Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, Mayıs 2026 dönemine ait açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Ülke genelinde artan üretim maliyetleri ve enflasyonun etkisiyle temel gıda harcamalarındaki yükseliş sürerken, maaş zamlarının ilk beş ayda satın alma gücünü kaybettiği bildirildi. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türk-İş Antalya Şube Başkanı Cemil Ünal, turizm kentinde yaşayan emeklilerin ciddi geçim sıkıntısı çektiğini aktardı.
KAMU-AR verilerine göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı, mayıs ayında 1.342 TL artışla 37 bin 655 TL seviyesine yükseldi. Kira, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi diğer temel giderleri kapsayan yoksulluk sınırı ise 5 bin 25 TL artarak 113 bin 845 TL olarak hesaplandı. Yıl başında asgari ücrete yüzde 27, memur maaşlarına yüzde 18,6 ve emekli aylıklarına yüzde 12,19 oranında yapılan artışların mevcut hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığı vurgulandı.
MAAŞLAR VE YOKSULLUK SINIRI ARASINDAKİ FARK NE KADAR?
Açıklanan rakamlara göre, mevcut asgari ücret açlık sınırının 9 bin 850 TL gerisinde kalarak, yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birini karşılayabiliyor. Aile ve çocuk yardımıyla birlikte 61 bin 890 TL olan en düşük memur maaşı, yoksulluk sınırının yüzde 54'üne denk geliyor. 20 bin TL seviyesindeki en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının neredeyse yarısında kalırken, yoksulluk sınırının 5,7 kat gerisinde bulunuyor. Araştırmada, asgari ücretin dört kişilik bir ailenin 22 günlük, en düşük emekli maaşının ise ancak 16 günlük mutfak masrafını karşılayabildiği belirtildi.
ANTALYA'DA EMEKLİLERİN GEÇİM MÜCADELESİ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
Yüksek kira ve yaşam maliyetleriyle bilinen turizm bölgesi Antalya'da, ulusal çapta açıklanan bu verilerin etkisi daha belirgin hissediliyor. Türk-İş Antalya Şube Başkanı Cemil Ünal'ın aktardığına göre, emekli maaşlarının temel ihtiyaçları dahi karşılayamaması, ileri yaştaki vatandaşları merdiven altı işlerde yeniden çalışmaya zorluyor. Ünal, 65-70 yaş aralığındaki bireylerin kira ve mutfak masraflarını denkleştirebilmek adına ikinci bir çalışma hayatına yöneldiğini açıkladı.
Emeklilerin sosyal ve psikolojik açıdan zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Ünal, geçim şartlarının ağırlaşması nedeniyle aile içi sosyal ilişkilerin dahi zedelendiğini dile getirdi. Seyyanen zam ve kalıcı düzenleme çağrısında bulunan Ünal, maaş iyileştirmelerinin ekonomik bir hamleden öte, sosyal bir zorunluluk olduğunu vurguladı.





