Fitch Ratings'in yayımladığı son rapora göre, Türkiye'nin yüksek enflasyon ve dış şoklara karşı hassasiyeti ekonomik dengelenme sürecini zorluyor. Kurum, reel efektif döviz kurundaki değerlenmenin ihracat üzerindeki baskısını hafifletmek amacıyla nominal Türk lirası değer kaybının süreceğini belirterek, 2026 yılı sonu için dolar/TL tahminini 51, 2027 sonu için ise 60 olarak duyurdu.
Fitch'in aktardığına göre, Türkiye'nin "BB-" seviyesindeki kredi notu ve "Durağan" görünümü devam ederken, brüt döviz rezervleri 23 Eylül itibarıyla 176 milyar dolara yükseldi. Mart sonundan bu yana yaşanan 25 milyar dolarlık artış, yaklaşık 4,5 aylık cari dış ödemeye karşılık geliyor. Ancak bu rakam, İran savaşı öncesindeki 210 milyar dolarlık seviyenin ve "BB" notuna sahip ülkelerin 5,2 aylık medyanının gerisinde kalıyor.
Swap hariç net rezervlerin 16 milyar dolardan 45 milyar dolara çıktığı raporda yer aldı. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) geçmişte kurları dengelemek için yaptığı müdahalelerin rezervlerde yaklaşık 50'şer milyar dolarlık erimeye yol açtığı hatırlatıldı. Mevduat dolarizasyon oranının ise 2024 başından itibaren yüzde 39 seviyesinde yatay seyrettiği bildirildi.
BÜYÜME VE CARİ AÇIK BEKLENTİLERİ
Enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların cari açık üzerinde baskı yarattığını belirten Fitch, cari açık/GSYH oranının 2025'teki yüzde 1,9 seviyesinden 2026'da yüzde 3'e yaklaşacağını öngördü. Büyüme tarafında ise 2026 yılı için yüzde 2,8 olan beklentinin, 2027 yılında beklenen politika gevşemesiyle Türkiye'nin potansiyel trendinin üzerine çıkarak yüzde 4,3'e ulaşacağı tahmin edildi.
FİTCH İLE OVP ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI NEDEN KAYNAKLANIYOR?
Açıklanan veriler, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının enflasyon beklentilerinin resmi hedeflerin üzerinde kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Hükümetin güncellediği Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026 sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak belirlenirken, Fitch bu oranı yüzde 30,5 olarak hesaplıyor. Aradaki bu farkın, katılaşan enflasyon beklentileri ve küresel enerji maliyetlerindeki belirsizliklerden kaynaklandığı değerlendiriliyor.
Yaklaşan 2027 sonu veya 2028 başı cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde politika risklerinin artabileceğine dikkat çekildi. Raporda, aşırı heterodoks politikalara dönüş beklenmese de, seçim ekonomisi kaynaklı olası gevşeme adımlarının yakından takip edileceği vurgulandı.




