellikle, bizim toplumun önemli bir bölümü, olaylara ve gelişmelere, önyargılı bir biçimde yaklaşır. Futbolseverler, tuttukları takıma göre karşılaşmaların sonucunu yorumlarlar. Siyasi partilerin yandaşları da aynı şekilde, destekledikleri partinin penceresinden bakarak olayı ele alırlar. Bizim ülkemizde, hangi olayı ele alırsanız alın, bakış açılarımız “SİYAH” ya da “BEYAZ” ikilemindeki kısır iki renk arasında sıkışıp kalmıştır. Gri bile yok sayılırken, çok renkli bir ortamdan, renk cümbüşünün coşkusunu hala ülkemizde yaşayabilmiş değiliz! Siyahçılarla beyazcılara sorduğunuzda, her iki kesim de, gerçekçi olduklarını iddia ederler. Halbuki gerçek tektir. Her iki kesim de kendi yaklaşımlarını gerçekçilik olarak gördüğüne göre, bunlardan birisinin gerçek dışı bir değerlendirme içinde olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yok! Bizce, gerçekçi bir yaklaşımın kaygısını taşıyan insanların öncelikle objektif olmaya çalışması, önyargılardan uzak durması gerekir. Yani, taraf olmamalıdır. Taraf olmadığınız, objektif olma kaygısı içinde hareket etseniz dahi, yine de gerçeği göremediğiniz de olabilir. Ama bu, sizin objektif olmadığınız anlamına gelmez, sadece bir yanılgı olarak kabul edilir. Halk arasında, kadı kızında bile kusur bulunabileceğinden söz edilirken, kusursuz insanın olamayacağı üzerine vurgu yapılmış. Hani denir ya, “Kusursuz dost arayan dost bulamaz.” Yarısına kadar su ile dolu bir bardağa nasıl baktığınıza bağlı. Sözün özü, köşemizde her konu ile ilgili değerlendirmelerimizin, gerçek ya da kesin doğru olduğunu iddia etmemiz mümkün değil ama, bu değerlendirmelerimizin olabildiğince objektif olma kaygısına dayalı olduğunu rahatlıkla iddia edebiliriz.