Sanayide Kalifiye Eleman Alarmı: Usta Bulmak Zorlaştı, Maaşlar Yarışa Girdi
Türkiye’de sanayi, inşaat, tarım ve lojistik gibi kritik sektörlerde nitelikli çalışan açığı büyüyor. Bazı uzmanlık gerektiren işlerde çok yüksek ücretlerin konuşulmasına rağmen işletmelerin deneyimli usta ve operatör bulmakta zorlandığı belirtiliyor. İşgücü piyasasına ilişkin resmi araştırmalar da sorunun yalnızca ücret değil, mesleki beceri ve tecrübe eksikliğiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye’de uzun süredir gündemde olan ara eleman sorunu, üretim yapan işletmeler açısından giderek daha önemli bir başlık haline geldi.
Özellikle deneyim, teknik bilgi ve belirli bir uzmanlık isteyen mesleklerde yetişmiş çalışan bulmanın zorlaşması, ücretlerin de yukarı yönlü hareket etmesine neden oluyor. Bazı sektörlerde ve özel uzmanlık gerektiren pozisyonlarda aylık kazancın 200 bin liraya kadar çıkabildiği öne sürülüyor. Ancak bu rakamın tüm çalışanlar için geçerli standart bir ücret olmadığı, deneyim, çalışma koşulları, mesai, şehir ve uzmanlık seviyesine göre önemli farklılıklar bulunduğu unutulmamalı.
EN ÇOK USTA VE OPERATÖR ARANIYOR
İşverenlerin eleman bulmakta zorlandığı alanların başında üretim ve inşaat geliyor.
Kule vinç ve iş makinesi operatörleri, demir ve kalıp ustaları, kaynakçılar, CNC operatörleri ve çeşitli makine ustaları gibi deneyim isteyen mesleklerde nitelikli çalışan ihtiyacı öne çıkıyor.
Tarım ve hayvancılıkta da benzer bir tablo yaşanıyor. Sürü yönetimi ve uzmanlık isteyen tarımsal işlerde yetişmiş çalışan bulmanın güçleşmesi işletmelerin personel maliyetlerini artırıyor.
İŞKUR ARAŞTIRMALARI DA SORUNA İŞARET EDİYOR
İŞKUR'un işgücü piyasası araştırmaları, işverenlerin eleman temininde yaşadığı güçlüğün önemli nedenleri arasında yeterli mesleki beceriye sahip çalışan bulunamaması, iş tecrübesi eksikliği ve yeterli sayıda başvuru yapılmamasının bulunduğunu gösteriyor.
İl bazındaki araştırmalarda inşaat ve imalat sektörleri eleman temininde güçlük yaşanan alanlar arasında öne çıkarken; inşaat işçisi, şoför, ekskavatör operatörü, kaynakçı ve çeşitli makine operatörleri de ihtiyaç duyulan meslekler arasında yer alıyor.
Bu veriler, sorunun yalnızca "yüksek maaşa rağmen kimse çalışmıyor" şeklinde açıklanamayacağını gösteriyor. Çalışma koşulları, ücret düzeyi, mesleki yeterlilik, tecrübe ve işin gerektirdiği fiziksel şartlar birlikte etkili oluyor.
200 BİN LİRALIK MAAŞ HERKES İÇİN GEÇERLİ DEĞİL
Kalifiye eleman tartışmalarında yüksek maaş rakamları dikkat çekse de bu ücretlerin sektörün tamamını temsil etmediğinin altını çizmek gerekiyor.
Uzun yıllar deneyim kazanmış, birden fazla makine kullanabilen, programlama veya özel üretim bilgisine sahip CNC ustaları ile sertifika ve yüksek sorumluluk gerektiren operatörlerin kazancı standart çalışan ücretlerinin üzerine çıkabiliyor.
Benzer durum şantiyelerde görev yapan deneyimli ustalar ve özel iş makinelerini kullanan operatörler için de geçerli.
Dolayısıyla 100-200 bin liralık ücretlerden söz edilen ilan veya işlerde pozisyonun niteliği, çalışma süresi, fazla mesai, şehir, proje şartları ve çalışanın deneyimi belirleyici oluyor.
İŞLETMELER İÇİN ÜRETİM RİSKİ OLUŞTURUYOR
Nitelikli çalışan bulunamaması yalnızca istihdam piyasasının sorunu değil. İşletmeler açısından doğrudan üretim kapasitesini etkileyebilecek bir risk oluşturuyor.
Bir makinenin başına geçebilecek operatörün veya üretimin belirli aşamasını gerçekleştirecek ustanın bulunamaması, siparişlerin gecikmesine ve mevcut çalışanların üzerindeki iş yükünün artmasına yol açabiliyor.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından yetişmiş bir çalışanın kaybedilmesi, yerine aynı deneyime sahip kişinin kısa sürede bulunamaması nedeniyle daha büyük sorun yaratabiliyor.
ANTALYA'DA İNŞAAT, SANAYİ VE TURİZM İÇİN DE ÖNEMLİ
Nitelikli personel sorunu Antalya ve Alanya açısından da yakından takip edilmesi gereken bir konu.
Bölgede turizm sektörünün yüksek işgücü ihtiyacına ek olarak inşaat, teknik servis, mobilya, metal işleri, otomotiv ve makine bakım-onarım alanlarında da mesleki deneyime sahip çalışanlara ihtiyaç duyuluyor.
Farklı sektörlerin aynı işgücü havuzundan çalışan araması, özellikle sezon dönemlerinde işletmeler arasındaki personel rekabetini daha da artırabiliyor.
ÇÖZÜM MESLEKİ EĞİTİMDE ARANIYOR
İşgücü piyasasındaki açığın azaltılması için öne çıkan başlıklardan biri mesleki eğitimin sektörün ihtiyaçlarıyla daha güçlü biçimde buluşturulması.
İŞKUR ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasında 23 Eylül 2024'te imzalanan Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı da bu amaçla hayata geçirildi.
Program kapsamında teorik ve uygulamalı eğitimlerin birlikte yürütülmesi, işsizlerin işletmelerin ihtiyaç duyduğu alanlarda yetiştirilmesi ve mesleki yetkinliklerinin artırılması hedefleniyor.
USTALIK YENİDEN DEĞER KAZANIYOR
Türkiye’de uzun yıllar üniversite eğitimi gençler açısından temel kariyer rotalarından biri olarak görülürken işgücü piyasasındaki değişim mesleki becerilerin ekonomik değerini yeniden gündeme taşıdı.
CNC kullanabilen, kaynak yapabilen, kalıp hazırlayabilen, ağır iş makinesi kullanma yeterliliğine sahip veya belirli bir üretim alanında yıllarca deneyim kazanmış çalışanların yerine kısa sürede yeni personel yetiştirmek mümkün olmuyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca diploma değil, doğrudan üretime dönüşebilen mesleki beceri ve ustalığın da işgücü piyasasında değerini artırması bekleniyor.




