Antalya genelinde turizmin 12 aya yayılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, kentin deniz ve kum turizmi dışındaki alternatif potansiyeli detaylı bir raporla gün yüzüne çıkarıldı. Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, "365 Gün Antalya" sloganıyla oluşturduğu yeni turizm rotasını kamuoyuna duyurdu.

Muhittin Böcek: Adalete olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz
Muhittin Böcek: Adalete olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz
İçeriği Görüntüle

KÜRESEL ORGANİZASYONLAR NASIL BİR VİTRİN SUNUYOR?

Yavuz'un aktardığına göre, kentin güçlü konaklama altyapısı, binlerce yıllık tarihi ve doğası, rakiplerine kıyasla önemli bir avantaj sağlıyor. 2026 yılı sonbaharında düzenlenmesi planlanan Uzay Kongresi ve COP31 zirvelerinin, bu potansiyeli uluslararası alanda sergilemek için stratejik bir fırsat sunduğu belirtildi. Söz konusu küresel etkinliklerin, bölgenin sadece her şey dahil sisteminden ibaret olmadığını kanıtlayacak bir vitrin görevi göreceği ifade edildi.

MEVCUT DEĞERLERLE NASIL BİR HİKAYE YAZILACAK?

Yeni turizm değerleri icat etmek yerine eldeki zenginliklerin doğru mevsimde ve doğru hikayelerle anlatılması gerektiği vurgulandı. Aynı gün içinde dağda kar, sahilde güneş ve antik tiyatroda sanat deneyimi sunabilen coğrafyanın, yılın her günü farklı bir aktiviteye imkan tanıdığı kaydedildi. Bu kapsamda hazırlanan liste, ocak ayından ağustos sonuna kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içeriyor.

KIŞ VE İLKBAHAR ROTALARINDA NELER VAR?

Kış aylarını kapsayan ocak ve şubat programında; Saklıkent'te kayak, Tahtalı'da manzara seyri ve Belek'te golf kampları dikkat çekiyor. Aynı dönemde Alanya'daki Damlataş, Dim ve Yalan Dünya mağaraları ile Kızılkule, Alanya Kalesi ve Antalya merkezdeki Atatürk Evi gibi kültürel duraklar öne çıkıyor. Mart ve nisan aylarında ise Patara, Myra, Selge, Syedra ve Antiocheia ad Cragum gibi antik kentlerin keşfinin yanı sıra, Kurşunlu ve Uçansu şelalelerinde doğa yürüyüşleri tavsiye ediliyor.

YAZ AYLARINDA HANGİ ALTERNATİFLER ÖNE ÇIKIYOR?

Mayıs ayına gelindiğinde Sapadere, Köprülü ve Tazı kanyonları ile Manavgat Deltası ve Boğazkent Kuş Cenneti ekoturizm rotaları olarak listeleniyor. Sıcaklıkların arttığı haziran ayında Feslikan, Gömbe, Gedevet ve Mahmutseydi yaylalarında Yörük kültürü ile Akra Caz Festivali gibi etkinlikler listeye dahil ediliyor. Temmuz ve ağustos aylarında ise Kleopatra, İncekum, Kaputaş ve Adrasan gibi plajların yanı sıra, Suluada, Karaloz ve Gökkaya koylarında deniz turizmi ağırlık kazanıyor.

REHBER BÖLGESEL TURİZME NASIL KATKI SAĞLAYACAK?

Hazırlanan bu detaylı envanter, hem tur operatörlerinin kış dönemi paketlerini çeşitlendirmesi hem de bireysel gezginlerin seyahat planlaması yapması için pratik bir veri tabanı işlevi görüyor. Ziyaretçiler ve yerel halk, geleneksel tatil alışkanlıklarının dışına çıkarak, bulundukları aya en uygun kültürel ve doğal aktiviteleri bu rehber üzerinden kolayca belirleyebilecek.

Kaynak: Haber Merkezi