Gazeteci Ali Tarakcı, sosyal medya platformu X’te yaptığı “Çok önemli bir bakan Cuma günü istifa edecek” paylaşımı nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen dosyada Tarakcı hakkında “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlaması yöneltildi. Soruşturma kapsamında adresinde arama yapılması ve dijital materyallerine el konularak incelemeye alınması yönünde de talimat verildi.

SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI VAR

Başsavcılığın soruşturmasına konu olan paylaşımda herhangi bir bakanın ismi belirtilmezken, önemli bir bakanın cuma günü görevinden ayrılacağı öne sürüldü. Paylaşımın ardından başlayan adli süreçte gözaltı kararı uygulandı ve Tarakcı’nın adresindeki dijital materyallerin incelenmesine karar verildi. Haber ajanslarının aktardığı resmi soruşturma bilgileri, işlemlerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun talimatıyla yürütüldüğünü gösteriyor.

“HALKI YANILTICI BİLGİYİ ALENEN YAYMA” SUÇU NASIL DÜZENLENİYOR?

Soruşturmanın dayanağını oluşturan Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi, 2022 yılında yapılan düzenlemeyle kanuna eklendi. Maddede; ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle ve kamu barışını bozmaya elverişli biçimde alenen yaymak suç olarak düzenleniyor. Kanun, suçun temel şekli için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Düzenlemenin uygulanabilmesi için yalnızca paylaşılan bilginin yanlış olduğunun ileri sürülmesi değil, kanunda belirtilen diğer unsurların da somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekiyor.

ANAYASA MAHKEMESİ DÜZENLEMEYİ İNCELEMİŞTİ

TCK 217/A daha önce Anayasa Mahkemesinin norm denetimine de konu oldu. Yüksek Mahkeme, 8 Kasım 2023 tarihli kararında düzenlemenin iptali istemini reddetti. Mahkemenin değerlendirmesinde, suçun oluşabilmesi için gerçeğe aykırılığı fail tarafından bilinen bir bilginin, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma amacıyla ve kamu barışını bozmaya elverişli biçimde yayılması gerektiği vurgulandı. Anayasa Mahkemesi ayrıca “kamu barışını bozmaya elverişlilik” koşulunun yargı makamlarınca somut delil ve olgular üzerinden ortaya konulması gerektiğini belirtti. Kararda bazı üyeler ise düzenlemenin ifade özgürlüğü ve öngörülebilirlik açısından sorun oluşturduğu yönünde karşı oy kullandı.

DİJİTAL MATERYALLER SORUŞTURMADA İNCELENECEK

Tarakcı’nın adresinde yapılan işlemler kapsamında dijital materyallerine de el konularak inceleme yapılması talimatı verildiği bildirildi. Bu tür soruşturmalarda dijital cihazların incelenmesi; paylaşımın kaynağı, zamanlaması, hesap kullanımına ilişkin veriler ve soruşturmanın kapsamıyla bağlantılı olabilecek elektronik kayıtların değerlendirilmesini amaçlayabiliyor. Ancak ele geçirilen materyallerin varlığı tek başına suçun işlendiği anlamına gelmiyor; bunların soruşturma makamlarınca dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Alanya’da uyuşturucuya 19 yıl 3 ay hapis
Alanya’da uyuşturucuya 19 yıl 3 ay hapis
İçeriği Görüntüle

GÖZALTI KARARI HÜKÜM ANLAMINA GELMİYOR

Ceza soruşturmalarında gözaltı, şüpheli hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı değil, soruşturma aşamasında uygulanan bir koruma tedbiri niteliği taşıyor. Bu aşamada savcılık, toplanan delilleri ve şüphelinin ifadesini değerlendirerek adli sürecin nasıl devam edeceğine karar veriyor. Bir kişinin suçlu kabul edilebilmesi ise yargılama sonucunda kesinleşmiş mahkeme kararına bağlı bulunuyor. Bu nedenle Tarakcı hakkındaki suçlamanın hukuki karşılığının ve TCK 217/A’da aranan şartların somut olayda oluşup oluşmadığının belirlenmesi yargı makamlarının değerlendirmesiyle netleşecek.

SOSYAL MEDYADA DOĞRULAMA SORUMLULUĞU ÖNE ÇIKIYOR

Olay, özellikle kamu görevlileri, ekonomi yönetimi ve devlet kurumlarına ilişkin doğrulanmamış iddiaların sosyal medyada hızla yayılmasıyla ortaya çıkan hukuki ve gazetecilik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyunu ilgilendiren iddialarda resmi açıklamaların, birden fazla güvenilir kaynağın ve doğrudan doğrulanabilir belgelerin kontrol edilmesi önem taşıyor. Bununla birlikte yanlış veya tartışmalı bir bilginin ceza hukuku kapsamında değerlendirilmesinde yalnızca bilginin doğruluğu değil; paylaşımın konusu, amacı, kamu barışını etkileme kapasitesi ve kanundaki diğer unsurların birlikte incelenmesi gerekiyor. Anayasa Mahkemesinin TCK 217/A hakkındaki kararında da bu koşulların somut olay temelinde ortaya konulmasının önemine işaret ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi