2010 yılının 12 Eylül'ünde sandık başına gidip, anayasa referandumu için oy kullandık mı, kullandık. AKP ile birkaç irili ufaklı siyasi parti sandıktan 'Evet” çıkması için çalışırken, MHP ile CHP 'Hayır” oylarının...
2010 yılının 12 Eylül’ünde sandık başına gidip, anayasa referandumu için oy kullandık mı, kullandık.AKP ile birkaç irili ufaklı siyasi parti sandıktan “Evet” çıkması için çalışırken, MHP ile CHP “Hayır” oylarının fazla çıkması için çabaladı mı, çabaladı.Öncesinde ise şunlar olmuştu.26 maddelik bir değişikliği içeren paket, TBMM tarafından kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından referanduma sunuldu.Referandum sonucunda yüzde 57,88 oranında “Evet” oyu çıkarken, 18 yaş üzeri Türk seçmeninin yüzde 42,12’si “Hayır” oyu verdi.“Evet” oyları fazla çıkınca, AK Parti Hükümeti düğmeye bastı, şimdi harıl harıl yeni Anayasa hazırlıkları yapılıyor.Buraya kadar demokrasi adına her şey güzel, hoş…AK Parti, yeni Anayasa için düğmeye basmadan önce, demokrasinin bir gereği olarak, bu işin halktan da onay alması gerçeğinden hareketle, işi sandığa götürme yolunu benimsemişti.“Ben tek başıma, hem de üç kez iktidar oldum. Bu yüzden Anayasa konusunda benim dediğim olur” demeyip, halkın da rızasını alma yolunu seçince, kendisine muhalif olanların bile gönüllerini fethetmişti.Ancak…2010’da Anayasa konusunda halkın rızasını alma yolunu benimseyen aynı AK Parti, şimdi Büyükşehir Yasa Tasarısı konusunda bırakın halkın görüşünü sormayı, hiç kimseyi dinlemeyen bir profil sergiliyor.Misal, Alanya…Beş siyasi partinin ilçe başkanı bir araya geliyor, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, belde belediye başkanları kıyama kalkışıyor, fakat Ankara, bunların hiçbiri umurunda değilmiş gibi bir profil sergiliyor.2010’da Halk Oylaması’na katılan bir seçmen olarak, insan, “Keşke bu konuda da rızamız alınsaydı” demekten kendini alamıyor.Oysa…Kürt Açılımı Projesi’nde şehir şehir dolaşan…Sanatçısından spor adamına, köşe yazarından esnafına, tüm kesimleri bir araya toplayıp görüşlerini alan AK Parti Hükümeti’nin, Büyükşehir Yasa Tasarısı konusunda bir iki kelle büyükşehir belediye başkanı dışında hiç kimseden görüş almaksızın bu işi kapalı kapılar ardında bitirmeye çalışır gibi görünmesi, akıllara da kötü kötü şeyler getirmiyor değil.Örneğin…Yeni yasa için kimi, “Eyalet sisteminin ilk adımı” diyor, kimi de “AK Parti, ele geçiremediği büyükşehirleri bu yolla elde etmek için acele ediyor” diyor.AK Parti’nin hiç kimseye danışmadan, toplumun gazını dahi almadan yasa tasarısı hazırlaması ise, “Yukarıda sözü edilen iddialar acaba gerçek mi?” sorusunu akıllara getiriyor.Keşke…Tıpkı 2010’daki gibi, Büyükşehir Yasa Tasarısı da halk oylamasına gitseydi, demokrasi işleseydi, AK Parti’nin “İleri Demokrasi” sözleri böyle havada asılı kalmasaydı diyesim geliyor…
***
Cafer Uyar ve diğerleri…
