DEMOKRATİK hak diye diye, caddelere sokaklara ve meydanlara doluşup, ortalığı yakıp yıkarak, güvenlik güçlerine saldırarak eylem üstüne eylem yapılıyor. Artık canımıza tak dedi. Bu rezillikler yüzünden ülkede huzur diye bir şey kalmadı....
DEMOKRATİK
hak diye diye, caddelere sokaklara ve meydanlara doluşup, ortalığı yakıp yıkarak, güvenlik güçlerine saldırarak eylem üstüne eylem yapılıyor.
Artık canımıza tak dedi.
Bu rezillikler yüzünden ülkede huzur diye bir şey kalmadı.
Eylem yapmak için saçma sapan gerekçeler uyduruluyor.
Berkin Elvan ya da bir başka eylemde vefat eden bir gencimizin adı kullanılarak yeni ölümlere neden olabilecek eylemler düzenleniyor.
Amaç, ölenleri anmaktan çok, ülkede kaos yaratmak.
Geçenlerde gündeme gelen, çevre örgütleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi hareketler ve hayvan severler tarafından ortaya konulan eylem, inanın komediden başka bir şey değildi.
İstanbul’un kuzey ormanlarında inşa edilen devasa Kısırkaya Hayvan Barınağı’na karşı İBB önünde bir protesto eylemi düzenlendi.
Eylemdeki sloganlar şöyle: “Sokak hayvanları sokağın halkıdır.” “Domuzları denize indirdiler, köpekleri dağa çıkartmayız.” “Zafer, direnen patilerin olacak.”
Eylemciler basın açıklamasında, başta Kuzey Ormanları Savunması olmak üzere faaliyete geçen barınağı “toplama kampı” olarak niteleyerek, tüm bunların, 700 bin hayvanı sokaklardan yok etmek amacıyla yapıldığını savundular.
Ne kadar ilginç ve düşündürücü değil mi?
Yıllar boyu kimi kentlerde, başıboş hayvanların ne kadar tehlikeli olduğundan söz ederek, bu hayvanlara barınak yapılması için yetkililere veryansın edilirken, bugün barınaklara karşı çıkarak hayvanların sokaklarda kalması isteniyor.
Hayvanlara özgürlük adına bu eylemde yer alan bir genç kızımız, en ön safta, köpeğine taktığı tasma elinde yer alması, bu tür eylemlerin nasıl bir saçmalığa dönüştüğünü göstermeye yetiyordu!
Hadi, kızcağız ne yaptığının farkında değil diyelim.
Ya bu eylemi organize eden beyinler, bu köpeğin de, tasma takılmış olarak tutsak olduğunun farkında değiller mi?
Kimin ne yaptığından kimsenin haberi yok.
Sürü mantığı içinde, eylem timleri oluşturulup, bu tür organizasyonlarla, siyaset yaptıklarını sanan beyinler olduğu gibi, işi gücü olmayan asalak, bu şekilde vakit öldüren tuzu kurular her gün, bir eylemden bir başka eyleme koşuşturmakla meşguller!
Bu eylemin mantığından yola çıkarsak, öncelikle hayvan severlik adına, kırmızı ve beyaz et ürünlerine karşı savaş açmaya başlamamız, çok daha önemlisi, sivrisinek ve karasinek, hatta tarımda haşaratla mücadeleye de karşı çıkmalıyız.
Kediler ve köpekler hayvan da, balıklar, fareler, akrepler, inekler, öküzler, börtü böcek, sivri ve karasinekler ile daha niceleri hayvan değil mi?
Değerli okurlar, kusuruma bakmayın, ben de ipin ucunu biraz kaçırdım gibi!