CUMHURBAŞKANIMIZIN Başbakanlığı döneminde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a bizim gazeteciler 'Tayyip Erdoğan'la gayet iyiydiniz, ne oldu?” diye soruyorlar. Verilen cevap, anlayana çok önemli ve büyük mesaj veriyor. 'Ben...
CUMHURBAŞKANIMIZIN
Başbakanlığı döneminde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bizim gazeteciler “Tayyip Erdoğan’la gayet iyiydiniz, ne oldu?” diye soruyorlar. Verilen cevap, anlayana çok önemli ve büyük mesaj veriyor. “Ben değişmedim, Başbakanınız değişti.”
Yine bir başka mülakatta verdiği cevap daha da anlamlı. Tabi ki anlayana ve anlamak isteyene. Esad şöyle diyor: “Türk milleti asil ve büyük bir millettir. Benim Türk milleti ve Türk ordusu ile bir sorunum yok, sorunum Türk hükümeti ile.”
Beşar Esad’ın bu sözleri her şeyi anlatıyor. Daha başka söze gerek var mı?
Suriye’de duruma bu kadar müdahil olmanın bir gereği olmamalıydı. Bu millet önceki yazımda belirttiğim gibi çok ağır faturalar ödedi. Bundan sonra ödeyeceği faturalar ise korkarım çok daha korkunç olacak. Temenni etmem ama gereksiz macera peşinde koşanlar bir gün uluslararası bir mahkemeye de çıkarılırsalar hiç şaşırmam. Zira adamların ellerinde her türlü bilgi ve belge fazlasıyla mevcut. İnanın bir vatandaş olarak bu duruma çok üzülüyorum. Bu arada Suriye’nin de haklarını kullanarak uluslararası kurullara şimdiden gerekli başvuruları yaptığını da belirteyim.
Daha önce de yazdığım gibi, eğer iktidarda AKP olmasa da başka parti veya partiler olsa, aynen AKP iktidarının uyguladığı bu ısrar edilen baştan sona yanlış Suriye politikasını uygulasa, acaba ne olur? İnanın hiç ses çıkarmayanlar, her gün olduğu gibi her Cuma Namazı çıkışında ortalığı gösterilerle yıkarlardı.
Merhum Erbakan olsaydı, kesinlikle bu hükümetin uyguladığı Suriye ve Ortadoğu politikalarının tam tersini uygulardı. Zira uygulanan bu politika Sömürgeci Haçlılar ile Siyonist İsrail’in politikaları ile tam bir paralellik arz etmektedir.
Çünkü bu politikalarımız bize değil onlara hizmet etmektedir. Yarın ortada bırakılacağımız da kesindir. Libya’ya koşa koşa gittik ama ne oldu? Kaybeden biz olmadık mı?
Bu devlet kurulalı beri dış politikamız bu kadar başarısız olmamıştı. “Sıfır sorun” denilmişti, görüyorsunuz, ‘Süper Sorun’lara yelken açtık. Komşularımızla bu kadar kavgalı olmamıştık. Ermenistan ve Yunanistan dışındaki komşularımızla yaşadığımız sorunların hepsi bizden kaynaklanıyor. Bundan hiç kuşkunuz olmasın.
Büyük Atatürk ne demişti: “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh.”
Maalesef bugün gelinen nokta “Yurtta Kavga, Dünyada Kavga” olmuştur. Oysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü dikkate alınmalıydı. Sadece yöneticilerimiz değil, dünya devletleri de dikkate alsalar ve uysalar, bugün dünyada bu kavgaların hiç birisi olmazdı.
Gerçekten Atatürk bazıları anlamak istemese de büyükmüş, hem de çok büyük.
Bu iktidar derhal bu yanlış politikalardan vazgeçmelidir. Dış politikalardaki hatalarımız zaman içerisinde düzeltilmelidir. Türkiye, AKP iktidarı öncesi sahip olduğu saygın dış politikaya tekrar kavuşmalıdır. Hayal ve maceraya gerek yoktur.