2014 yılında yeni Cumhurbaşkanı seçilecek. Eğer Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyar ve kazanırsa, AK Parti'nin yeni genel başkanı kim olacak? AK Parti bugünkü bütünlüğünü koruyabilecek mi? Rahmetli Özal...
2014 yılında yeni Cumhurbaşkanı seçilecek.
Eğer Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyar ve kazanırsa, AK Parti’nin yeni genel başkanı kim olacak?
AK Parti bugünkü bütünlüğünü koruyabilecek mi?
Rahmetli Özal ve Demirel sonrasında partilerinin ne duruma düştüğü ortada!
Erdoğan liderliğindeki AK Parti de, hiyerarşik düzen ve parti içi disiplin mükemmel bir biçimde işlerken, Erdoğan sonrasında, parti içi güçlerin, büyük ya da küçük ölçüde de olsa iktidar kavgasının başlaması kaçınılmaz.
Bu mücadele partiye zarar verir mi vermez mi?
10 yılı aşkın bir süredir, AK Parti tek başına iktidar olmuş, bu sayede de Türkiye siyasi istikrar içinde büyüyebilmiştir.
Türkiye için koalisyonlar dönemi hep felaket olmuştur.
Yönetimde istikrar, temsilde adalet ikileminin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, temsilde adalet anlayışının fayda sağlamadığı yıllara dayanan deneyimlerimizden anlaşılmakta.
Koalisyonlarla bir ülkeyi istikrarlı bir biçimde yönetebilmek için, demokrasi geleneğinin daha doğrusu kültürünün o topluma yerleşmiş olması gerekir.
Bizdeki muhalefet anlayışı, iktidarın olumlu icraatlarını bile engellemeye dönük.
Eğer AK Parti, Erdoğan sonrasında belli bir çöküşe girerse, iktidar alternatifi olabilecek partiler yani, CHP ve MHP 2014 yılına kadar, kendilerini toparlayamaz, çağdaş, demokrat, dünyayı doğru algılayabilmiş küresel gelişmeleri iyi çözümleyebilecek bir çizgiye gelemezlerse, Türkiye’nin yeni bir krize daha sürüklenmesiyle karşı karşıya kalabiliriz.
AK Parti’de bütünlük sağlansa bile, partinin başına Gül’ün mü, Arınç’ın mı yoksa bir başka ismin mi geçeceği çok önemli.
Erdoğan sonrası AK Parti’nin başına kim geçerse geçsin, Erdoğan’ın performansını sergileyebilmesi çok zor.
2014 yılı Türkiye için hayati önem taşımakta.
Bu tarihi dönemeçte, AK Parti’nin nasıl şekilleneceği ne kadar önemliyse, CHP ve MHP’nin o tarihteki durumu da o kadar önemli.
Umudumuz ve de tek dileğimiz, bu üç siyasi yapının da 2014 yılına çok güçlü bir biçimde girmeleridir.