Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısına sert tepki gösterdi. Bakanlık, saldırının yalnızca askeri bir tesisi değil, Suriye’nin istikrarını, güvenliğini ve altyapısını hedef aldığını belirterek İsrail’e saldırılarına son verme ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yaptı.

MSB: SALDIRILARA SON VERİLMESİ ELZEM

MSB açıklamasında, “İsrail’in Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye’nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Hem Suriye’nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail’in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir” ifadelerini kullandı.

Ankara’nın tepkisi yalnızca MSB açıklamasıyla sınırlı kalmadı. Dışişleri Bakanlığı da Ebu Ez-Zuhur Askeri Üssü’ne yönelik saldırıyı kınayarak İsrail’in Suriye’nin altyapısını ve kapasitesini hedef alan eylemlerinin ülkenin toprak bütünlüğü ve birliğine zarar verdiğini bildirdi. Türkiye, uluslararası toplumdan Suriye’ye yönelik saldırıların sona erdirilmesi konusunda daha kararlı bir tutum alınmasını istedi.

Kaş ve Fethiye arasındaki milli park kararına Meis uyarısı
Kaş ve Fethiye arasındaki milli park kararına Meis uyarısı
İçeriği Görüntüle

EBU EZ-ZUHUR NEDEN ÖNEMLİ?

Ebu Ez-Zuhur, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesinde bulunan askeri hava tesislerinden biri. Suriye’de uzun yıllar devam eden iç savaş sırasında bölgedeki kontrol dengeleri birkaç kez değişti. Bu nedenle üs, yalnızca askeri kapasitesi açısından değil, İdlib ve çevresindeki güvenlik dengeleri bakımından da önem taşıyor. Hava üsleri; pistleri, depolama alanları ve lojistik altyapıları nedeniyle çatışma dönemlerinde doğrudan askeri hedef haline gelebiliyor.

Saldırının ardından Suriye yönetimi de İsrail’e tepki gösterdi. Şam yönetimi, Ebu Ez-Zuhur’a yönelik saldırıyı ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olarak nitelendirdi. Suriye tarafı, İsrail’in ülke topraklarına yönelik askeri operasyonlarının istikrarı sağlama çabalarını sekteye uğrattığını savunuyor.

ABD'DEN DE ESKALASYON UYARISI GELDİ

Olayın ardından Washington’dan da açıklama geldi. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırıdan “derin endişe” duyduklarını belirterek yaşananları bölgesel istikrara katkı sağlamayan gereksiz bir tırmanma olarak tanımladı. Barrack, sorunların askeri yöntemler yerine diplomatik görüşmeler yoluyla ele alınması gerektiği mesajını verdi.

BÖLGE ÜLKELERİNDEN TEPKİLER PEŞ PEŞE GELDİ

Saldırı, Türkiye ve Suriye dışında bölgedeki çeşitli ülkelerin de tepkisine yol açtı. Mısır, Ürdün, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan saldırıyı kınayan açıklamalar yaptı. Açıklamalarda Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması vurgulanırken, askeri gerilimin büyümesinin bölgesel güvenliği daha kırılgan hale getirebileceği uyarısı öne çıktı.

ULUSLARARASI HUKUK AÇISINDAN SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Bir devletin başka bir devletin topraklarında güç kullanması, uluslararası hukukta Birleşmiş Milletler Şartı çerçevesinde değerlendiriliyor. Temel kural, devletlerin başka ülkelerin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanmaması. Meşru müdafaa gibi istisnaların ileri sürülmesi halinde ise saldırının gerekçesi, gerekliliği ve orantılılığı uluslararası hukuk bakımından tartışmaya açılıyor.

Suriye gibi uzun süreli çatışmaların yaşandığı ülkelerde askeri operasyonların etkisi yalnızca vurulan tesislerle sınırlı kalmıyor. Havaalanları, yollar, enerji tesisleri ve askeri altyapının zarar görmesi; yeniden yapılanma maliyetlerini artırabiliyor, kamu kaynakları üzerindeki baskıyı büyütebiliyor ve güvenlik kurumlarının yeniden oluşturulmasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle Ankara, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını ve merkezi devlet kapasitesinin güçlendirilmesini bölgesel istikrarın temel unsurlarından biri olarak görüyor.

ANKARA'NIN SURİYE MESAJINDA TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU

Türkiye’nin son dönemde Suriye konusunda yaptığı resmi açıklamalarda ortak çizgi, ülkenin egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması üzerine kuruluyor. Ebu Ez-Zuhur saldırısına verilen tepki de bu politikanın devamı niteliğinde. Ankara’nın çağrısı, İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarını durdurması ve anlaşmazlıkların uluslararası hukuk ile diplomatik mekanizmalar üzerinden ele alınması yönünde.

Kaynak: Haber Merkezi