2012 de eskidi. Yenisi 2013. Bir yıl daha yaşlandık! Yıllar su gibi akıp gidiyor. Milyarlarca insan, doğuyor, yaşıyor ve ölüyor. Dünyaya kazık kakan bir tek dahi insan yokken, insanlık neslini devam ettirebiliyor. Hayatım boyunca, çok yakınlarımın,...

2012 de eskidi.
Yenisi 2013.Bir yıl daha yaşlandık!Yıllar su gibi akıp gidiyor.Milyarlarca insan, doğuyor, yaşıyor ve ölüyor.

Dünyaya kazık kakan bir tek dahi insan yokken, insanlık neslini devam ettirebiliyor.

Hayatım boyunca, çok yakınlarımın, dostlarımın, arkadaşlarımın, dünyada ve Türkiye’deki birçok değerin ölmesine şu ya da bu biçimde şahit olduğum gibi hala daha şahit olmaya devam ediyorum.

Sıra tabii ki bize de gelecek ama biz biraz da olsa, sıra dışı kaldık gibi!

Zira, bizden çok daha genç yaşta insanların, sıranın önüne geçtiğine şahit oluyoruz.

Ben ve benim gibi yetmişini sollayanlar, "Yıllar, nasıl da peş peşe ve de hızlı bir biçimde gelip geçiyor!" derken, bugünkü gençler, bizim bu değerlendirmemize gülüp geçseler de, bizim de gelip geçtiğimiz gençlik yıllarından 45-50 yaşlara geldiklerinde, ne kadar doğru söylediğimizi anlayacaklardır!

Çocukken, bir yaş daha büyüyerek, çocukluktan bir an önce kurtulmaya çalışarak, genç biri olmanın özlemiyle yanıp tutuşurduk.

Gençlik yıllarımızda, eğitimimizi tamamlayıp, bir iş güç sahibi olup, evlenerek bir yuva kurmanın hayaliyle koşuşturur, yaşlanmanın ne olduğu konusunu aklımızın ucundan bile geçirmez, hayatı, bir ömür denen şeyi, çok uzun bir süre olarak görürdük.

Ne zaman ki 40-45, özellikle de 50’li yaşlarla sarmaş dolaş olduğumuzda, beynimizde farklı fırtınalar esmeye ve ölüm korkusunun her an ensemizde boza pişirebileceği endişesiyle yüz yüze gelmeye başladık.Her yılbaşını, herkes özellikle de gençler, büyük bir mutluluk içinde kutlarken, bizim gibiler, son durağa yaklaşmanın karamsarlığıyla, bulunulan böylesine güzel bir eğlence ortamı içinde bile, zaman zaman hüzünlenebiliyoruz!

Yeni yıla mutlu bir biçimde girmeye çalışanlara karamsar bir tablo çizmiş olsak da, bunun bir gerçek olduğunu da kabul etmek zorundayız.

Ben, tüm bu sevimsiz tabloya rağmen herkese, yeni yılda sağlık ve mutluluk diliyorum.

Bir şiirimden, bir dörtlükle yazımı noktalıyorum:Öve öve bitiremediğimiz,Bir ömür dedikleri ne ki?Geçen seneler sanki dün gibi,Neredeyse dün bir, bugün bir ömür bitti!