Eleştirinin sözlük anlamı; herhangi bir şeyin doğru ve yanlış yönlerini ortaya koymadır. Çoğu kişi eleştiriyi yapıcı ve yıkıcı diye sınıflandırır. Oysa eleştiri; eleştiridir ve bunun yapıcısı yıkıcısı olmaz. Ortada iyi niyet...

Eleştirinin sözlük anlamı; herhangi bir şeyin doğru ve yanlış yönlerini ortaya koymadır. Çoğu kişi eleştiriyi yapıcı ve yıkıcı diye sınıflandırır. Oysa eleştiri; eleştiridir ve bunun yapıcısı yıkıcısı olmaz. Ortada iyi niyet yoksa onun adı da eleştiri olmaz. Bildiklerini paylaşmak ve yararlı olmak yurttaş sorumluluğudur. Belediye; bizden veya değil diye düşünmek, aydın karakteri değildir ve buna kentli olamamak denir.
Yazmıyorsanız, eleştiri yapmıyorsanız Alanya Belediyesi çalışmalarını beğeniyorsunuz demektir! Doğrudur, ama beğenmek de bir eleştiridir. Sayın Hasan Sipahioğlu başkan seçildiğinin ilk 20 günü sonunda, oturduğum Kale Yamacında akmayan sular akmaya başladı. Sivrisinek sorunu kalmadı. Toprak yollar asfaltlandı. Yeterli mi? Yeterli olsaydı belediye seçimleri yapılmazdı. Seçimler belediyelerin karneleridir. Başarı ölçüsü seçimlerdir. Seçimlerin de gösterdiği gibi, Alanya Belediyesi çalışmalarıyla başarılıdır ve Türkiye geneliyle kıyas edildiğinde en iyilerinden olduğu tartışmasızdır. Çok iyi çalışan; Zabıta, Çevre, Temizlik İşleri, Park Bahçeler ve Kültür Müdürlükleri gibi servisleri var. Taşeron firma aracılığıyla yaptırılan işlerin denetimleri iyi yapılmalıdır. Yol, yaya kaldırım bağlantıları, yağmur suyu akış disiplini, menfez kapaklarının doğru konması, Kütürüp ve Tepe Mahallelerinde yapılan tekniğine ve imara aykırı yüksek istinat duvarlarının engellenmesi konusunda; Fen ve İmar işleri daha dikkatli olmalıdır. Unutulmamalı, Mona Lisa Tablosunu yapan ressam güzelliği; “küçük mükemmel parçaların bir araya gelmesi” olarak açıklar. Küçük ama doğru ayrıntılara özen göstermek prestij peşinde olan Alanya’ya ivme kazandıracaktır.
Kent; turist ve turizm baskısından kurtarılmalı, gürültü kirliliğiyle mücadele edilmelidir. Sezon sonu diye iş yerine kilit vuranların Alanya ekonomisine katkıları yoktur. Büyük marketlerle baş edemeyen küçük esnafın korunması için tedbirler alınmalıdır. Amaç; huzur, güven ve bol kazançlı romantik bir kent ortamı yaratmak olmalıdır. Aşağıda sıralanan şu önerilere ne dersiniz?
- Balık Pazarı tekrar merkeze taşınmalıdır. Yer Ticaret ve Sanayi Odası arkasındaki aralık olabilir. Manav ve çiçekçiler de pazar içinde yer almalılar. Renk ve ışık; alışveriş yapılmasa bile uğrayanların ruhunu okşayabilir. Koku ve kirlilik çözülebilecek sorunlardır.
- Kale yoluna yapılan yaya yolu korkulukları, tarihi Tophane Mahallesi siluetini bozmuştur. Korkuluklar; Mor Salkım gibi sarmaşık türü bitkilerle kolayca, kısa zamanda gizlenebilir.
- Kent içindeki bütün yollar asfalt yerine parke kaplama olmalıdır. Yağmur suyunun kent topraklarınca kolay tutulmasını sağlar. Asfalt kent içi sıcaklığını önemli derecede arttırır. Maliyet analizine göre asfalt, parke kaplamadan daha maliyetlidir. Asfalt şantiyeleri kent merkezleri için gereksizdir.
- Güzelyalı Caddesiyle deniz arasında kalan mezarlığın yüksek duvarları yıkılmalıdır. Mezarlık daha şeffaf ve kolay ziyaret edilebilir olmalıdır. Bol çiçeklerle ve su ünitesiyle zenginleştirilmelidir. Su akış halinde ve küçük düşüşlerle ses elde edilmeli, çevresi doğal taş ve çiçeklerle çevrilmelidir. Mezarlıklar insanların düşünme ve dinlenme noktalarıdır. Aynı zamanda çevrede yaşayanların zahiri görüntüsüdür, mezarlıklar.
- Atatürk Evinin bahçesinde kırmızı çiçek açan ağaç Alanya’da yaygınlaştırılmalıdır. Yüksek, sevimsiz bahçe ve istinat duvarları sarmaşık türü bitkilerle gizlenmelidir. Bazı duvarlar gençlerin duvar boyama isteklerine açılmalıdır. Batıda “grafite” denilen sanat akımı çirkin duvarları canlandırabilir.
- Heykel çalışmaları Alanyalıların ufkunu ve yaşadığı kentine ilgi ve sevgisini arttırdığını söyleyebilirim. Bu tür çalışmalar serbest çalışma gibi olmamalıdır. Konu ve meydan çalışması gibi düşünülürse, heykeller daha anlam kazanır. Örnek; Keller Muharı, Kızlar Muharı, İlifos Suyu gibi noktalar, heykel aracılığıyla simgeleştirilebilir.
Son söz internetten; beğendim, paylaşalım.
“Bilim ve Sanat”, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur. “Tavuk Toplum” önüne atılan bir avuç yemi gagalarken arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz!