Altın fiyatlarında her yıl aynı düşüş ayı yaşanmıyor. Ancak küresel talep, faiz beklentisi, dolar endeksi ve Hindistan-Çin kaynaklı sezon etkileri bazı dönemlerde fiyat üzerinde aşağı yönlü baskı kurabiliyor.

Altın fiyatları için “en çok şu ayda düşer” demek doğru olmaz. Çünkü ons altın ve gram altın, takvimden çok faiz politikası, doların gücü, jeopolitik riskler ve büyük pazarlardaki fiziki talep tarafından yönlendiriliyor. Yani yatırımcıların aradığı tek bir “düşüş ayı” yok; sadece tarihsel olarak daha zayıf seyredebilen dönemler var.

ALTINDA EN ÇOK HANGİ DÖNEMLER ZAYIFLAYABİLİYOR?

Dünya Altın Konseyi verileri ve piyasa değerlendirmeleri, ocak ve ağustos aylarının tarihsel olarak daha güçlü aylar arasında öne çıktığını gösteriyor. Bu da basitçe, diğer bazı aylarda görece daha zayıf performans görülebileceği anlamına geliyor. Özellikle ilkbahar aylarında Çin tarafında talebin yavaşladığı, nisan ve mayısta tüketimde mevsimsel zayıflık yaşanabildiği belirtiliyor.

Alanyalı üreticilere hayvancılık desteği: Başvurular 1 Nisan’da başlıyor
Alanyalı üreticilere hayvancılık desteği: Başvurular 1 Nisan’da başlıyor
İçeriği Görüntüle

Çin piyasasına ilişkin değerlendirmelerde, yerel altın tüketiminin nisan ve mayısta mevsimsel zayıflık gösterebildiği; sonrasında yeniden toparlanma görülebildiği aktarılıyor. Bu tablo, tek başına fiyat garantisi vermese de küresel talep tarafında baskı oluşabilecek dönemleri işaret ediyor.

EYLÜL-EKİM DÖNEMİ NEDEN DAHA FARKLI İZLENİYOR?

Altında özellikle eylül, ekim ve yılın son çeyreği çoğu zaman daha dikkatli izleniyor. Bunun nedeni, Hindistan’daki düğün ve festival sezonu ile Çin’deki dönemsel stok yenilemelerinin fiziki talebi destekleyebilmesi. Dünya Altın Konseyi, Hindistan’da talebin çoğu zaman eylül-ocak hattında güçlendiğini, Çin’de de eylül sonrası dönemsel canlanma görülebildiğini vurguluyor. Bu yüzden altının “en çok düştüğü ay” sorusundan çok, “hangi aylarda talep zayıflıyor” sorusu daha doğru oluyor.

ALTINI EN ÇOK NELER AŞAĞI ÇEKİYOR?

Takvim etkisinden daha güçlü olan ana başlıklar ise oldukça net. Dolar endeksinin güçlenmesi, faizlerin yüksek kalması veya daha da yükseleceği beklentisi, yatırımcıların risksiz getiriye yönelmesine yol açabiliyor. Böyle dönemlerde altın üzerinde baskı artabiliyor. Jeopolitik tansiyonun düşmesi ve piyasalarda risk iştahının yükselmesi de güvenli liman talebini azaltabiliyor. Dünya Altın Konseyi’nin 2026 görünümünde de yatırım talebi ile jeopolitik risklerin fiyat üzerinde belirleyici olmaya devam ettiği belirtiliyor.

Bir başka önemli nokta da şu: Fiziki talep artsa bile fiyat bazen yine düşebiliyor, ya da tam tersi. Çünkü altın artık sadece takı talebiyle değil, merkez bankaları, ETF akımları ve küresel faiz beklentileriyle birlikte hareket ediyor. Yani ay hesabı tek başına yetmiyor. Tam da bu yüzden.

YATIRIMCI İÇİN ASIL SORU NE OLMALI?

“Altın hangi ay düşer?” sorusu yerine, FED faiz patikası ne yönde, dolar güçleniyor mu, jeopolitik risk azalıyor mu ve Hindistan-Çin talebi hangi dönemde yavaşlıyor sorularına bakmak daha sağlıklı bir yaklaşım sunuyor. Tarihsel eğilimler yol gösterebilir ama kesin sonuç vermez. Özellikle Alanya ve Antalya gibi bölgelerde düğün sezonu, tasarruf eğilimi ve gram altın takibi daha çok günlük hayat üzerinden okunuyor; vatandaş için mesele çoğu zaman “hangi ay düşer”den çok “ne zaman biraz daha erişilebilir olur” sorusuna dönüyor.

Özetle; altının en çok düştüğü kesin bir ay yok. Ancak nisan-mayıs gibi talebin mevsimsel zayıflayabildiği dönemler ile yüksek faiz ve güçlü doların öne çıktığı süreçler, aşağı yönlü baskının daha fazla hissedildiği zamanlar arasında gösteriliyor. Buna karşılık ocak, ağustos ve sonbahardan yıl sonuna uzanan bazı dönemler tarihsel olarak daha güçlü seyir gösterebiliyor.

Kaynaklar: World Gold Council, LBMA, Investopedia

Muhabir: Bircan Subaşı