HİLTON'DA üst düzey yönetici olarak görev yapan ve sosyal medya ile YouTube yayınlarında turizm değerlendirmeleri yapan Yılgör Demirtaş'ın Alanya hakkında kullandığı ifadeler tartışma yarattı. Demirtaş, yayınladığı videoda Antalya turizmini değerlendirirken yaklaşık 8 dakika boyunca Alanya hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özellikle Alanya'nın turizm yapısını, plajlarını ve konaklama sektörünü hedef alan değerlendirmeleri tepkiyle karşılandı.
‘ALANYA EKONOMİK DEĞİL, UCUZ BİR YER’
Konuşmanın en çok eleştirilen bölümlerinden biri Demirtaş'ın Alanya'yı "en ucuz yer" olarak nitelendirmesi oldu. Demirtaş konuşmasında, Alanya'nın geçmişte ekonomik tatil tercih eden turistlerin yoğun olarak tercih ettiği destinasyonlardan biri olduğunu ifade ederek, bölgenin fiyat odaklı bir turizm modeliyle hareket ettiğini savundu.
‘KLEOPATRA PLAJI DOLANDIRICILAR YERİ’
Demirtaş'ın en sert eleştirilerinden biri Alanya'nın dünyaca ünlü Kleopatra Plajı hakkında oldu. Konuşmasında "Bir Kleopatra Plajı var. Orası da dolandırıcılar yeri" ifadelerini kullanan Demirtaş, plaj çevresindeki fiyat politikalarını eleştirdi.
‘TATİL YAPMAK İÇİN ALANYA'DAN VAZGEÇİN, ÜSTÜNÜ ÇİZİN’
Konuşmanın en dikkat çeken ve en fazla tepki çeken bölümü ise Demirtaş'ın Alanya hakkında kullandığı suç ve güvenlik içerikli ifadeler oldu. Demirtaş, Alanya'yı değerlendirirken "Faili meçhul cinayetlerin bol olduğu bir yer" ifadesini kullandı. Videonun sonunda Demirtaş, tatil planı yapanlara doğrudan çağrıda bulunarak "Tatil yapmak için Alanya'dan vazgeçin. Üstünü çizin" ifadelerini kullandı.
ALANYA TURİZM TEMSİLCİLERİNDEN SERT YANIT
Alanya hakkında yapılan tartışmalı değerlendirmeye, Alanya turizm sektörü temsilcilerinden peş peşe tepkiler geldi. Özellikle sosyal medyada gündem olan açıklamalar, Alanya turizm paydaşlarını harekete geçirdi.
‘SOMUT VERİSİZ ELEŞTİRİ, DESTİNASYONA HAKSIZLIKTIR’
Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, turizmci Yılgör Demirtaş'ın Alanya destinasyonuna yönelik ağır eleştirilerine yanıt vererek; somut verilere dayanmayan iddiaların ve genellemelerin yapıcı olmaktan çıkıp bölgenin marka değerine ciddi zararlar verdiğini vurguladı. Gencelli, "Sayın Yılgör Demirtaş'ın Hilton'da ve birçok önemli otelde yöneticilik yapmış olması nedeniyle sektörel tecrübesine elbette saygı duyuyorum. Ancak turizmde ‘iyi’ ve ‘kötü’ gibi kesin tanımlar yoktur. Turizmde asıl mesele kime göre ve neye göre değerlendirme yapıldığıdır. Sadece kötüyü görmek isterseniz kötüyü görürsünüz, sadece olumsuz yorumlara bakarsanız olumsuzlukları görürsünüz. Aynı şekilde olumlu yönlere bakarsanız da farklı bir tabloyla karşılaşırsınız. Bu nedenle bir destinasyonu değerlendirirken tek taraflı değil, bütüncül bir bakış açısıyla hareket etmek gerekir. Sayın Demirtaş'ın bazı eleştirilerinde doğruluk payı bulunabilir. Nitekim her destinasyonun olduğu gibi Alanya'nın da geliştirmesi gereken yönleri vardır. Ancak toplumda sıkça kullanılan bir söz vardır; ‘Yanlış üslup, doğru sözün celladıdır.’ Eleştiriler yapıcı olmaktan çıkıp genellemeye dönüştüğünde, artık sorunları çözmeye değil, destinasyonun imajına zarar vermeye başlar. Özellikle ‘faili meçhul cinayetlerin olduğu yer’ şeklindeki ifade son derece talihsizdir. Bu kadar ağır bir iddianın mutlaka somut verilerle ve belgelerle desteklenmesi gerekir. Aynı şekilde ‘Kleopatra Plajı dolandırıcıların yeri olmuş’ şeklindeki bir değerlendirme de ciddi bir suçlamadır. Kim dolandırılmıştır, hangi olay yaşanmıştır, hangi veriye dayanılarak bu sonuca varılmıştır? Bunların kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Turizm gibi milyonlarca insanı ilgilendiren bir sektörde açıklamalar yapılırken somut bilgilerle konuşmak büyük önem taşımaktadır. Plajlarla ilgili eleştirilerine gelince; Alanya'nın birçok sahili doğal yapısını korumaktadır. Bazı bölgelerde deniz girişlerinin taşlık olması doğanın bir sonucudur. Eğer bu doğal yapıları tamamen değiştirip betonlaştırmaya kalkarsanız bu kez çevresel hassasiyetler ve koruma kuralları gündeme gelir. Doğal yapıyı koruduğunuzda ise bazı ziyaretçiler bu durumdan memnun olmayabilir. Dolayısıyla burada bir denge söz konusudur. Konuya sadece turistik konfor açısından değil, çevresel sürdürülebilirlik açısından da bakmak gerekir. Ancak en çok karşı çıktığım ifade ‘Alanya'dan vazgeçin, üstünü çizin’ söylemidir. Bu söz bir destinasyona yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir. Çünkü münferit olaylar destinasyonları bağlamaz. Dünyanın hiçbir turizm şehrinde her şey kusursuz değildir. Zaman zaman olumsuz olaylar yaşanabilir, bireysel hatalar olabilir. Ancak bunlardan yola çıkarak milyonlarca turist ağırlayan bir destinasyonun üzerini çizmek doğru bir yaklaşım değildir. Öncelikle şu soruyu sormak gerekir; Sayın Demirtaş Alanya'nın hangi bölgelerini gezmiş, hangi bölgelerinde vakit geçirmiştir? Alanya'yı sadece belirli bir mahalle veya belirli bir nokta üzerinden değerlendirmek mümkün değildir. Alanya yaklaşık 70 kilometrelik sahil bandına sahip, birbirinden farklı turizm bölgelerini bünyesinde barındıran büyük bir destinasyondur. Bir noktada yaşanan bir deneyimle bütün Alanya hakkında hüküm vermek sağlıklı değildir. ‘Turist yok, plajlar boş’ eleştirisine gelince; evet, bu sezon yalnızca Alanya'da değil, Türkiye'nin birçok destinasyonunda beklenen seviyelerin altında seyreden bir talep söz konusudur. Bunun nedenleri arasında bölgesel savaşlar, küresel ekonomik gelişmeler, tüketici davranışlarındaki değişimler ve maliyet baskıları bulunmaktadır. Ancak bu tabloyu sadece Alanya'ya özgü bir sorun gibi göstermek gerçekçi değildir. Ayrıca Alanya bugün 10 yıl önceki Alanya değildir. Kentimiz son yıllarda önemli bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Spor turizmi, gastronomi, sağlık turizmi, kültür turizmi ve alternatif turizm ürünleri konusunda ciddi çalışmalar yürütülmektedir. Alanya artık sadece deniz-kum-güneş destinasyonu olmanın ötesine geçmeye çalışan bir turizm anlayışına sahiptir. Bunun en somut göstergelerinden biri de Alanya'nın kendi Turizm Master Planı'nı hazırlayan Türkiye'deki öncü destinasyonlardan biri olmasıdır. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, sektör temsilcileri ve paydaşların katkılarıyla hazırlanan bu çalışma, Alanya'nın kısa, orta ve uzun vadeli turizm vizyonunu ortaya koymaktadır. Bu ay sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte netleşecek olan Alanya Turizm Master Planı, destinasyonun geleceğine yön verecek önemli bir yol haritası olacaktır. Sonuç olarak eleştiri elbette değerlidir. Ancak eleştiri ile destinasyonu kötülemek arasında çok ince bir çizgi vardır. Bu çizgiye dikkat etmek gerekir. Sorunları konuşalım, eksikleri tartışalım, çözüm önerileri geliştirelim. Ancak bunu yaparken Alanya'nın sahip olduğu değerleri, başarıları ve geleceğe yönelik vizyonunu da görmezden gelmeyelim. Çünkü Alanya bugün de Türkiye'nin en önemli turizm destinasyonlarından biridir ve gelecekte de bu konumunu daha da güçlendirme potansiyeline sahiptir" ifadelerini kullandı.
‘BİR KİŞİNİN YORUMU ASLA ALANYA’NIN KADERİ OLAMAZ’
Kleopatra Otelciler Derneği Başkanı Şevki Taç, “Alanya bitti demek, bu bölgede turizm için emek veren binlerce insanın çabasını yok saymak anlamına gelir. Bugün Alanya turizmini yalnızca mevcut doluluk oranları üzerinden değerlendirmek doğru değildir. Çünkü yaşadığımız tablo sadece Alanya’ya özgü değil; Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği ekonomik ve siyasi süreçlerin turizme yansımasıdır. Dünyada devam eden savaşlar, Avrupa’daki ekonomik daralma, Türkiye’deki yüksek enflasyon ve artan işletme maliyetleri tüm turizm destinasyonlarını etkiliyor. Antalya’nın tamamına baktığımızda da benzer sıkıntıların yaşandığını görüyoruz. Bu durum yalnızca Alanya’ya özgü değildir. Alanya ile ilgili yapılan açıklamaları dikkatle dinledim. Elbette herkesin düşüncesine ve eleştirilerine saygı duyuyoruz. Ancak eleştirilerin yapıcı olması, eksik bilgilerle ya da genelleyici ifadelerle yapılmaması gerektiğine inanıyorum. Örneğin Alanya’nın güvenliğiyle ilgili faili meçhul olaylardan söz ediliyor. Ancak bu değerlendirmelerin hangi verilere dayandığı açıklanmıyor. Oysa bu oldukça ciddi bir iddiadır. Geçtiğimiz yıl Antalya’ya 16-17 milyon ziyaretçi geldi. Eğer destinasyon bu kadar güvensiz olsaydı, bu kadar yüksek ziyaretçi sayısına ulaşmak mümkün olur muydu? Bu rakamlar, bölgenin güvenliğinin önemli göstergelerinden biridir. Kleopatra Plajı ile ilgili yapılan ‘dolandırıcılarla dolu’ şeklindeki değerlendirmeleri de doğru bulmuyorum. Kleopatra Plajı yalnızca Alanya’nın değil, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli vitrinlerinden biridir. Milyonlarca misafirin güvenli ve keyifli bir tatil geçirmesi için yıllardır büyük emek veriliyor. Elbette her turizm merkezinde zaman zaman olumsuz olaylar yaşanabilir. Ancak birkaç işletme ya da kişinin münferit davranışları üzerinden tüm bölgeyi dolandırıcıların bulunduğu bir yer gibi göstermek hakkaniyetli değildir. Aynı durum İstanbul’da, Antalya’da, Side’de, hatta Paris, Madrid ve Londra gibi dünyanın önde gelen turizm şehirlerinde de görülebilir. Önemli olan bu olayları genellemeden değerlendirmek ve destinasyonun marka değerine zarar vermemektir. Son yıllarda Alanya, yabancı yerleşik nüfusu, emlak ve inşaat yatırımlarıyla daha görünür bir marka haline geldi. Sosyal medyada ‘Alanya bitti’, ‘Kleopatra çok pahalı’, ‘Her yer dolandırıcı’ gibi başlıklar daha fazla ilgi çekiyor. Bu nedenle bazı olumsuz örneklerin büyütülerek sunulduğunu üzülerek görüyoruz. ‘Alanya’dan vazgeçin’ şeklindeki yaklaşım ise son derece yanlış bir değerlendirmedir. Bir şehrin geleceği tek bir kişinin yorumuyla şekillenmez. Bu şehirde yatırım yapan otelciler, sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar çalışan esnaflar ve binlerce turizm emekçisi var. Alanya’da yaşayan çok sayıda insan geçimini turizmden sağlıyor. Bu nedenle bu tür genellemeler, burada emek veren herkese yapılmış ağır ve talihsiz açıklamalardır. Elbette Alanya’nın da eksikleri vardır ve olacaktır. Ancak bu eksiklikler her platformda dile getiriliyor, çözüm yolları aranıyor. Birkaç olumsuz örnek üzerinden Alanya’yı tanımlamak; yıllardır bu şehrin gelişimi için çalışan yerel yöneticilere, kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve turizm sektörüne büyük haksızlıktır. Alanya bitmedi. Sadece eski turizm anlayışı artık yeterli değil. Yeni dönemde daha kaliteli, daha planlı ve daha sürdürülebilir bir turizm modeline ihtiyaç var. Türkiye’de turizmin öncü destinasyonlarından biri olan Alanya’nın potansiyeli hâlâ çok yüksek. Ben Alanya’nın geleceğinden umutsuz değilim. Tam tersine, Alanya güçlü bir destinasyondur. Ancak artık nicelikten çok niteliği konuşmalıyız. Daha fazla yatak kapasitesi yerine daha kaliteli hizmeti, daha iyi şehir deneyimini, daha temiz plajları ve daha yüksek misafir memnuniyetini hedeflemeliyiz. Bu nedenle yapılan açıklamaları talihsiz buluyorum. Bir kişinin yorumu asla Alanya’nın kaderi olamaz” dedi. (Şerife ÇOBAN)
Alanya’dan Vazgeçin’ sözleri tartışma yarattı
Hilton yöneticisi Yılgör Demirtaş'ın bir yayında Alanya için kullandığı sert ifadeler tepki çekti. Demirtaş'ın “turist yok”, “plajlar boş”, “dolandırıcılar yeri” ve “faili meçhul cinayetlerin bol olduğu bir yer” gibi ifadeleri ile “Alanya’dan vazgeçin” çağrısı, Alanya'da sert karşılık buldu
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
Trend Haberler
Alanya'da yola çıkacaklara uyarı: Hadim-Taşkent-Sarıveliler yolu 5 gün trafiğe kapalı
Son Dakika! Alanya'da ormanlık alanda yangın
Alanya'da yürekleri ağza getiren kaza
CHP'den istifalar peş peşe: Bir belediye başkanı daha ayrıldı
Alanya'da aynı aileden 3 firari hükümlü yakalandı
Emekli ve memurların Temmuz zam hesabı değişti: İşte yeni hesaplama




