ABD Başkanı Donald Trump, ertelenen resmi ziyareti kapsamında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin'de tarihi bir araya geldi. Büyük Halk Salonu'nda gerçekleşen görüşmelere, iki ülke arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerin yeniden şekillendirilmesi damga vurdu. Zirvenin ana gündem maddelerini küresel ticaret, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişeleri ve Tayvan meselesi oluşturdu.

Beyaz Saray yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre, iki lider Hürmüz Boğazı'nın uluslararası geçişlere açık kalması ve İran'ın nükleer silaha sahip olmaması konularında kesin bir anlaşmaya vardı. Orta Doğu'da devam eden çatışmalar ve kırılgan ateşkes sürecinin gölgesinde yapılan bu görüşme, küresel enerji ve ticaret hatlarının güvenliği açısından büyük önem taşıyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE İRAN MUTABAKATI

ABD ve Çin'in ortak yaklaşımının ardından bölgede gemi trafiği yeniden hareketlendi. İranlı Fars haber ajansının aktardığına göre, yeni yönetim protokolleri çerçevesinde Çin gemilerinin boğazdan geçişine izin verilmeye başlandı. İran Devrim Muhafızları da 13 Mayıs akşamından itibaren 30'a yakın geminin kendi izinleriyle Hürmüz'den geçtiğini duyurdu.

Fransa'da ucuza köy alan İngilizlerin bütçesi tükendi
Fransa'da ucuza köy alan İngilizlerin bütçesi tükendi
İçeriği Görüntüle

Basın mensuplarına konuşan Trump, Çin liderinin Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için yardım teklifinde bulunduğunu belirtti. ABD Başkanı ayrıca, Şi Cinping'in kendisine İran'a askeri yardım yapmayacağı yönünde güvence verdiğini aktardı. Çin devlet televizyonu CCTV'nin haberinde ise liderlerin Orta Doğu, Ukrayna ve Kore yarımadasındaki gelişmeleri de detaylıca değerlendirdiği ifade edildi.

TİCARET VE TEKNOLOJİ YÖNETİCİLERİ PEKİN'DE

Zirvenin ekonomik boyutunu, ABD'li teknoloji devlerinin üst düzey yöneticilerinin katılımı güçlendirdi. Elon Musk, Jensen Huang ve Tim Cook gibi isimlerin yer aldığı heyet, Cennet Tapınağı ve Büyük Halk Salonu'ndaki temaslarda hazır bulundu. Şi Cinping, Çin'in kapılarının daha fazla açılacağını belirterek, önümüzdeki 3 yıl ve sonrasında ikili ilişkilerin yeniden yapılandırılacağını açıkladı. Çin lideri, tarım, sağlık, turizm ve ticaret alanlarında iş birliğinin genişletileceğini vurguladı.

TAYVAN KRİZİ VE KÜRESEL ETKİLERİ

Görüşmelerin en hassas başlıklarından birini, ABD'nin silahlandırdığı ve Çin'in hak iddia ettiği Tayvan oluşturdu. Şi Cinping, Tayvan'ın iki ülke ilişkilerindeki en kritik konu olduğunu belirterek, sürecin kötü yönetilmesinin silahlı çatışmaya ve son derece tehlikeli sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Beyaz Saray'ın resmi zirve açıklamasında ise Tayvan konusuna doğrudan yer verilmemesi dikkat çekti.

İki ülke arasındaki diplomatik temasların 1784 yılına dayandığını ve 250 yıllık bir geçmişi olduğunu hatırlatan Trump, karşılıklı saygı çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini savundu. Çin lideri Şi de iki ülkenin rakip değil ortak olması gerektiğinin altını çizdi. Daha önce 31 Mart-2 Nisan tarihlerinde planlanan ancak Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle ertelenen bu kritik temasların ardından Trump, Şi Cinping'i 24 Eylül'de Beyaz Saray'a davet etti.

Kaynak: Haber Merkezi