2023 yılı Genel Seçimleri için milletvekilliği aday listeleri belli oldu. “Seçilebilecek” diye nitelenen sıralarda biri AKP, diğeri ise CHP’den olmak üzere iki “Alanyalı” aday yer aldı.
Malumunuz “ Alanya’nın gururu” Dışişleri Bakanını bu listenin dışında değerlendirmek gerekiyor. Çünkü o seçilip seçilemeyeceği konu bile edilemeyecek şekilde liste başında yer alıyor.
Her ne denli Cumhurbaşkanının, eski bakanlarına “dokunulmazlık” kazandırmak için hepsini liste başına yerleştirdiği gibi bir iddia varsa da, bu konu Mevlüt Çavuşoğlu için çok geçerli değil. Çünkü o 22., 23. ve 24. dönemde de birinci sırada yer alarak seçilmişti.
Cumhuriyet tarihinin en önemli, belki de Atatürk Cumhuriyeti’nin devamının oylanacağı böylesi bir seçimde Alanya, olası siyasi sonuçlar yerine daha pragmatik düşünüyor. Şehre hizmet edecek adaydan gayrisi Alanya siyaset yönlendiricilerini pek ilgilendirmiyor.
Bu, 1950 seçimlerinden beri böyle olmuş. Alanya’da ülke politikalarından neredeyse bağımsız olarak kişiler üstünden siyaset konuşulmuş. Bu düşüncenin son örneği olan Çavuşoğlu’na, koşulsuz destek her daim sürmüş.
Alanya öz milletvekilinden çok yararlanmış. Oto yol, demiryolu ulaşımı, doğal gaz gibi yatırım sözlerinin dışında daha somut ve gerçekleşmiş olan hizmetleri de onun sayesinde almış. Milletvekili spor federasyonu seçimlerinden, şehrin fakültesine desteğe kadar her konuda yardımcı olmuş.
Hal böyleyken yani demokratik parlamenter değil ama tekil bir cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin yakınındaki çok güçlü devlet insanından yararlanılmaktayken, yeni açıklanan milletvekilliği aday listeleri her zamanki gibi Alanya’da düş kırıklığı yarattı. Seçilebilecek yerlerden aday konulmadığı için sandıkta bunun intikamının alınması gerektiği söylendi.
Alanya’nın son genel seçimlerdeki sandık sayısı, Antalya genelindeki toplam sandığın yüzde 12’sini oluşturuyor. 1987 ve 1991 yılında Turgut Özal’ın uyguladığı “daraltılmış” seçim sisteminde bu oran işe yaramış ve bir Alanya çocuğu olan rahmetli Hayri Doğan 91’de milletvekili seçilmişti. Ama şimdi sistem böyle değil.
Sonuç olarak, ülkenin rejiminin oylanacağı böylesi önemli bir seçimde şehrin öz evlatlarının seçilebilmesi önceliği alıyorsa gerçekten sandıkta akılcı, dahası faydacı olmakta yarar var. O zaman şöyle düşünmeliyiz; madem ki bizim her şeyimiz, varoluş nedenimiz olan Çavuşoğlu’nun liste başı olarak seçilmesi garantidir; o zaman siyasi iktidarı elde etmesi olası olan bir diğer seçenek yani muhalefetin adayı Murat Özçelik’in adaylığı etrafında güçlerimizi birleştirmeliyiz.
Evet, bu düşünce hoşuma gitti. Başta Çavuşoğlu olmak üzere AKP’nin diğer adaylarının milletvekili olabilmesi için çabalamayı diğer merkezlere bırakıp, biz CHP ağırlıklı oy kullanmalıyız. Alanya basını bu düşünceye kilitlenip, halkı bu anlayış doğrultusunda yönlendirmeli. Böylece siyaset jargonuna ABD’nin bir hediyesi olarak giren “kazan kazan” ilkesini de en verimli şekilde uygulamış oluruz. Madem intikam alacağız, onu soğuk yiyelim, bekletmeden…