1 HAZİRAN Cuma günü Rıhtım’da yapılan Büyükşehir Yasa Tasarısı’nı Protesto Mitingi’ne tam destek veren MHP, CHP, HAS Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ilçe başkanları bana göre demokrasi adına Alanya’da büyük bir iş başardılar. Alanya’da ilk kez şehrin haklarını savunmak için bir araya gelen ilçe başkanları, uzun süredir yerel bazda kısır bir çekişmeye sahne olan yerel siyasetin geleceğinin güzel günler göreceği anlamında da iyi ipuçları verdiler.Buna mukabil, mitinge sayısal anlamda katılımın az oluşunun, muhalefet partilerinin yanı sıra AK Partilileri de üzdüğünü söylemek isterim.Hafta sonu, ismi bende saklı bir AK Partili yönetici ile işyerinde yaptığım sohbette, “Yasa henüz hazır değil. İçeriğini biz de bilmiyoruz ama Alanya’ya faydaları olacağını duyuyor, mutlu oluyoruz. Miting konusunda üzüldüğüm nokta, katılanları tenzih ederek söylemeliyim ki, Alanyalılar böylesine toplumsal olaylarda bir araya gelme konusunda çok başarısızlar. Bu da, iktidarda hangi parti olursa olsun, Alanya’yı adam yerine koymama noktasında Ankara’nın elini güçlendiriyor” dedi.Şunu da belirterek yazıya noktayı koyayım.Alanya’daki tüm AK Partililerin yeni yasa ve miting hakkında düşündükleri üç aşağı beş yukarı aynı.Partileriyle ters düşmeme adına ortaya çıkıp feveran edemiyorlar ama feveran etmeleri gerekenlerin de ortalarda gözükmemesine hem üzülüyorlar hem de şaşırıyorlar.
***
Teşekkürler NTV
RIHTIM’DA düzenlenen Büyükşehir Yasa Tasarısı’nı Protesto Mitingi, öncesinde ve sonrasında ulusal medyada yeterli yer işgal etti mi, etmedi mi, tartışılır.Ancak…Türkiye’nin ilk ulusal haber kanalı olma özelliğini taşıyan ve Doğuş Grubu’nun sahibi olduğu NTV Haber Kanalı, bana göre bu işe Türk medyasında en çok önem veren basın kuruluşu oldu.1 Haziran Cuma ve 2 Haziran Cumartesi günü, Alanya’daki protesto mitingi NTV tarafından tüm saat başı haberlerde ikinci veya üçüncü haber olarak tüm Türkiye’ye duyuruldu.Bu konu haber bültenlerinde sık sık, “Binlerce Alanyalı bir araya gelerek tasarı halindeki Büyükşehir Yasası ile Antalya’ya alt belediye olarak bağlanmayı protesto etti” spotuyla verdi.Diğer haberler sırasında da bu konu altyazı ile duyuruldu.Kısacası…NTV, toplumsal bir olaya duyarlılık konusunda Türk medyasına ince bir ders verdi.
***
Dim neden konuştu?
BÜYÜKŞEHİR Yasası’nı Protesto Mitingi’nde halka hitap eden dört isimden biri de, Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Ali Dim oldu. Düşüncelerini geniş kesimlere genelde köşe yazıları ve haberleriyle duyuran Mehmet Ali Dim’in miting alanındaki konuşması sık sık alkışlarla kesildi.Peki, Dim o gün orada neden bir konuşma yaptı?Merak edenlere cevabı, işin iç yüzünü bilen birisi olarak ben vereyim.Mitinge bir gün kala, muhalefet partilerinin ilçe başkanları Hancı Pastanesi’nde bir araya gelip mitingin son rötuşlarını atmışlardı.Miting günü kimlerin hangi görevleri paylaşacağı, kimlerin konuşma yapacağı konusu görüşülürken, AGC Başkanı Dim’in de bir konuşma yapması yönünde ortak karar alındı.MHP İlçe Başkanı Cafer Uyar, kararın alındığı dakikalarda Dim’i telefonla aradı, il macerasının tarihsel süreci ve Alanya’nın neden il olması gerektiği konusunda bir konuşma yapması için ricada bulundu.Beş siyasi partinin ilçe başkanının ortak kararı ve ricasıyla, Dim’in o gün orada konuşma yapmasının sebebi budur.