CHP'nin, tabandan tavana kadar, aynı düşünsel yaklaşım içinde olan insanların bir arada bulunduğu bir siyasi yapı olduğunu söylemek çok zor. Parti içi demokrasinin olduğu bir parti içinde, belli olaylar ve gelişmeler hatta ciddi sorunlar...
CHP
’nin, tabandan tavana kadar, aynı düşünsel yaklaşım içinde olan insanların bir arada bulunduğu bir siyasi yapı olduğunu söylemek çok zor.
Parti içi demokrasinin olduğu bir parti içinde, belli olaylar ve gelişmeler hatta ciddi sorunlar karşısında farklı görüşler gündeme gelip, tez ve antitezler ele alınarak bir senteze gitmek kadar doğal bir şey olamaz.
Ama bu tartışma, partinin temel ideolojisine uygun bir biçimde yapılmalı.
CHP 1960 sonrasında, solun dünyada yükselişe geçişiyle birlikte, ideolojik anlamda, yeni arayışlar içine girerek, ister istemez sola açılmak zorunda kalıp, önce “Ortanın Solu” sonra da “Demokratik Sol” kavramlarına sarılmıştır.
CHP özellikle rahmetli Ecevit döneminde, proje yerine slogan üretmeye yönelmiş, bu sayede de oyunu belli ölçüde de olsa arttırabilmiştir.
Bu oy artışı, partinin tutarlı politikalarına dayalı bir başarıdan çok, Ecevit’in kişisel olarak, şiirsel söylemleri, çarpıcı sloganları ve medyanın Ecevit’e dönük desteği sayesinde oldu.
CHP’yi her koşulda destekleyen kesim, bir düşünce bütünlüğünden çok, bir ya da birkaç düşünce karşıtlığına ya da anadan babadan gelme bir gelenekle bu hareket içinde yer alıyor.
CHP’nin bugünkü yapısı, toplumun önemli bir kesimine güven vermiyor.
AK Parti karşıtlığına dayalı politikalar ne zamana kadar sürdürülebilir?
Bu kısır politika, CHP’ye orta ve uzun vadede yüzde 25 oy oranından başka ne kazandırabilir?
CHP yüz yıl öncesine öykünmeyi bir an önce bırakıp, Laik Cumhuriyetle birlikte, Demokrasiyi de önceliğine almak zorunda.
1980’ler öncesinin klasik sol anlayışıyla, liberalizme ve kapitalizme karşı çıkmayı bırakıp, bugünün somut koşullarının gereğine uygun ekonomi politikalarına yönelmek şart.
CHP, dünyalı ve insan olmaya odaklanıp, laik, demokratik, hukukun üstünlüğüne dayalı bir cumhuriyeti savunmalı.
CHP’nin bugünkü üst düzey kadrolarına baktığımızda, uzun süre aynı görevde kalan isimlerden söz etmek mümkün değil.
Sürekli vitrin değişikliğine gidildiğinden, CHP bugün için, arzuladığı politikaları ve de bu politikaları oluşturacak kadroları henüz oluşturamadı.
Tutarlı ve uzun süre görevde kalacak kadroları oluşturamayan bir partinin, sağlıklı politikalar üreterek toplumun her kesimine açılarak, arzulanan oy patlamasını yapıp, iktidara yönelebilmesi mümkün mü?
CHP her zaman olduğu gibi, bugün de olağanüstü kongre isteyen, partiden çok, kendi kariyerist hesapları peşinde koşan beyinlerin ortaya çıkarttığı parti içi çekişmelerle uğraşmakla meşgul.
Mevcut adayların CHP’ye en küçük bir katkı sağlayamayacağı ortada.