Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, partisindeki liderlik tartışmalarına ilişkin sessizliğini bozdu. Silivri Cezaevi'nden T24 yazarı Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlayan İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine atanmasını sert bir dille eleştirdi. İmamoğlu, delegelerin iradesi yok sayılarak yargı yoluyla oluşturulan bu yeni yönetimi siyasi kayyımlık olarak tanımladı.
Parti içine yönelik dâhili bedhah ifadesini kullanan İmamoğlu, CHP'nin dışarıdan yıkılamadığı için içeriden teslim alınmaya çalışıldığını savundu. Mevcut genel merkez binasının meşruiyetini yitirdiğini aktaran İmamoğlu, asıl mücadelenin sokaklarda ve meydanlarda devam edeceğini, delege iradesi tecelli edene kadar genel merkezin boş duvarlardan ibaret kalacağını belirtti.
ERDOĞAN VE SİYASİ KAYYIM ELEŞTİRİSİ
İmamoğlu'nun açıklamalarında en çok dikkat çeken bölümlerden biri, mevcut yapıya yönelik yönelttiği ağır suçlamalar oldu. Kulislerde konuşulan iddialara yanıt veren İmamoğlu, asıl hedefin kendisi değil, Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasi olduğunu vurguladı.
T24'ün aktardığına göre İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'nun yönetimini işaret ederek, bu yapının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan emir aldığını öne sürdü. Figüranların veya kayyımların bir önemi olmadığını belirten İmamoğlu, asıl amacın cumhuriyeti ve adaleti betona gömmek olduğunu, ancak milletin desteğiyle bu emaneti koruyacaklarını ifade etti.
YENİ BİR SİYASİ OLUŞUM SİNYALİ Mİ?
Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı, CHP içindeki kurumsal yapıyı hukuken tartışmalı hale getirirken, muhalefet cephesinde yeni bir yol haritası arayışını da hızlandırdı. İmamoğlu, mücadelenin parti içinde mi yoksa yeni bir oluşumla mı süreceği sorusuna, Özgür Özel'in liderliğindeki mevcut delege iradesini savunduklarını, ancak hukuk çiğnenmeye devam ederse "Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız" diyerek alternatiflere açık olduklarını gösterdi. 24 Mayıs tarihini bir milat olarak nitelendiren İmamoğlu, bu sürecin demokratlar ile müdahaleyi destekleyenler arasında bir ayrışma noktası olduğunu kaydetti.
POLİS MÜDAHALESİNE TEPKİ
CHP
Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesini hücresindeki televizyondan izlediğini belirten İmamoğlu, yaşananları devlet gücüyle millet iradesi arasında büyük bir hesaplaşma olarak nitelendirdi. Parti binasını namahrem olarak tanımlayan İmamoğlu, kapı kırılarak içeri girilmesini demokrasiye ve kurumsal hafızaya yapılmış bir saldırı olarak değerlendirdi.
İktidarın kaybetme korkusuyla kaba kuvvete başvurduğunu öne süren İmamoğlu, bu tür saldırıların doğru yolda olduklarının bir göstergesi olduğunu savundu. Rejim tartışmalarının yeni olmadığını, 2017 referandumundaki mühürsüz oy kararıyla hukukun bükülmeye başlandığını hatırlatan İmamoğlu, Atatürk'ün açtığı yoldan ayrılmadan demokrasi mücadelesini sürdüreceklerinin altını çizdi.





