Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Reşat Yavuz, 1964 yılında çırak olarak adım attığı terzilik mesleğini 61 yıldır aralıksız sürdürüyor. Rampalı Çarşı'daki mütevazı dükkanında 35 yılı aşkın süredir hizmet veren deneyimli usta, gençlerin farklı alanlara yönelmesi ve çırak yetişmemesi nedeniyle geleneksel el sanatlarının geleceğinden endişe duyduğunu ifade etti.

Usta sanatçı Özkan Uğur vefatının 3'üncü yılında anılıyor
Usta sanatçı Özkan Uğur vefatının 3'üncü yılında anılıyor
İçeriği Görüntüle

Yerel kaynaklardan aktarılan bilgilere göre, mesleğe Temmuz 1964 tarihinde başlayan Yavuz, altı yıllık çıraklık ve ardından kalfalık dönemini tamamlayarak 1 Nisan 1975'te kendi iş yerini açtı. Bir dönem atölyesinde dört kişiyle birlikte yoğun bir mesai harcayan, kamu kurumlarına, daire müdürlerine ve Demir Çelik işçilerine özel dikim elbiseler hazırlayan Yavuz'un oğlu da şu an Düzce'de aynı mesleği icra ediyor. Eskiden tamamen el işçiliğine dayalı olan sürecin, teknolojinin gelişmesiyle değiştiğini belirten usta isim, makineleşmenin yaygınlaşmasına rağmen insan gücüne dayalı usta-çırak ilişkisinin koptuğunu vurguladı.

52 YILLIK ELMAS MARKA MAKİNE HÂLÂ KULLANIMDA

Meslek hayatı boyunca sektördeki teknolojik dönüşüme tanıklık eden Yavuz, 1983 yılında Alaplı'ya ilk baskı makinesini getiren kişi olarak da biliniyor. Yıllar içinde atölyesindeki birçok ekipmanı yenileyip değiştirmesine rağmen, 52 yıl önce satın aldığı "Elmas" marka ilk dikiş makinesini asla elden çıkarmadı.

Manevi değerinin çok yüksek olduğunu vurguladığı bu ilk makinesini halen aktif olarak kullanan usta, çevreden gelen satın alma tekliflerini de kesin bir dille geri çevirdiğini dile getirdi. Reşat Yavuz, ilk göz ağrısı olarak nitelendirdiği makinesiyle çalışmanın kendisine ayrı bir motivasyon sağladığını ifade etti.

GELENEKSEL TERZİLİK NEDEN YOK OLMA TEHLİKESİ YAŞIYOR?

Hazır giyim sektörünün seri üretim avantajları ve hızla değişen tüketici alışkanlıkları, özel dikim yapan geleneksel terzilik mesleğinin pazar payını her geçen gün daraltıyor. Bunun yanı sıra, eğitim sistemindeki değişiklikler ve yeni neslin fiziksel emek gerektiren zanaat dallarına ilgisinin azalması, usta-çırak ilişkisiyle ayakta kalan mesleklerde ciddi bir çırak krizine yol açıyor. Reşat Yavuz'un, "Böyle giderse 10 yıl sonra elbise ve pantolon dikecek terzi bulmak zorlaşacak" şeklindeki uyarısı, sadece yerel bir sorunu değil, Türkiye genelinde kaybolmaya yüz tutan el sanatlarının karşı karşıya olduğu yapısal dönüşümü gözler önüne seriyor.

İlerleyen yaşına rağmen sağlığı elverdiği müddetçe dikiş makinesinin başında olacağını belirten 76 yaşındaki usta, terziliğin bereketli ve saygın bir meslek olduğunun altını çiziyor. Yavuz, genç nesillerin el sanatlarına yönelmesinin, bu köklü mesleğin geleceğe aktarılabilmesi için tek çözüm yolu olduğunu hatırlatıyor.

Kaynak: Haber Merkezi