Türkiye genelindeki milyonlarca emekli, bankaların sunduğu promosyon ödemelerindeki adaletsizliklerin giderilmesini bekliyor. Sözcü Gazetesi'nde yer alan habere göre, SGK Uzmanı İsa Karakaş mevcut sistemde 20 bin TL ve üzeri maaş alan tüm emeklilerin aynı kategoride değerlendirilmesini eleştirerek yeni bir hesaplama formülü gündeme getirdi.
Karakaş, bankaların mevduat hesaplarında yüksek tutarlara daha fazla getiri sağlarken, emekli maaşlarında bu kuralın işletilmediğine dikkat çekti. 37 bin TL, 50 bin TL, 80 bin, 96 bin, 107 bin ve 138 bin TL maaş alan hak sahiplerinin, en düşük aylık alanlarla aynı promosyon baremine tabi tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu belirtildi. Bir bankaya 1 milyon lira yatıran kişiyle 20 bin lira yatıran kişiye aynı kâr payının verilmediği hatırlatılarak, emekli maaşlarının oluşturduğu nakit kaynağının da benzer bir mantıkla değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
MEVCUT SİSTEMDEKİ TIKANIKLIK NASIL AŞILACAK?
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) bankalarla imzaladığı mevcut protokollerin acilen revize edilmesi gerektiğini savunan Karakaş, 20 bin TL üzerini tek kategori sayan yapının iptalini istedi. Yeni öneriye göre promosyon ödemeleri sabit miktarlarla değil, kişinin aldığı net maaş tutarıyla eşitlenmeli. Bu formül hayata geçerse, 20 bin TL maaş alan emekliye en az 20 bin TL, 30 bin TL alana 30 bin TL, 50 bin TL alana 50 bin TL, 100 bin TL alana ise asgari 100 bin TL promosyon ödemesi yapılacak.
SGK PROTOKOLLERİ VE PROMOSYON TABANLARI NASIL İŞLİYOR?
Mevcut uygulamada SGK, kamu ve özel bankalarla belirli dönemlerde protokol imzalayarak maaş dilimlerine göre asgari promosyon tutarlarını belirliyor. Ancak en üst dilim 20 bin TL ve üzeri olarak sabitlendiği için, bu rakamın çok üzerinde aylık alan emekliler oransal olarak ciddi bir kayıp yaşıyor. Uzmanlar, taban sınırın maaşa endekslenmesinin bankalar arası rekabeti de gerçek anlamda başlatacağını ve emeklilerin daha yüksek kazanımlar elde edeceğini öngörüyor.
Önerilen sistemde net maaş tutarı yasal alt sınır olarak kabul edilirken, bankaların müşteri çekmek için bu rakamın üzerine ek kâr payları ilave etmesi hedefleniyor. Özellikle kamu bankalarının mevcut durumda en düşük promosyonları vererek rekabeti olumsuz etkilediği vurgulanırken, yeni dönemde kamu bankalarının emekliler lehine sürece öncülük etmesi gerektiği ifade ediliyor.





