Alanya...

Sessiz.. sakin... dingin...

Adeta unutulmuş bir vaha gibi...

Huzur arayanların sahil kasabası...

Hemen heyecan yapmayın, 70 - 80'lerden sözediyorum...

O yıllardan bu yana animasyonla bir görsel hazırlasak betonlaşma ve insan artışı...

90'lı yılların izleyici rekorları kıran filmi TİTANİK...

Üreticisinin 'Tanrı bile batıramaz' dediği devasa gemi...

Buz dağını göremedi...

'Alaiye' mahlaslı bir okuyucunun yorumundan yola çıkarak hikayeyi Alanya ile birleştirelim gelin...

Buz dağı Göç eden yabancılar...

'Bu gemi batmaz' diyen yöneticiler...

Bunlara inanıp filikalara binmeyen yolcular (dar gelirliler)...

Ortamı sakinleştirmek için keman çalan emlakçılar...

Geminin kıç tarafı su alınca burnu dikilir....

Bildiğimiz bir kesim açıklama yapar, 'Bu normaldir, gemi batmaz, rahat olun'...

Ama kendileri filika halatlarına sarılmış, görevlinin cebine birşeyler sokuşturuyor...

Güvertede tuzu kurular kurtarma sırası beklerken,

Alt katlarda düşük gelirliler sıkışır...

Çatırtılar yükselir...

Suyun ağırlığına dayanamayan gövde bütünlüğü bozulur...

Gemi ikiye bölünür...

...Ve hızla soğuk sularda dibe doğru yol alır...

Birçok okuyucu yorumunda gördüğüm 'Alanya bitti, Alanya bitiyor' gibi yorumları görünce bu senaryo nedense ilginç geldi...

Dünya çok göçler, çok dönüşümler dörmüştür...

gün gelecek bu akın tersine dönecek bu gerçek...

Bizim aldığımız nefes bunları görmeye yeter mi?

O bilinmez...

Bekleyip göreceğiz...