İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Maslak’ta 5 Eylül gecesi saat 00.15 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası, araçlardan birinde çakar tertibatı ile ön cam bölümünde Cumhurbaşkanlığı forsu ve “resmi araç” ibareli bir kartın bulunması üzerine adli boyut kazandı. Kazaya karışan diğer otomobilin sürücüsü, olayın ardından yaşandığını öne sürdüğü usulsüzlükler nedeniyle savcılığa başvurarak şikayetçi oldu.

Şikayetçinin savcılığa yansıyan beyanına göre çakarlı araçta üç kişi bulunuyordu. Kazanın hemen ardından direksiyondaki kişinin araçtan indiği, daha sonra olay yerine gelen sivil giyimli kişiler tarafından bölgeden uzaklaştırıldığı öne sürüldü. Şikayetçi, sonradan başka bir kişinin aracı kendisinin kullandığını söylediğini ancak direksiyon başında bulunan kişinin bu kişi olmadığını iddia etti. Olayla ilgili tutanakta çakarlı aracın sürücüsüne ilişkin bölümün boş bırakıldığı yönündeki iddia da soruşturmanın öne çıkan başlıklarından biri oldu.

Alanya’da otomobilin çarptığı 37 yaşındaki yaya öldü
Alanya’da otomobilin çarptığı 37 yaşındaki yaya öldü
İçeriği Görüntüle

ALKOL KONTROLÜ YAPILMADIĞI İDDİASI

Şikayetçi, araçta bulunan kişilerin alkollü olduklarını düşündüğünü ve olay yerindeki görevlilerden alkol kontrolü yapılmasını istediğini, ancak talebinin karşılanmadığını ileri sürdü. Kazayı gerçekten kimin yaptığı ve sürücünün olay anındaki durumunun belirlenmesi, yalnızca trafik kusuru açısından değil, olası başka hukuki sorumlulukların tespiti bakımından da önem taşıyor. Soruşturma makamları açısından olay yeri görüntüleri, çevredeki güvenlik kameraları, araç içi kayıtlar varsa bunlar, tanık anlatımları ve düzenlenen resmi tutanaklar sürücü kimliğinin belirlenmesinde kullanılabilecek deliller arasında bulunuyor.

FORS VE “RESMİ ARAÇ” KARTI NE ANLAMA GELİYOR?

Kaza sonrasında çekilen görüntülerde aracın ön camında Cumhurbaşkanlığı forsu ile “resmi araç” ibaresi taşıyan bir kartın görülmesi, aracın statüsüne ilişkin soru işaretlerini artırdı. Ancak bir araçta bu tür bir kart veya işaret bulunması tek başına aracın Cumhurbaşkanlığına ya da başka bir kamu kurumuna tahsis edildiğini kesin olarak göstermiyor. Aracın mülkiyet ve tescil bilgilerinin, varsa tahsis kayıtlarının ve çakar kullanma yetkisinin ilgili kurumlar tarafından doğrulanması gerekiyor. Şu ana kadar söz konusu aracın Cumhurbaşkanlığına ait veya tahsisli olduğuna ilişkin yetkili kurumlardan kamuoyuna açıklanmış bir doğrulama bulunmuyor.

ÇAKAR KULLANIMINDA YETKİ SINIRLI

Türkiye’de kamuoyunda “çakar” olarak bilinen ışıklı ve sesli uyarı sistemlerinin kullanımı belirli araç ve görevlerle sınırlandırılıyor. Ambulans, itfaiye ve kolluk araçları ile mevzuatta belirtilen bazı koruma ve üst protokol araçları gerekli şartlarda geçiş üstünlüğünden yararlanabiliyor. Bununla birlikte çakar tertibatının bulunması, sürücüye her zaman ve her koşulda sınırsız geçiş üstünlüğü sağlamıyor; bu hak zorunlu ve görevle bağlantılı durumlarla sınırlı tutuluyor. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü de geçmiş yıllarda yetkisiz veya usulsüz çakar kullanımına karşı denetimlerin artırıldığını, ihlallerin para cezasının yanı sıra sürücü belgesinin geçici geri alınması ve aracın trafikten men edilmesi gibi sonuçlar doğurabildiğini açıklamıştı.

