Antalya İl Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) binası önünde bir araya gelen Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şubesi üyeleri, derinleşen ekonomik kriz ve kamu çalışanlarının emeklilik haklarındaki kayıplara dikkat çekmek amacıyla bir protesto düzenledi. Sendika adına basın açıklamasını okuyan BES Antalya Şube Sekreteri Güven Türkay, en düşük emekli aylığının, görevdeki en düşük memur maaşının gerisinde kalmaması gerektiğini bildirdi.

Kamu hizmetlerinin piyasalaştırıldığını savunan Türkay, 2006 yılında hayata geçirilen sosyal güvenlik reformu ile SGK'nın ticari bir işletme mantığıyla yönetilmeye başlandığını aktardı. Bu sürecin sonunda vatandaşların nitelikli sağlık hizmetine ve ilaca erişiminin zorlaştığı, kurum kaynaklarının özel sektöre aktarıldığı öne sürüldü.

EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ BÜYÜK ERİME

Açıklamada, emekli aylıklarının asgari ücret karşısındaki dramatik düşüşü rakamlarla ortaya kondu. 2003 yılında asgari ücretin %36 üzerinde olan emekli maaşlarının, günümüzde asgari ücretin %22 altına gerilediği açıklandı. Kamu emekçilerinin maaşlarına yansıtılan seyyanen zamların ve ek ödemelerin prime esas kazanca (PEK) dahil edilmemesi, yasal bir kayıt dışılık olarak nitelendirildi.

Meteoroloji'den Antalya'nın 6 ilçesine sağanak uyarısı
Meteoroloji'den Antalya'nın 6 ilçesine sağanak uyarısı
İçeriği Görüntüle

Bu uygulamanın hem devleti hem de çalışanı zarara uğrattığına vurgu yapan Türkay, SGK'nın yılda 450 milyar TL prim gelirinden mahrum kaldığını, bir memurun emeklilikteki ikramiye ve maaş kaybının ise 900 bin TL bandına ulaştığını duyurdu. Maaşlardan yapılması planlanan %3'lük kesintilerle özel fonlara kaynak aktarılmasına da tepki gösterildi.

AKTİF PASİF DENGESİ NEDEN ÖNEMLİ?

Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından kritik olan aktif-pasif (çalışan-emekli) oranındaki tehlikeli düşüş de eylemin ana gündem maddelerinden biri oldu. 2024 yılı başında 1,63 olan bu oranın, 2026 itibarıyla 1,62'ye düşeceği öngörülüyor. Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminde ideal olarak 4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi beklenirken, Türkiye'deki 1,62 seviyesi sistemin finansman yapısındaki yapısal tıkanıklığı gözler önüne seriyor. Verilere göre, 2026 yılında 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık 17 milyon emekli ve hak sahibi bulunacak; ayrıca 33,8 milyon kişi de bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünde yer alacak. Sigortalıların toplam nüfusa oranı %89,7 gibi yüksek bir seviyede görünse de, fiili çalışanların nüfusa oranının sadece 0,48 seviyesinde kalması, gerçek sosyal güvence kapsayıcılığının zayıflığına işaret ediyor.

KAYBEDİLEN HAKLAR İÇİN TBMM'YE ÇAĞRI

Sendika yönetimi, 2011 yılından bu yana 666 sayılı KHK ile ellerinden alınan ikramiye ve havuz parası gibi hakların Anayasa Mahkemesi kararına rağmen iade edilmediğini hatırlattı. Ayrıca 657 sayılı DMK ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda değişiklik yapılması için hazırladıkları yasa teklifini TBMM'deki muhalefet partilerine sunduklarını belirten Türkay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na çözüm çağrısında bulundu. Talepler arasında Aylık Bağlama Oranının (ABO) yeniden %75'e çıkarılması, büyüme hızının %100 oranında güncelleme katsayısına eklenmesi ve 3600 ek göstergenin tüm memurlara ayrımsız uygulanması yer aldı.

Antalya merkezli yapılan bu uyarılar ve TBMM'ye sunulan yasa teklifi girişimleri, geniş bir kamu çalışanı nüfusuna ev sahipliği yapan Alanya'da da memurlar ve emekli adayları tarafından yakından takip ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi