Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde, Kırkgöz Göleti'nin su kaynaklarını tehdit ettiği gerekçesiyle tartışmalara neden olan kaçak muz serasının yıkım işlemi tamamlandı. Antalya Körfez Gazetesi'nin aktardığına göre, daha önce hasat gerekçesiyle iki kez ertelenen söküm işlemi, ilgili kurumların koordinasyonuyla gerçekleştirildi.
Kırkgöz Su Kaynakları Mutlak Koruma Alanı içerisinde, 8559 ada 23 numaralı parselde yer alan yapının, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı olduğu tespit edilmişti. Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun 25 Mayıs 2021 tarihli ve 448 sayılı kararı doğrultusunda başlatılan süreç, seradaki ürünlerin toplanması için ocak ve nisan aylarında ertelenmişti. Tahliye hazırlıklarının bitmesiyle birlikte koruma alanındaki kaçak yapı tamamen kaldırıldı.
SİYASİLERİN ÖVGÜSÜ YENİDEN GÜNDEMDE
Yıkım işleminin ardından, dönemin AK Parti Döşemealtı İlçe Başkanı ve 2024 belediye başkan adayı Bekir Kıvrım'ın söz konusu projeye yönelik geçmişteki açıklamaları tekrar dikkat çekti. Kıvrım'ın 29 Mart 2021 tarihinde sera inşaatını ziyaret ederek, projeyi "İlçemiz tarımına yeni bir vizyon kazandırdı" şeklinde övdüğü biliniyor.
MUZ SERALARININ SU KAYNAKLARINA ETKİSİ NE YÖNDE?
Son yıllarda Antalya genelinde ve Alanya gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu ilçelerde hızla artan muz seraları, yüksek su tüketimleri nedeniyle yeraltı kaynakları üzerinde baskı oluşturuyor. Kırkgöz gibi "Doğal Sit–Nitelikli Doğal Koruma Alanı" statüsündeki 45 bin metrekarelik hassas bölgelerde bu tür yapılaşmalar, bölgenin ekolojik dengesini ve içme suyu rezervlerini doğrudan riske atıyor. Bu durum, Akdeniz havzasındaki tarımsal yatırımların su kaynakları dikkate alınarak planlanması gerektiğini gösteriyor.
ASAT'TAN KESİN KORUMA MESAJI
Sürecin tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan ASAT
Genel Müdürü Cengi Gülebay, kentin içme suyu kaynaklarının korunması konusunda taviz vermeyeceklerini bildirdi. İklim krizinin etkilerinin giderek arttığına değinen Gülebay, su havzalarının kirlenmesine müsaade etmeyeceklerini ve yasal sorumluluklar çerçevesinde kurumlar arası iş birliği ile gerekli tüm adımları atacaklarını açıkladı.