KAMU ARACI OLUP OLMADIĞI NEDEN ÖNEMLİ?

Maddi hasarlı trafik kazalarında taraflar belirli şartlar altında kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenleyebiliyor. Ancak kazaya karışan araçlardan birinin kamu kurum veya kuruluşuna ait olması, sürücünün kimliği konusunda uyuşmazlık bulunması veya alkol ve benzeri bir durumdan şüphe edilmesi halinde kolluk kuvvetlerinin olay yerinde tespit yapması önem kazanıyor. Bu nedenle Maslak’taki olayda aracın gerçekten resmi araç olup olmadığının belirlenmesi, hem trafik işlemleri hem de şikayetçinin öne sürdüğü diğer iddiaların değerlendirilmesi açısından dosyanın temel unsurlarından biri olacak.

POLİS MERKEZİNDE DARP VE TEHDİT İDDİASI

Şikayetçi ayrıca olayın devamında kendisine tehdit içerikli sözler söylendiğini, polis merkezinde hazırlanan bir tutanağın içeriğine itiraz ederek imzalamak istemediğini ve bu sırada bir görevli tarafından darp edildiğini öne sürdü. Bu iddialar da trafik kazasından ayrı olarak adli incelemeye konu olabilecek nitelikte. Böyle durumlarda varsa adli muayene raporları, polis merkezi ve çevresindeki kamera kayıtları, görev çizelgeleri, tutanaklar ile olaya tanık olan kişilerin ifadeleri savcılık tarafından değerlendirmeye alınabiliyor. İddiaların doğru olup olmadığı ise ancak soruşturma sonucunda ortaya çıkacak.

SAVCILIK SÜRECİNDE HANGİ KONULAR AYDINLATILABİLİR?

Adli soruşturmanın en kritik başlıklarından birini kazayı yapan sürücünün kesin olarak belirlenmesi oluşturuyor. Bunun yanında aracın tescil ve kullanım durumu, çakar sisteminin mevzuata uygun olup olmadığı, ön camdaki fors ve “resmi araç” kartının hangi yetkiye dayanarak kullanıldığı, olay sonrasında sürücünün gerçekten bölgeden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmadığı ve alkol kontrolüne ilişkin süreç araştırılabilecek konular arasında. Şikayetçinin darp ve tehdit iddiaları bakımından da delillerin toplanmasının ardından ilgili kişiler hakkında işlem yapılıp yapılmayacağına savcılık karar verecek.

MASLAK’TA TRAFİK YOĞUNLUĞU ÖNE ÇIKIYOR

Maslak, İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki en yoğun iş ve finans merkezlerinden biri olması nedeniyle günün büyük bölümünde yüksek araç hareketliliğinin yaşandığı bölgeler arasında bulunuyor. Büyük iş merkezleri, konut alanları ve kentin ana ulaşım arterlerine bağlantıları nedeniyle bölgede meydana gelen kazalar yalnızca tarafları değil trafik akışını da doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle özellikle hız, geçiş üstünlüğü ve yetkisiz çakar kullanımı gibi konular, Maslak gibi yoğun ulaşım koridorlarında trafik güvenliği açısından daha fazla önem taşıyor.

İDDİALAR SORUŞTURMAYLA NETLEŞECEK

Olayda şu aşamada şikayetçinin anlatımları ile dosyaya yansıdığı belirtilen görüntü ve tutanaklar bulunuyor. Çakarlı aracın resmi statüsü, sürücünün kimliği, kişilerin alkollü olup olmadığı, olay yerindeki görevlilerin işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı ve darp ile tehdit iddialarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda kesinleşmiş bir yargı kararı veya yetkili makam açıklaması bulunmuyor. Dosyadaki tartışmalı noktaların savcılık tarafından yapılacak inceleme, belge ve kamera kayıtlarının toplanması ve ilgili kişilerin ifadelerinin alınmasıyla netleşmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi