14 Ekim 2018.
Bugün Ali İhsan Birer (Nam-ı diğer Uysal) kardeşimin ölüm yıldönümü.
Altı yıl geçmiş aradan.
Koca bir altı yıl.
Oysa sesi ve de birlikte söylediğimiz türküler hâlâ kulaklarımda, görüntüsü hâlâ gözlerimin önünde…
Söyleşilerimiz hâlâ tap taze belleğimde…
* * *
Güzel insanlar tanıdım 45 yıllık Alanya yaşamımda.
Güzel şeyler paylaştım, bu güzel insanlarla.
Hepsi özeldir benim için, hepsinin yeri ayrıdır.
Ama Uysal kardeşimin yeri apayrıydı benim için.
Sırdaşımdı O, dert ortağımdı.
Adamdı.
Adam gibi adam.
Sevilir, aranırdı.
Bulunduğu masaların, bulunduğu ortamların neşe kaynağıydı.
Arkadaş canlısı, dost canlısıydı.
Kimsenin arkasından konuşmaz, konuşulmasına da izin vermezdi.
Gönül adamıydı Uysal.
Keyif adamıydı.
Yerine göre kıraç toprakların efendisi, yerine göre salon(ların) beyefendisiydi.
Tanrı vergisi güzel sesiyle, bulunduğu ortamlara güzellik katardı.
Sesi gibi sohbeti de güzeldi.
Çeşitli ortamlarda, pek çok kez şarkı ve türkü söyledik birlikte.
Yine birlikte pek çok sosyal etkinlikte görev aldık.
Alanyaspor yönetiminde birlikte çalıştık. Deplasmanlara birlikte gittik. Birlikte futbolcu izleyip, birlikte transferler yaptık.
Alanya Rotary Kulübü’nde birlikte olduk, birlikte çalıştık.
Sıcacık bir yüreği vardı.
“Sağ elin verdiğini, sol el görmeyecek” diyecek kadar, duyarlı bir yardımseverdi.
Cebinde para olmadığı zaman, kredi kullanarak sağa sola yardım ettiğine tanık oldum.
Şöyle bir bakınıyorum da dost masalarında hâlâ dillerde, hâlâ gönüllerdesin…
Hâlâ seviliyor, hâlâ aranıyorsun Uysal’ım…
Yıldızlar yağsın üzerine Sevgili Kardeşim.
Işıklar içinde uyu.