Akdeniz Motosikletli Kuryeler Federasyonu Genel Başkanı Nihat Özdemir, Antalya ve çevresinde sayıları giderek artan esnaf kuryelerin yaşadığı ekonomik darboğazı kamuoyuyla paylaştı. Sektörde yaratılan yüksek kazanç algısının gerçeği yansıtmadığını belirten Özdemir, kuryelerin eline geçen net tutarın zorunlu masraflar sonrasında asgari ücret seviyesine kadar gerilediğini bildirdi.
Federasyonun saha araştırmalarına göre, iş ilanlarında yer alan saatlik 273,05 TL'lik ücretler kağıt üzerinde cazip görünüyor. Günde 9 saat ve ayda 26 gün çalışan bir kuryenin aylık brüt kazancı 63 bin 893 TL'ye ulaşıyor. Ancak bu rakamın içine girildiğinde, zorunlu giderlerin tablonun büyük bir kısmını erittiği ortaya çıkıyor.
GİDERLER KAZANCIN YARISINI ERİTİYOR
Yapılan maliyet analizlerine göre, bir esnaf kuryenin aylık Bağ-Kur primi 10 bin 156 TL, akaryakıt masrafı 8 bin TL, KDV ödemesi 12 bin 778 TL ve muhasebe gideri 2 bin TL olarak hesaplanıyor. Toplam 32 bin 934 TL'yi bulan bu zorunlu harcamalar çıkarıldığında, kuryenin elinde yalnızca 30 bin 959 TL kalıyor.
Özdemir, bu hesaba motosiklet amortismanı, lastik değişimi, periyodik bakım ve trafik sigortası gibi hayati giderlerin dahil edilmediğinin altını çizdi. Vasıfsız bir personelin yaklaşık 28 bin 75 TL maaş aldığı bir ortamda, tüm kaza riskini üstlenen kuryelerin benzer bir gelire mahkum edildiği vurgulandı.
ESNAF KURYE MODELİ KAZANÇLI MI?
Esnaf kurye modelinin istatistiksel arka planı incelendiğinde, şirketlerin operasyonel maliyetleri tamamen çalışanın üzerine yıktığı görülüyor. Kalan 30 bin 959 TL'lik net gelirden aracın yıpranma payı ve kaza risk primleri de düşüldüğünde, kuryelerin elde ettiği reel kazanç standart ücretli çalışanların gerisine düşüyor. Bu durum, sosyal güvence ve iş güvenliği açısından sürdürülemez bir tablo yaratıyor.
Antalya merkezli başlayan bu hak arayışı, motosiklet kullanımının ve paket servis ağının son derece yoğun olduğu Alanya gibi çevre ilçelerde de yakından takip ediliyor. Özellikle turizm sezonu dışında yerel esnafa hizmet veren kuryelerin ekonomik güvenceden yoksun kalması, bölgesel istihdam dinamiklerini olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.
Sektördeki firmalara seslenen Özdemir, bazı sistemlerin çalışanları yalnızca bir teslimat aracı olarak gördüğünü aktardı. Hızlı teslimat baskısı altında kuryelerin trafikte can güvenliğinin tehlikeye atıldığını hatırlatan Özdemir, bu çalışma şartlarını modern kölelik olarak tanımlayarak yasal güvence talebinde bulundu.




