HER şeyi bildiğini sanan bizimkiler sonunda tarihçi olmaya da soyundular. Yalnız araştırarak soruşturarak hatta ellerinin altında bulunan Başbakanlık arşivlerine lütfedip şöyle bir baktıktan sonra bu açıklamaları yapsalardı daha iyi olurdu....
HER
şeyi bildiğini sanan bizimkiler sonunda tarihçi olmaya da soyundular. Yalnız araştırarak soruşturarak hatta ellerinin altında bulunan Başbakanlık arşivlerine lütfedip şöyle bir baktıktan sonra bu açıklamaları yapsalardı daha iyi olurdu. Ama olmaz, olamaz. Zira hesap başkadır. Çünkü işin içerisinde basit oy hesapları dahası Büyük Atatürk’ü ve TC’yi hedef almak var. Dersim üzerinden devletimizi ve Ata’mızı katil, katliamcı vs. ilan etmek var. Efendim biz böyle demedik, olaydan o dönemin CHP’sini kastetmiştik türünden açıklamaların hiçbir kıymeti yoktur. Asıl hedefe oturtulmak istenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Devletidir.
Lütfen tarihçilik oynamayı bırakınız. Burası Osmanlılar döneminde de zaman zaman isyanlara ve devlete başkaldırmaya sahne olmuştur. Bölgeye giden Osmanlı ordusu arazinin zor şartlara sahip olmasından dolayı netice alamadan geriye dönmüştü ya işte 1937’de yapılan isyanda önce hükümet defalarca bölgeye nasihat heyetleri göndermiş ama dikkate alınmamıştır. Seyit Rıza denen eşkıya yanındakilerle bir karakolu basarak karakol komutanı Asteğmen İsmail Hakkı Bey ve 33 Mehmetçiği şehit etmiştir. Hatta karakol komutanını bizzat kendi elleri ile şehit etmiştir. Olayın daha öncesi de vardır. Bu eşkıya bölgenin en büyük aşireti olan kendi aşireti ile birlikte beş büyük aşiret ile birlikte isyan etmiştir. Bölgedeki diğer küçük aşiretlerin hayvanlarını ve mallarını yağmalamak dahil insanlıkla bağdaşmayan her türlü kötü eylemi yapmaktan çekinmemişlerdir. Nitekim asilerin isyanı, bu haydutlardan çok kötülük gören diğer küçük aşiretlerin devlete yardımı ile bastırılmıştır. Ne yani devlet aferin mi diyecekti? Her devlet gibi gereğini yapmıştır. Evet, orantısız güç kullanıldığı doğrudur. Zehirli gaz hikayesi ise kocaman bir yalandır. Zira devletin elinde öyle zehirli gaz falan yoktu. Sonra o isyan tıpkı bugün PKK’nın arkasında batılıların olduğu gibi o gün de batılı sömürgeci güçler vardı. Seyit Rıza adlı çapulcu ve avanesi bugün PKK ne ise o günün PKK’sıdır.
“CHP Kürtleri ve Alevileri katletti” türünden sözler aklıselim bir insanın sarf edebileceği sözler değildir. Zira Kürt ve Alevi sadece o bölgede mi vardı? Bu koskocaman bir yalan ve iftiradır. Olay devlete bir başkaldırıdır, o günün hükümeti ve ordusu gereğini yapmıştır. (Demek ki o zaman ülkede hükümet varmış) Olaydan CHP’yi sorumlu tutmak tam bir akıl tutulmasıdır. Adama sormazlar mı ey tarih bildiğini sanan ama hiç tarih bilmeyen beyler, her şey elinizin altında, lütfen arşivleri açın ve inceleyin, gerçeklerle yüzleşmekten niye kaçıyorsunuz da tarihi gerçekleri saptırıyorsunuz? Bunları batılı sömürgeci devletlerin siyasetçileri de çok yaptılar. Arşivleri inceletmeden bizi Ermenilere soykırım yapmakla itham ettiler. Oysa soykırıma maruz kalan Ermeniler değil bizlerdik. Benim aklıma Batılı politikacıları getirdiniz. Onların ön yargılı oluşlarını getirdiniz. Politikacı tarih yazmaz. Tarihi gerçekleri de saptırmaz.
Devlet adamı gerçekten devlet adamı vasıflarını taşıyor ise kabuk bağlamış yaraları kaşıyıp kanatmaz. Gerçekten geçmişte yapılan bir hata var ise incelettirir, gereğini yapar. Yani yara sarar, gönül alır. Bunu da yaparken kırıp dökmeden, gürültü yapmadan halleder. İşte devlet adamlığı budur. Her fırsatta istismar ettiğiniz ve arkasına sığındığınız Merhum Adnan Menderes ve arkadaşları da o tarihte CHP’li idi.
Geçtiğimiz yaz İstanbul’da Alevi kardeşlerimize (Caferilere) ait bir cami iki defa saldırıya maruz kaldı, hem de her ikisinde de buraya yazmaya hicap duyacağım şekilde. Pekala ne yaptınız, lütfedip bir kınama dahi yapmadınız.
Amaç başkadır. CHP üzerinden asıl hedef bir türlü telaffuz edemedikleri Türkiye Cumhuriyeti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Dersim ise bahane, istismar ve yalan ise şahanedir. Bilmem anlatabildim mi?