Atadan, anadan, babadan kalma particilik anlayışı ve geleneği sanırım salt Türkiye'ye özgü olmalı! Dünya değişiyor. Dünyada değişmeyen tek şey değişim olduğu halde, biz değişmemekte direniyor ve değişmemeyi de kutsayarak, değişmemekle...
Atadan, anadan, babadan kalma particilik anlayışı ve geleneği sanırım salt Türkiye’ye özgü olmalı!
Dünya değişiyor.
Dünyada değişmeyen tek şey değişim olduğu halde, biz değişmemekte direniyor ve değişmemeyi de kutsayarak, değişmemekle de övünebiliyoruz.
Sanırım bu mirasyediliğe dayalı siyasi tercih anlayışı, yavaş yavaş ortadan kalkmaya yüz tuttu.
Bu geleneği sürdürme becerisini gösterenler, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana sadece CHP saflarında yer alan belli bir kesim değil.
1960 sonrasında, iki kutuplu dünyanın soğuk savaş dönemi koşullarında, komünizm tehlikesinin sürekli gündemde tutulduğu bir ortamda, 1960 darbesinin mimarlarından olan Alparslan Türkeş’in liderliğinde, Türk siyasetinde önemli görevler üstlenen ve toplumsal çatışmalara dönük belli etkilere karşı bir tepki olarak ortaya çıkan MHP’liler de var.
1980 öncesinde CHP ile birlikte en güçlü siyasi akım, Demokrat Parti çizgisiydi.
Bugün o bile siyaset sahnesinden silindi.
ANAP ise Özal sonrası uzun süre ayakta kalma başarısını gösteremedi.
Ecevit DSP’sinin adı var, kendisi yok.
Milli görüş çizgisinin temeli Necmettin Erbakan’ın ihya ettiği MSP ile başlar.
Bugün bu çizgi SP ile varlığını sürdürme çabası içinde.
AK Parti milli görüşten gelme olmasına karşın, bu görüşten tamamen kopup yeni bir siyaset anlayışına yönelerek, tüm kesimleri kucaklama başarısını göstererek on yıldır tek başına iktidar olabildi.
Rahmetli Özal iki elini yumruk yapıp dört eğilimi de kucaklayarak tek başına iktidar oldu.
Demek ki, kimilerince cahil cühela diye hakir görülen toplumun büyük çoğunluğu fanatik particilik yapmıyor, yeni şeyler söyleyen, yeni projeler sunabilen her yeni yapılanmayı bağrına basma gerçekçiliğini gösterebiliyorlar.
CHP’nin yüzde 20-25’lerde, MHP’nin de yüzde 10-15’lerde gezinen kalıplaşmış oy oranı dışında kalan yüzde 50-60’lara varan bir seçmenin, pati fanatizminden uzak bir biçimde oy kullandığını rahatlıkla iddia edebiliriz.
Bana göre bu, ilerisi için umut verici bir gelişme.
Özal’lı ANAP’ı bu halk nasıl sıfırdan tek başına iktidar yapıp sonrasında da siyaset sahnesinden sildiyse, AK Parti’yi de başarısı devam ettiği sürece destekler, başarısızlığında ise onu da diğerlerine reva gördüğü gibi siyaset sahnesinden siler.