Yargıtay, evlilik gerçekleşmeden sona eren nişanlılıklarda hediye ve ziynet eşyalarının iadesine ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanacak ölçütleri bir kez daha ortaya koydu. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 122'nci maddesi kapsamında, nişanlıların birbirlerine veya ailelerin diğer nişanlıya verdiği “alışılmışın dışındaki” hediyelerin, nişanlılığın evlilik dışında bir nedenle sona ermesi halinde veren kişiler tarafından geri istenebileceğini belirtti. Bu tür davalarda nişanın bozulmasında hangi tarafın kusurlu olduğuna değil, geri istenen hediyenin niteliğine bakılıyor.

UYUŞMAZLIK AİLE MAHKEMESİNE TAŞINDI

Karara konu olayda evlilik hazırlığı yapan çift, düğüne kısa süre kala nişanı bozdu. Taraflar arasında nişan döneminde verilen hediyeler ve yapılan harcamalar konusunda anlaşmazlık çıkınca uyuşmazlık Aile Mahkemesi'ne taşındı. Davada züccaciye, bohça, damat takımı ve nişan masrafları için 22 bin 500 TL, hediye edilen saat için 600 TL ve yüzük için bin 900 TL talep edildi. İlk derece mahkemesindeki kararın temyiz edilmesinin ardından dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.

YARGITAY HEDİYENİN NİTELİĞİNE BAKIYOR

Yargıtay'ın değerlendirmesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 122'nci maddesi esas alındı. Düzenlemeye göre nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya anne ve babaları ya da onlar gibi davranan kişilerin diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebiliyor. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında nişan yüzüğü dışında kalan altın, takı ve ziynet eşyaları genel olarak alışılmışın dışında hediye kapsamında değerlendiriliyor.

NİŞANI KİMİN BOZDUĞU BELİRLEYİCİ DEĞİL

Hediyelerin geri verilmesine ilişkin davalar ile nişanın bozulması nedeniyle ileri sürülebilecek tazminat talepleri birbirinden farklı hukuki şartlara tabi. Yargıtay'ın yerleşik kararlarında, alışılmışın dışındaki hediyelerin geri alınmasına ilişkin taleplerde kusur şartı aranmıyor. Başka bir ifadeyle, yalnızca “nişanı karşı taraf bozdu” iddiası hediye iadesi açısından tek başına belirleyici olmuyor. Mahkeme, öncelikle hediyenin nişan nedeniyle verilip verilmediğini, alışılmış hediye sayılıp sayılmayacağını ve geri verilip verilmediğini değerlendiriyor.

İstanbul'da fırtına ve sağanak yağış uyarısı yapıldı
İstanbul'da fırtına ve sağanak yağış uyarısı yapıldı
İçeriği Görüntüle

NİŞAN YÜZÜĞÜ İÇİN FARKLI DEĞERLENDİRME

Yargıtay'ın benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararlarda önemli bir ayrım da nişan yüzüğü konusunda yapılıyor. Yerleşik uygulamada nişan yüzüğü alışılmış hediye kabul edilirken, bunun dışında kalan altın, takı ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında hediye olarak değerlendirilebiliyor. Buna karşılık giyilmekle, kullanılmakla eskiyen veya tüketilen olağan nitelikteki eşyalar bakımından da aynı iade kuralı uygulanmıyor. Bu nedenle nişan sırasında verilen her eşyanın otomatik olarak geri alınabileceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmıyor.

HEDİYE AYNEN YOKSA MİSLEN İADE GÜNDEME GELİYOR

Türk Medeni Kanunu'ndaki düzenlemeye göre geri verilmesi gereken hediyenin aynen iadesi mümkün değilse mislen iade, bunun da mümkün olmadığı durumlarda sebepsiz zenginleşme hükümleri gündeme gelebiliyor. Yargıtay'ın önceki kararlarında da mahkemelerin doğrudan parasal bedele hükmetmek yerine hediyenin aynen veya mislen geri verilmesi seçeneklerini değerlendirmesi gerektiğine işaret ediliyor. Özellikle altın ve ziynet eşyalarında eşyanın niteliği, miktarı ve kime verildiği uyuşmazlığın sonucunda önem taşıyor.

İSPAT YÜKÜ HEDİYEYİ GERİ İSTEYENDE

İade talebinde bulunan tarafın, söz konusu hediyeyi verdiğini ve nişanın sona ermesinden sonra kendisine geri verilmediğini ortaya koyması gerekiyor. Türk Medeni Kanunu'nun genel ispat kuralı uyarınca taraflar, haklarını dayandırdıkları olguları kanıtlamakla yükümlü. Yargıtay kararlarında nişan hediyelerinin verildiği ve geri verilmediği hususlarının delillerle ortaya konulmasının önemine dikkat çekiliyor. Bu nedenle uyuşmazlık yaşanması halinde takı ve hediyelere ilişkin fotoğraf, video, belge ve diğer deliller yargılama sırasında önem kazanabiliyor.

BENZER KARARLARDA DA AYNI İLKE UYGULANDI

Yargıtay'ın geçmiş yıllardaki kararlarında da benzer yaklaşım benimsendi. Nişan yüzüğü dışında kalan altın ve ziynetlerin alışılmışın dışında hediye sayılması, kullanılan veya tüketilen olağan hediyelerin ise farklı değerlendirilmesi yönündeki içtihat birçok uyuşmazlıkta tekrarlandı. Hediyenin alışılmış sayılıp sayılmayacağı değerlendirilirken eşyanın niteliğinin yanı sıra somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yerel örf ve adetler de değerlendirmeye konu olabiliyor.

İADE TALEBİNDE RESMİ SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Nişanın sona ermesinin ardından tarafların kendi aralarında anlaşamaması halinde hediyelerin geri verilmesine ilişkin uyuşmazlık yargıya taşınabiliyor. Geçerli bir nişanlılıktan kaynaklanan bu tür uyuşmazlıklar aile hukukunun kapsamında değerlendiriliyor ve görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemesi oluyor. Yargılama sırasında hangi hediyenin kim tarafından verildiği, hediyenin niteliği ve mevcut olup olmadığı inceleniyor. Son Yargıtay kararı da nişan sonrasında yaşanan hediye ve ziynet anlaşmazlıklarında, her eşyanın ayrı ayrı niteliğine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Kaynak: Haber Merkezi