6 yerine 10 gün çalışmanın ardından 11. günde hafta tatili hakkı tanındı. ALTİD Başkanı Burhan Sili, uygulamayı "Hizmette sürdürülebilirlik ve esneklik" olarak açıklarken, HOTED Onursal Başkanı Hakan Halit Yeni ise çalışan haklarının geri alındığını, düzenlemenin kölelik sistemine kapı araladığını söyledi

TURİZM sektöründe emekçilerin, 10 gün çalıştırılıp bir gün izin yapabileceği düzenleme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası ile yürürlüğe girdi. Emekçiler çalıştıkları günler için de ek mesai ücreti de alamayacak. TBMM’de kabul edilen yasayla turizm sektöründeki çalışma düzeni değişti. Artık Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinde çalışanlar, haftada bir değil, 10 gün çalıştıktan sonra yalnızca 1 gün tatil yapabilecek. Önceden 6+1 kuralıyla çalışan turizm emekçileri, böylece 10+1 sistemine geçirilmiş oldu. Yeni yasaya göre, hafta tatilinde yapılan çalışmalar da fazla mesai sayılmayacak. Tatil günü çalışsa bile işçiye fazla çalışma ücreti verilmeyecek. Kanunda kullanılmayan hafta tatilinin ne zaman kullandırılacağına dair bir düzenleme yer almıyor. Bu durum, işçilerin sezon boyunca sadece 11’inci gün tatil yapabilmeleri anlamına geliyor. Düzenlemenin inşaat sektörü başta olmak üzere başka alanlara da yayılması gündemde. Çalışma Bakanlığı’na farklı sektörlerden benzer talepler geldiği belirtildi.
‘KAMUOYUNDA YANLIŞ BİR ALGI OLUŞTU’
Yeni düzenlemeye ilişkin açıklama yapan Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili, kamuoyunda yanlış bir algı oluştuğunu belirterek, uygulamanın çalışanların tatil hakkını ortadan kaldırmadığını savundu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sili şu ifadelere yer verdi: "Turizmde getirilen hafta tatili esnekliği, çalışanın tatil hakkını korurken, yoğun sezonlarda sektörün hizmet kalitesini sürdürebilmesine katkı sağlıyor. Düzenleme, turizm çalışanlarını mağdur etmiyor, aksine daha uzun ve verimli dinlenme imkânı yaratıyor. Son günlerde bazı haberlerde, turizm sektöründe çalışanların tatil hakkının ellerinden alındığı, çalışanların mağdur edildiği yönünde ifadeler yer almakta ve kamuoyunda yanlış bir algı oluşmaktadır. Oysa 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılan düzenleme, turizm sektörünün dinamiklerine uygun olarak hem çalışanların haklarını korumak hem de sektörün sürdürülebilirliğini sağlamak amacı taşımaktadır."
‘ÇALIŞANLARIN TATİL HAKKI DEVAM EDİYOR’
Mevcut kanun hükümlerine göre işçiler, haftada 45 saat çalışmaları hâlinde yasal olarak 1 günlük hafta tatiline hak kazanırlar. Normal şartlarda bu tatil, çalışılan haftanın yedinci gününde kullanılmak zorundadır. Yani 6 gün çalışan bir işçi, 7. gün mutlaka hafta tatiline çıkar. Yeni düzenleme ise turizm sektörünün mevsimsel ve dönemsel yoğunlukları göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Özellikle yaz sezonu gibi tam doluluk yaşanan dönemlerde, konaklama tesislerinin hizmet kalitesini koruyabilmesi için zaman zaman personel planlamasında esnekliğe ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle kanunla getirilen yenilik şudur: Turizm işletme belgeli konaklama tesislerinde çalışan işçiler, hafta tatilini yine hak kazanmaktadır. Hafta tatili hakkı hiçbir şekilde ortadan kalkmamaktadır. Ancak işçi, yazılı onay verdiği takdirde, hafta tatilini kazandığı günü takip eden dört gün içinde kullanabilmektedir. Yani normalde örneğin Pazar günü tatil hakkı doğan bir çalışan, talep ederse tatilini Pazartesi, Salı, Çarşamba veya Perşembe günü de kullanabilir. Böylece hafta tatili, işçinin kişisel planlarına veya işin yoğunluğuna göre esnek şekilde planlanabilir.
“10 GÜN” İDDİALARI NE ANLAMA GELİYOR?
Bazı haberlerde “10 gün çalışıyorlar, 1 gün izin yapıyorlar” iddiaları ortaya atılmıştır. Bu ifade, gerçeği yansıtmamaktadır. Kanun metninde tek bir hafta bakımından en fazla 4 günlük bir erteleme söz konusudur. Dolayısıyla hafta tatili, en geç 5. gün kullanılmak zorundadır. “10 gün” ifadesi ancak şu şekilde doğabilir: İşçi, iki haftalık tatilini birleştirmek isterse, ilk haftaki tatilini en fazla 4 gün erteleyebilir ve ikinci haftaki tatiliyle birleştirebilir. Böylece bazı durumlarda işçi 10 gün çalışıp 1 gün tatil yapmak yerine, iki hafta boyunca tatilini birleştirerek daha uzun bir süre dinlenme hakkı elde edebilir. Bu tamamen işçinin yazılı onayına ve talebine bağlıdır. İşveren tek taraflı olarak bu kararı veremez.
‘HAFTA TATİLİNDE ÇALIŞMA VE FAZLA MESAİ ÜCRETLERİ’
Yeni düzenleme, çalışanı koruyacak şekilde tasarlanmıştır: İşçi, hafta tatilini hak ettiği günde çalışırsa, o gün yaptığı normal günlük çalışma süresi kadar olan kısmı fazla mesai sayılmayacaktır. Ancak o gün yapılan çalışmanın, örneğin günlük 8 saati aşan kısmı varsa, bu aşan süre fazla mesai olarak ücrete tabi olacaktır. Dolayısıyla çalışan asla ücretsiz çalışmaya zorlanamaz. Sadece, hafta tatilini ertelemeyi kabul ettiği günlerde normal çalışması, fazla mesai olarak ücretlendirilmez.
‘ÇALIŞAN DA SEKTÖR DE KAZANIYOR’
Bu düzenleme, hem çalışan hem de sektör için önemli faydalar sağlamaktadır.
Çalışan açısından: Hafta tatilini daha uzun dinlenme süresine çevirebilir. Ailevi, kişisel veya sosyal planlarına uygun olarak hafta tatilini farklı bir güne kaydırabilir. Yasal hakkını kaybetmez; sadece kullanma zamanını esnekleştirir. Onay verdiği bu uygulamadan, 30 gün önceden haber vererek vazgeçebilir. Sektör açısından: Özellikle tam kapasiteyle hizmet verilen sezonlarda, işgücü kaybı yaşanmadan hizmet sürekliliği sağlanabilir. Kalifiye personelin sektörde tutulması kolaylaşır, çünkü çalışanların taleplerine göre planlama yapılabilir.
‘YANLIŞ ANLAŞILMALARA SON VERMEK GEREKİR’
Turizm sektörü, ülkemiz ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından biridir ve istihdam gücünün büyük bölümünü turizm çalışanları oluşturur. Yanlış bilgiler, çalışanları bu sektörden uzaklaştırma riskini beraberinde getirmektedir. Oysa yeni düzenleme, çalışanların hakkını ortadan kaldırmak değil, tam aksine hem çalışanların ihtiyaçları ve taleplerine binaen hem de sektörün yoğun sezonlardaki zorluklarını aşmasına destek olmak amacı taşımaktadır. Çalışanlarımızın hakları yasal güvence altındadır ve bu düzenleme kesinlikle tatil hakkını gasp eden bir uygulama değildir. Sadece işçi onayı ile devreye giren, tamamen gönüllülük esaslı bir esneklik modelidir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, bu hususların altını çizmek isteriz” dedi.
HOTED’TEN SERT TEPKİ
Hotel Kat Hizmetlileri Eğitimi ve Dekorasyonu Derneği (HOTED) Onursal Başkanı Hakan Halit Yeni ise düzenlemeye sert tepki gösterdi. Yeni, bu yasa ile turizm sektöründeki yıllardır sürdürülen “Keyfi ve baskıcı” çalışma düzeninin resmileştirildiğini söyledi. Yeni, “Zaten yıllardır sürdürülen keyfi ve baskıcı çalışma düzen artık yasal bir zemine oturtuldu. Bugüne kadar bir otel çalışanına günü gününe izin verildiğini gören oldu mu? Ben 35 yıllık turizmciyim, günü gününe izin verilen bir Allah’ın kulunu görmedim. Bu yasaya gerek yoktu. Zaten kimse 6 günde bir izin yapmıyordu, 17 gün, 20 gün çalışan insanlar vardı. Biri çıksın desin ki 'Biz bu sektörde zaten haftalık izinleri günü gününe uyguluyorduk da bu yüzden yasa çıkarmak istedik' ben çıkıp Taksim Meydanı’nda kendimi asacağım. Kimi kandırıyorlar? Zaten sektör fiilen bu şekilde işliyordu. Bu yasa, turizm işçisini kölelik düzenine sokmanın yasal zeminidir. İşçiyi daha fazla nasıl sömürünün yasasıdır bu. Zaten yıllardır bu sektörden kopuşları durdurmaya çalışıyoruz. 'Kalifiye eleman bulamıyoruz' diye dert yanan bir sektör, bu yasayla elinde kalanları da kaçıracaktır. 7-8 kişinin aynı odada kaldığı lojmanlarda yaşanıyor. Yemekhaneler yetersiz, sosyal haklar eksik, sezonluk işçilik süresi çok kısa. Bunları düzeltin. Bu yasa, emekçinin hakkını korumak değil, gasp etmektir. Bu sadece başlangıç. Balık istifi gibi insanları istifledikleri odaları düzeltmek yerine, yasal kılıfla haklarını geri alıyorlar. Bu yasa, ötekileştirmenin, sektörden kopuşun, köleliğin önünü açar” ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)





