TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından yayımlanan güncel sağlık ve doğum istatistikleri, Antalya'nın sağlık altyapısı ile demografik yapısındaki değişimleri göz önüne serdi. Verilere göre kentte yatak başına düşen kişi sayısı Türkiye ortalamasının altında kalırken, doğum oranlarındaki gerileme dikkati çekti.

DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI İLK SIRADA

2025 yılı ölüm nedeni istatistiklerine göre, Antalya'da hayatını kaybedenlerin yüzde 37,52'si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi. İkinci sırada yüzde 15,82 ile iyi ve kötü huylu tümörler bulunurken, solunum sistemi hastalıkları yüzde 14,96 ile üçüncü sırada yer aldı. Endokrin, beslenme ve metabolizma hastalıkları yüzde 5,64, sinir sistemi hastalıkları yüzde 5,30, COVID-19 kaynaklı ölümler ise yüzde 4,66 oranında kaydedildi. Dışsal yaralanma ve zehirlenmelerin payı ise yüzde 2,55 oldu.

Antalya'da ücretsiz yurt konaklamasına 7 bin genç başvurdu
Antalya'da ücretsiz yurt konaklamasına 7 bin genç başvurdu
İçeriği Görüntüle

SAĞLIK ALTYAPISINDA ANTALYA'NIN DURUMU

Türkiye genelinde sağlık kurumlarında yatak başına 319 kişi düşerken, Antalya'da bu sayı 295 olarak belirlendi. Hekim başına düşen kişi sayısında da Antalya 350 kişi ile 387 olan Türkiye ortalamasından daha olumlu bir tablo çizdi. Hemşire başına düşen kişi sayısı ise ülke genelinde 323, Antalya'da 326 olarak ölçüldü. Çevre illerden Isparta'da hekim başına 289, Burdur'da ise 553 kişi düştüğü aktarıldı.

DOĞUM HIZINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR

Kentte kaba doğum hızı son üç yılda kademeli bir düşüş yaşadı. 2023 yılında binde 9,6 olan oran, 2024'te binde 9,1'e, 2025 yılında ise binde 8,7'ye geriledi. Türkiye genelindeki binde 10,4'lük 2025 yılı ortalamasının altında kalan bu ivme, nüfus artış hızındaki yavaşlamayı teyit ediyor. Bebek ölüm hızı ise 2025 yılında binde 6,7 olarak gerçekleşerek binde 7,8 olan ülke ortalamasının altında kaldı.

VERİLERİN BÖLGESEL YANSIMALARI NELER OLABİLİR?

Turizm ve tarım merkezi olması sebebiyle yoğun göç alan Antalya ve Alanya gibi büyük ilçelerde, sağlık altyapısının nüfus artışına paralel büyümesi önem taşıyor. TÜİK verilerinde yatak ve hekim sayılarının ülke ortalamasından iyi durumda olması olumlu karşılansa da, dolaşım sistemi hastalıklarının yüksekliği koruyucu sağlık hizmetleri ihtiyacını öne çıkarıyor. Özellikle yaşlanan nüfus ve yerleşik yabancı sayısındaki değişimlerin önümüzdeki yıllarda bölgenin sağlık kapasitesini yakından etkilemesi muhtemel görünüyor.

Kaynak: Haber Merkezi