İnsan, sadece şahsını ilgilendiren bir konuda 'Ne pahasına olursa olsun” diyerek bir tavır sergileyebilir. Kumar da oynayabilir.Hayatını bile ortaya koyabilir.Sorumluluk duygusu taşıyan aklı başında bir aile babası ise, böyle bir riske...
İnsan, sadece şahsını ilgilendiren bir konuda “Ne pahasına olursa olsun” diyerek bir tavır sergileyebilir.Kumar da oynayabilir.Hayatını bile ortaya koyabilir.Sorumluluk duygusu taşıyan aklı başında bir aile babası ise, böyle bir riske girmez.Böyle bir inatlaşma içine girerek, hayatının kumarını oynayarak, aile fertlerini de böyle bir maceranın içine sürüklemez.Bir devlet adamı özellikle de bir başbakan, ülkesiyle direkt ilgisi olmayan bir konuda özellikle de kendi sınırlarından uzaktaki bir çatışmada taraf olmaya kalkıp, “Ne pahasına olursa olsun” diyebilmesi akıl alacak şey değil.İsrail’in Gazze’ye saldırması, sivilleri öldürmesi tabii ki tasvip edilecek şey değil.İnsan olarak buna tepki göstermemiz, protestolarda bulunmamız normal.Başbakanımız ve Dışişleri bakanımızın tepkilerini de eleştirilerini de normal karşılayabiliriz amma, bu olayı Türkiye için hayat memat meselesi yapıp “Ne pahasına olursa olsun” diyerek tepkiyi abartmaları ve dünyada ne kadar güç varsa hepsini eleştirip meydan okumaya kalkmak bir anlamda kendi ülkesini bir bilinmez maceraya sürüklemek anlamına da gelebilir. Başbakanımız,
ABD
ve
AB
’yi topa tutuyor. Yetmedi, Rusya’yı da eleştirip,
BM
’yi yerden yere vuruyor.Bu bir güce dayalı somut bir meydan okuyuş mu?Yoksa, iç politikaya yani Cumhurbaşkanlığı seçimine dayalı hamasi bir çıkış mı?Bana göre, amacı ne olursa olsun çok yanlış bir çıkış.Bakın Birleşmiş Milletler'in beş daimi üyesi bir ülkenin kaderini belirliyor.İsrail’in bunca sorumsuzluğuna karşın,
ABD
’nin
BM
’lerde vetosuyla en küçük bir yaptırıma uğramıyor.Suriye’ye de
BM
’de Rusya sahip çıkıyor, olası yaptırımları veto ederek Beşar Esad’ın iktidarda kalmasını sağlıyor.Bizim Başbakan, sanki BM’nin beş daimi üyesinden ve iki süper güçten birisiymiş gibi önüne gelene meydan okuyup durmakla meşgul.Allah korusun, Türkiye’nin başına bir felaket gelse, bizi
BM
’de sonuna kadar savunacak bir tek ülke kalmadı gibi bir şey!Şu Suriye’den ülkemize dönük onca saldırı olmasına, Irak’ta bir terör örgütü elçilik personelimizi, tır şoförlerini tutsak almasına karşın, oralara bile müdahale edemediğimiz halde, Araplar'ın çoğunun sesini bile çıkartmadığı İsrail–Hamas çatışmasında, Başbakanın bu denli taraf olmasının ve herkese meydan okumasının neyin nesi olduğunu inanın merak ediyorum.